Savunma Sanayi

Mavi Vatan’da Yeni Dönem: Sancar SİDA Türk Donanmasında!

Havelsan tarafından geliştirilen yerli SİDA Sancar, 40 knot hız ve otonom yetenekleriyle göreve başladı. Türk savunma sanayiinin yeni gücünü hemen keşfedin.

Türkiye, savunma sanayiinde yerlilik oranını artırma ve teknolojik bağımsızlık vizyonu doğrultusunda tarihi bir adım daha attı. Havelsan ve Yonca-Onuk Tersanesi iş birliğiyle geliştirilen, Türk mühendisliğinin en güncel örneklerinden biri olan Sancar Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), 24 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen görkemli bir törenle Türk Deniz Kuvvetleri envanterine resmen girdi. Ankara’daki Havelsan Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleşen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla taçlanan tören, sadece bir platformun teslimatı değil, aynı zamanda Türkiye’nin denizlerdeki otonom hakimiyetinin de ilanı oldu.

Mavi Vatan’ın İnsansız Muhafızı: Sancar SİDA Envanterde

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, savunma sanayiinde dışa bağımlılığın %80’lerden %20’lerin altına düştüğünü vurgularken, gerçek caydırıcılığın güvenli yazılım ve kesintisiz veri akışından geçtiğini belirtti. Sancar SİDA, bu vizyonun fiziksel bir tezahürü olarak, Türk donanmasının ağ merkezli harp yeteneğini bir üst seviyeye taşımak üzere tasarlandı. 2025 yılı itibarıyla 10 milyar doları aşan savunma ve havacılık ihracatının ardından, Sancar gibi yüksek katma değerli platformların 2028 yılı için hedeflenen 11 milyar dolarlık ihracat limitine ulaşmada kritik rol oynaması bekleniyor.

Sancar SİDA’nın Teknik Özellikleri ve Operasyonel Kabiliyeti

Savunma sanayii profesyonelleri tarafından “denizlerin insansız avcısı” olarak nitelendirilen Sancar, teknik özellikleriyle sınıfındaki rakiplerine fark atıyor. Modüler yapısı sayesinde farklı görev tanımlarına hızla adapte olabilen platform, Deniz Durumu 4 (Sea State 4) koşullarında bile operasyonel etkinliğini koruyabiliyor.

Sancar SİDA’nın öne çıkan teknik özellikleri şunlardır:

  • Maksimum Hız: 40 knot (yaklaşık 74 km/s) üzerindeki süratiyle yüksek süratli takip ve müdahale yeteneği.

  • Operasyonel Menzil: 10 knot seyir hızıyla 400 deniz mili (740 km) menzil.

  • Dayanıklılık: Kesintisiz 40 saat boyunca görev yapabilme kapasitesi.

  • Boyutlar: 12,7 metre uzunluk, 3,3 metre genişlik ve 9 ton deplasman.

  • Tahrik Sistemi: İki adet dizel motor ve iki adet su jeti ile yüksek manevra kabiliyeti.

  • Haberleşme: Uydu haberleşmesi (SATCOM), RF görüş hattı ve LTE bağlantısı ile yedekli iletişim altyapısı.

  • Konuşlandırma: C-130 ve A400M uçaklarıyla taşınabilen mobil yer kontrol istasyonu.

ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile Tam Otonom Harekat

Sancar’ı rakiplerinden ayıran en temel fark, kalbinde yatan ADVENT Savaş Yönetim Sistemi mimarisidir. Havelsan tarafından milli imkanlarla geliştirilen bu sistem, Sancar’ın diğer su üstü platformları ve hava araçlarıyla tam entegre bir şekilde çalışmasını sağlıyor. NATO standartlarına uyumlu yapısıyla dikkat çeken araç; ADVENT Rota ve ADVENT Kalyon bileşenleri sayesinde yapay zeka tabanlı görüntü işleme, otonom rota planlama ve sürü (swarm) operasyon yeteneklerine sahip. Bu dijital altyapı, Sancar’ın riskli bölgelerde personel hayatını tehlikeye atmadan istihbarat toplama, keşif, gözetleme ve su üstü harbi icra etmesine olanak tanıyor.

Ateş Gücü ve Modüler Silah Sistemleri

Sancar SİDA, sadece bir gözetleme aracı değil, aynı zamanda caydırıcı bir saldırı platformudur. Aselsan üretimi STAMP-2 12,7 mm stabilize uzaktan komutalı silah sistemi ile donatılan araç, Marmara Denizi’nde gerçekleştirilen atış testlerinde hedefleri tam isabetle vurarak rüştünü ispatladı. Ayrıca modüler yapısı, Roketsan tarafından geliştirilen UMTAS ve L-UMTAS gibi taktik füze sistemlerinin entegrasyonuna da imkan veriyor. Teleskopik bir direk üzerine monte edilen 360 derece panoramik gözetleme sensörleri ve elektro-optik kameralar, Sancar’ı liman güvenliğinden kaçakçılıkla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede rakipsiz kılıyor.

Savunma Sanayisinde Dev Yatırımlar: Simülatör ve Teknoloji Merkezleri

Sancar’ın envantere girişiyle eş zamanlı olarak, Türkiye’nin mühendislik kapasitesini artıracak dev tesislerin de açılışı yapıldı. Kahramankazan’daki 60 bin metrekarelik Havelsan Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi, yılda 30’dan fazla simülatör üretme kapasitesiyle dünyanın sayılı merkezlerinden biri olmaya aday.

Bununla birlikte, TUSAŞ yerleşkesindeki Kaan Teknoloji Merkezi ve İstanbul Pendik’teki Deniz Savaş Yönetim Sistemleri ek binası, büyük veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında Türkiye’nin “dijital egemenliğini” perçinleyecek çalışmalar yürütecek. Bu yatırımlar, insansız sistemlerin sadece üretilmesini değil, en gelişmiş yazılım ve eğitim altyapılarıyla desteklenmesini de garanti altına alıyor.

Sonuç olarak Sancar SİDA, Türk Deniz Kuvvetleri için sadece yeni bir araç değil, aynı zamanda ağ merkezli harp doktrininin en çevik parçasıdır. Personel riskini minimize eden, operasyon maliyetlerini düşüren ve otonom yetenekleriyle karar verme süreçlerini kısaltan bu platform, Mavi Vatan savunmasında yeni bir milat olarak kayıtlara geçmiştir.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.