İsrail basınından İHA-300 ER analizi: Rampage’e yeni rakip
İsrail basını, ROKETSAN'ın İHA-300 ER füzesini Rampage ile karşılaştırdı. Türk füzesinin uzun menzili ve AKINCI entegrasyonu öne çıkarıldı.
İsrail basınının gündeminde ROKETSAN’ın İHA-300 ER füzesi
Türkiye’nin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik çalışmaları uluslararası savunma basınında yakından takip edilmeye devam ediyor. İsrail merkezli NZIV, ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-300 ER süpersonik füzesini, İsrail’in Rampage mühimmatıyla karşılaştıran dikkat çekici bir analiz yayımladı.
Analizde İHA-300 ER’nin Türkiye’nin özellikle uzun mesafelerdeki hedeflere karşı hassas taarruz kabiliyetini geliştirme çalışmalarının yeni aşamalarından biri olduğu ifade edildi. İsrail merkezli yayın, Türk mühimmatının konsept açısından İsrail yapımı Rampage füzesi ile benzerlik gösterdiğine dikkat çekerken, özellikle menzil ve insansız hava araçlarından kullanılabilme kabiliyetini öne çıkardı.
Değerlendirme, Bayraktar AKINCI’nın ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-300 ile gerçekleştirdiği başarılı atış testinin ardından geldi. Söz konusu testte AKINCI, 250 kilometrenin üzerindeki mesafede bulunan deniz hedefini başarıyla vurmuştu.
İHA-300 ve Rampage benzer konseptte geliştirildi
İsrail basınında yayımlanan analizde İHA-300 ER ile Rampage arasında dikkat çekici bir teknolojik benzerliğe işaret edildi.
Her iki mühimmatın da temelinde karadan kullanılan topçu roketlerinden elde edilen teknolojik birikimin hava platformlarından fırlatılabilen uzun menzilli mühimmatlara dönüştürülmesi yaklaşımının bulunduğu belirtildi.
Bununla birlikte iki sistemin farklı dönemlerde ve farklı operasyonel gereksinimler doğrultusunda geliştirildiğinin altı çizildi. Bu nedenle İHA-300 ER ile Rampage arasında doğrudan bir performans karşılaştırması yapılırken yalnızca menzil değil, harp başlığı, güdüm sistemi, hedef seti, taşıyıcı platform ve operasyonel kullanım konsepti gibi farklı kriterlerin de dikkate alınması gerekiyor.
İsrail merkezli yayın ise karşılaştırmasında özellikle menzil avantajına odaklandı.
İsrail basını İHA-300 ER’nin menziline dikkat çekti
NZIV’in analizinde öne çıkardığı en önemli unsur, İHA-300 ER’nin uzun menzili oldu.
Haberde İHA-300 ER’nin menzilinin 500 kilometrenin üzerine çıkabildiği ileri sürüldü. Bu menzil değerinin taşıyıcı uçak veya insansız hava aracının birçok hava savunma sisteminin etkili angajman bölgesinin dışında kalmasına yardımcı olabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.
Uzun menzilli havadan karaya mühimmatlarda bu özellik önemli bir operasyonel avantaj sağlayabiliyor. Taşıyıcı platformun hedefe veya hedefi koruyan hava savunma unsurlarına yaklaşma ihtiyacının azalması, özellikle yoğun tehdit ortamlarında platformun hayatta kalma olasılığını artırabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte İHA-300 ER için haberde aktarılan 500+ kilometrelik menzil değeri, son gerçekleştirilen AKINCI atışındaki 250+ kilometrelik hedef mesafesiyle karıştırılmamalı. Son test, mühimmatın 250 kilometreden daha uzaktaki bir hedefe karşı başarıyla kullanıldığını ortaya koyarken, ER varyantına ilişkin daha yüksek menzil değeri İsrail merkezli yayının analizinde aktarılan bir bilgi olarak öne çıkıyor.
AKINCI entegrasyonu dikkat çekiyor
İsrail basınının üzerinde durduğu bir diğer önemli konu ise uzun menzilli mühimmatların Bayraktar AKINCI TİHA gibi insansız platformlarla birlikte kullanılabilmesi oldu.
AKINCI’nın İHA-300 ailesinden bir mühimmatı taşıyıp ateşleyebilmesi, insansız hava araçlarının görev profilinin nasıl genişlediğini gösteriyor.
Geleneksel olarak savaş uçaklarının üstlendiği uzun menzilli hassas taarruz görevlerinin belirli bölümlerinin yüksek faydalı yük kapasitesine sahip insansız platformlar tarafından gerçekleştirilebilmesi, modern hava harekâtında yeni operasyonel seçenekler oluşturuyor.
İnsansız platformların kullanılması aynı zamanda görev sırasında pilotun doğrudan risk altında bulunmaması gibi önemli bir avantaj sağlıyor. Bunun yanında uzun havada kalış süresi ve farklı sensör-mühimmat kombinasyonlarının kullanılabilmesi de AKINCI gibi platformların taarruz görevlerindeki esnekliğini artırıyor.
Rampage ile karşılaştırmada menzil öne çıktı
NZIV, İHA-300 ER ile İsrail yapımı Rampage arasındaki karşılaştırmada menzili temel kriterlerden biri olarak ele aldı.
İsrail merkezli yayının değerlendirmesine göre yalnızca menzil kriteri dikkate alındığında İHA-300 ER, Rampage’in önüne geçiyor.
Ancak iki mühimmatın genel etkinliğini yalnızca azami menzil üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Füzenin hedefe ulaşma hassasiyeti, harp başlığı, uçuş profili, elektronik harp ortamındaki performansı, fırlatma platformları ve hedef çeşitliliği gibi unsurlar operasyonel etkinliğin belirlenmesinde önemli rol oynuyor.
Dolayısıyla İsrail basınının değerlendirmesi, iki sistem arasında kapsamlı bir üstünlük sonucundan ziyade İHA-300 ER’nin menzil açısından oluşturduğu potansiyele dikkat çekmesi bakımından önem taşıyor.
ROKETSAN’ın İHA mühimmat ailesi genişliyor
ROKETSAN, insansız hava araçlarının uzun menzilli vuruş kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla farklı mühimmat çözümleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda İHA-122, İHA-230 ve İHA-300 gibi farklı menzil ve görev ihtiyaçlarına yönelik sistemler geliştiriliyor. Bayraktar AKINCI üzerinde gerçekleştirilen entegrasyon ve atış faaliyetleri ise bu mühimmat ailesinin operasyonel platformlarla buluşturulması açısından kritik önem taşıyor.
AKINCI’nın son testinde İHA-300 ile 250 kilometreden daha uzaktaki deniz hedefinin vurulması, insansız bir hava platformunun uzun menzilli hassas taarruz görevlerindeki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
İHA-300 ER gibi daha uzun menzile odaklanan çözümler ise bu kabiliyeti daha ileri mesafelere taşıma potansiyeli barındırıyor.
Türkiye’nin uzun menzilli vuruş kabiliyeti yakından izleniyor
İsrail basınında yapılan İHA-300 ER değerlendirmesi, Türkiye’nin füze ve insansız hava aracı teknolojilerindeki gelişiminin uluslararası savunma çevrelerinde yakından takip edildiğini bir kez daha gösterdi.
Özellikle ROKETSAN mühimmatları ile Baykar tarafından geliştirilen insansız hava platformlarının entegrasyonu, Türkiye’nin kendi platform-mühimmat ekosistemini oluşturması açısından stratejik önem taşıyor.
AKINCI’nın İHA-300 ile gerçekleştirdiği son başarılı atış da bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri oldu. İsrail merkezli analizin ardından gündeme gelen İHA-300 ER ise daha uzun menzilli vuruş kabiliyetiyle bu mühimmat ailesinin gelecekteki önemli unsurlarından biri olmaya aday.
Türkiye’nin insansız hava araçlarını giderek daha uzun menzilli mühimmatlarla donatması, SİHA’ların keşif, gözetleme ve taktik taarruz rollerinin ötesine geçerek uzun menzilli hassas vuruş görevlerinde de daha etkin şekilde kullanılabileceği yeni bir döneme işaret ediyor.



