Yerli Gelişmeler

HÜRKUŞ-II ile tarihi ilk: Türkiye kendi sertifikasını verdi

HÜRKUŞ-II, Türkiye'nin milli imkanlarla sertifikalandırdığı ilk hava platformu oldu. Süreçte 153 test ve 1790 sertifikasyon ihtiyacı doğrulandı.

HÜRKUŞ-II ile Türk havacılığında tarihi ilk

Türkiye’nin milli havacılık çalışmalarında kritik bir eşik daha aşıldı. TUSAŞ tarafından geliştirilen HÜRKUŞ-II, kapsamlı test ve doğrulama faaliyetlerinin ardından Askeri Tip Sertifikası almaya hak kazandı. Böylece Türkiye’de yerli olarak geliştirilen bir hava platformu için uluslararası standartlara uygun ve tamamen milli insan kaynağıyla yürütülen askeri tip sertifikasyon süreci ilk kez başarıyla tamamlandı.

HÜRKUŞ-II için yürütülen sertifikasyon çalışmalarında 12 farklı disiplin altında toplam 1790 sertifikasyon ihtiyacı doğrulandı. 950 sertifikasyon kanıt dokümanı teknik incelemeden geçirilirken platform üzerinde laboratuvar, yer ve uçuş aşamalarını kapsayan toplam 153 sertifikasyon testi gerçekleştirildi.

Sertifikasyon Kurulu, yürütülen kapsamlı çalışmaların ardından HÜRKUŞ-II’nin Askeri Tip Sertifikası’nı 9 Eylül 2026 tarihinde verdi. Sertifikanın yayımlanması dolayısıyla 11 Eylül’de düzenlenen tören ise Türk havacılık sanayisinin ulaştığı yeni teknik yetkinliği ortaya koydu.

Türkiye artık kendi askeri hava aracını sertifikalandırabiliyor

HÜRKUŞ-II için verilen Askeri Tip Sertifikası, yalnızca tek bir hava platformunun geliştirme sürecindeki teknik aşamalardan biri olarak değerlendirilmiyor.

Kazanılan kabiliyet; Türkiye’nin bir askeri hava aracını tasarlama ve üretmenin ötesinde, platformun gereksinimlerini belirleme, testlerini gerçekleştirme, sonuçlarını doğrulama, uçuşa elverişliliğini değerlendirme ve bütün süreci teknik kanıtlarla sertifikalandırabilmesi açısından stratejik önem taşıyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, HÜRKUŞ-II’nin sertifikasyonunun Türk havacılık sanayisi açısından hem teknik hem de stratejik bir eşik olduğunu belirtti.

Görgün, HÜRKUŞ-II’nin Askeri Tip Sertifikası’nın Türkiye’nin kendi hava aracını tasarlama, üretme, test etme, doğrulama ve sertifikalandırma yetkinliğinin somut göstergesi olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin yalnızca yeni hava platformları geliştirmediğine işaret eden Görgün, bu platformların güvenilirliğini milli insan kaynağıyla doğrulayabilecek teknik otorite, metodoloji ve sertifikasyon kültürünün de oluşturulduğuna dikkat çekti.

HÜRKUŞ-II için 1790 sertifikasyon ihtiyacı doğrulandı

HÜRKUŞ-II’nin sertifikasyon süreci, platformun farklı sistemlerinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği 12 ayrı sertifikasyon disiplini altında gerçekleştirildi.

Çalışmalar; aviyonik, elektronik donanım, elektrik sistemleri ve elektromanyetik ortam etkileri, itki-yakıt, insan faktörleri, kabin emniyeti, sistem emniyeti, sürekli uçuşa elverişlilik, uçak sistemleri, uçuş performansı, yapısal sistemler ve yazılım alanlarını kapsadı.

Her alan kendi sertifikasyon paneli içerisinde teknik olarak değerlendirildi. Süreç boyunca 283 panel toplantısı ve çalıştay gerçekleştirildi.

HÜRKUŞ-II’nin yazılım ve elektronik donanım çalışmalarına destek sağlayan alt yüklenici şirketler de sertifikasyon faaliyetlerinin kapsamına dahil edildi. Bu firmalara yönelik toplam 225 denetim gerçekleştirildi.

Çalışmalar sonucunda 1790 sertifikasyon ihtiyacı doğrulanırken, platformun gereksinimleri karşıladığını ortaya koyan 950 sertifikasyon kanıt dokümanı ilgili teknik paneller tarafından incelendi.

HÜRKUŞ-II tam 153 sertifikasyon testinden geçti

HÜRKUŞ-II’nin Askeri Tip Sertifikası’nı alabilmesi için yalnızca dokümantasyon ve mühendislik değerlendirmeleri yapılmadı. Platform farklı koşullarda kapsamlı test faaliyetlerine tabi tutuldu.

Sertifikasyon planlarında belirlenen doğrulama çalışmaları kapsamında 38 laboratuvar testi, 71 yer testi ve 44 uçuş testi gerçekleştirildi.

Böylece HÜRKUŞ-II üzerinde toplam 153 sertifikasyon testi tamamlandı.

Testlerden elde edilen sonuçlar, hava aracının belirlenen sertifikasyon gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığının teknik kanıtlarla ortaya konulmasında kullanıldı. Oluşturulan kanıt altyapısı da HÜRKUŞ-II’ye verilen Askeri Tip Sertifikası’nın temelini oluşturdu.

Bu süreç aynı zamanda Türkiye’nin gelecekte geliştireceği daha karmaşık hava platformlarının test ve sertifikasyon çalışmalarında kullanılabilecek önemli bir teknik bilgi birikimi meydana getirdi.

SSB, Hava Kuvvetleri ve TUSAŞ birlikte çalıştı

HÜRKUŞ-II’nin sertifikasyon süreci, Türkiye’nin farklı savunma ve havacılık kurumlarındaki uzmanların ortak çalışmasıyla yürütüldü.

Savunma Sanayii Başkanlığı Kalite-Test ve Sertifikasyon Daire Başkanlığından 7 uzman görev alırken, SSB adına sertifikasyon panellerinde TR Uçuşa Elverişlilik bünyesinden 16 sertifikasyon uzmanı çalışmalara katıldı.

Hava Kuvvetleri Komutanlığından 5 uzman doğrudan süreçte görev yaparken, Hava Kuvvetleri adına sertifikasyon panellerinde Milli Savunma Bakanlığından 12 uzman yer aldı.

HÜRKUŞ-II’nin geliştiricisi TUSAŞ ise sertifikasyon çalışmalarına 40 uçuşa elverişlilik uzmanı ile 10 Tasarım ve Üretim Organizasyon Onayı uzmanıyla katkı sağladı.

Böylece tasarım ve üretimden uçuşa elverişlilik, test, doğrulama ve nihai teknik değerlendirmeye kadar farklı alanlarda oluşan milli uzmanlık tek bir sertifikasyon sürecinde bir araya getirildi.

HÜRKUŞ-II’den sonraki milli uçaklara aktarılacak

HÜRKUŞ-II ile kazanılan tecrübenin en önemli sonuçlarından biri de Türkiye’nin gelecekte geliştireceği milli hava platformları için oluşturulan kurumsal bilgi birikimi olacak.

Askeri havacılıkta bağımsızlık yalnızca bir uçağın yerli imkanlarla tasarlanması veya üretilebilmesi anlamına gelmiyor. Platformun uçuş emniyetinin doğrulanması, sistemlerin gereksinimleri karşıladığının teknik olarak kanıtlanması ve hava aracının belirlenen standartlara uygunluğunun yetkin bir otorite tarafından sertifikalandırılması da bu bağımsızlığın kritik parçalarını oluşturuyor.

Bu açıdan HÜRKUŞ-II Askeri Tip Sertifikası, Türkiye’nin havacılık ekosisteminde yeni bir yetkinlik seviyesine geçişini temsil ediyor.

HÜRKUŞ-II programında oluşturulan teknik otorite, yetiştirilen sertifikasyon uzmanları, test metodolojileri ve kurumsal tecrübenin gelecek yıllarda Türkiye’nin geliştireceği diğer insanlı ve insansız hava platformlarının sertifikasyon faaliyetlerine aktarılması hedefleniyor.

Türkiye böylece milli hava araçlarını yalnızca tasarlayan, geliştiren ve üreten değil; bunların güvenilirliğini kendi mühendislik altyapısıyla test eden, doğrulayan ve sertifikalandırabilen bir havacılık ekosistemi oluşturma yolunda kritik bir eşiği daha geride bırakmış oldu.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Mesut ÇAPANOĞLU

Savunma sanayiine olan ilgisiyle bilinen Mesut Çapanoğlu, dijital pazarlama, SEO ve web tasarımı alanlarında uzmanlaşmış Sanatizi Reklam Ajansı'nın kurucusudur. Aynı zamanda, DefenceTrend haber platformunun yönetim kurulu üyesi ve global haber yazarlarından biridir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.