İnceleme

ACCESS: Avrupa’nın Kutup Bölgesi Edge-C2 Hamlesi

ACCESS, Avrupa’nın Arktik koşullarda C2+sensör+EW yakınsamasını test ettiği PESCO projesi. Edge-C2 ve GNSS-denied geleceğine odaklanıyor.

ACCESS: Avrupa’nın Kutup Bölgesi Edge-C2 Hamlesi Ne Anlatıyor?

Avrupa savunma ekosisteminde “komuta-kontrol” (C2) projeleri genellikle stratejik seviyede, merkezî karargâh yapıları ve üst düzey veri paylaşım mimarileri üzerinden tartışılır. Ancak son dönemde öne çıkan ACCESS projesi, oyunu farklı bir yerden kuruyor: C2’yi merkezin ihtiyaçlarına göre değil, sahadaki “sınırlardaki” (edge) en uçtaki ihtiyaçlarına göre yeniden düşünmek.

Aslında ihtiyaçların sınırlarını zorlayarak optimum çözüm aramaya çalışılmakta demek daha doru olabilir. ACCESS, PESCO çatısı altında yürütülen ve Arktik koşulları hedefleyerek geleceğin muharebe sahasında kritik olacak iletişim bağlantılarının, sensörlerin ve elektromanyetik spektrumun (EMSO) karşı karşıya kalabileceği problemler için çözüm arayan yeni nesil bir yaklaşımı ortaya koyuyor.

ACCESS projesi, Finlandiya liderliğinde yürütülen çok uluslu bir PESCO girişimi olarak öne çıkıyor. Projenin ana katılımcıları Finlandiya, Estonya, Fransa ve İsveç iken; Bulgaristan, Almanya ve Hollanda da ACCESS ekosisteminde katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor

ACCESS nedir ve neden “Arktik” vurgusu yapıyor?

ACCESS’in açılımı: Arctic Command & Control Effector and Sensor System. Proje, ilk bakışta “Kutup C2 sistemi” gibi görünse de asıl mesajı coğrafyadan çok daha büyük: Arktik bölgesi, modern harp için bir stres testi ortamı. Çünkü bu tür bölgelerde iletişim altyapısı kısıtlı, hava koşulları sert, elektromanyetik ortam karmaşık ve en kritik unsur olarak GNSS (GPS) erişimi ya zayıf ya da tamamen yok. ACCESS’in hedefi de tam olarak bu tarz “zorlu ve belirsiz” şartlarda çalışabilecek yeni nesil mimarileri şekillendirmek. Harekat İhtiyaçlarının zorluk sınırlarını daha da zorlayarak etkin çözümler üretmek.

ACCESS’in kalbi: “Yakınsama” (Convergence) yaklaşımı

ACCESS’in temel fikri, klasik yaklaşımı tersyüz ediyor. Geleneksel yapıda sahada ayrı ayrı sistemler bulunur: bir telsiz, ayrı bir veri linki, ayrı bir elektronik destek yeteneği, ayrı bir mavi kuvvet takibi (Blue Force Tracking) çözümü… ACCESS ise bunun yerine çok-işlevli (multifunctional) ve ölçeklenebilir transceiver konsepti üzerinden ilerliyor. Yani tek bir modüler, yazılım tabanlı RF mimarisiyle aynı anda:

  • C2 bağlantıları

  • MANET veri linkleri (Mobile Ad-hoc Network Türkçesiyle: Mobil, kendiliğinden (ad-hoc) oluşan ağ.)

  • Durumsal farkındalık

  • Elektronik destek/taarruz

  • Mavi kuvvet takibi

gibi fonksiyonların birlikte çalışabilmesi hedefleniyor. Bunun pratik sonucu çok net: Daha az cihaz, daha az ağırlık, daha az lojistik yük ve daha hızlı karar döngüsü.

Edge-C2: Karar alma neden sahaya iniyor?

ACCESS’i önemli yapan noktalardan biri, modern savaşın karar üretim şeklini doğru okumasıdır. Bugün MDO (Multi Domain Operation) ortamında “her şeyi merkeze taşıyalım, orada işleyelim” yaklaşımı giderek kırılıyor. Çünkü merkezî sistemler hem gecikme üretir hem de yüksek yoğunluklu harp ortamında kesintiye uğramaya daha açıktır. Edge-C2 fikri ise verinin önce sahada anlamlandırılmasını, en kritik kararların en hızlı şekilde sahaya yakın üretilmesini ve ihtiyaç duyulan çıktının üst komuta katmanına aktarılmasını hedefler. ACCESS’in çok-işlevli RF ve yazılım tabanlı yaklaşımı, Edge-C2’nin bu “yerinde karar” ihtiyacına doğrudan cevap veriyor.

ACCESS, ESC2/EC2 gibi Avrupa C2 projeleriyle aynı şey mi?

Burada önemli bir ayrım var: ACCESS, Avrupa’nın üst seviye C2 mimarileriyle aynı kulvarda koşmuyor. ESC2/EC2 gibi projeler daha çok stratejik ve operatif seviyede ortak C2 altyapılarını ele alırken, ACCESS daha çok “sahadaki temas noktaları”na odaklanıyor. Basit bir benzetmeyle: ESC2/EC2 Avrupa’nın “omurgasını” güçlendirirken, ACCESS sahadaki “sinir uçlarını” modernleştiriyor. Bu açıdan ACCESS bir rakip değil, tamamlayıcı bir katman olarak okunmalı.

AIMA bağlantısı: ACCESS’in büyüyen etkisi

ACCESS’in çıktıları sadece teorik bir çerçeveyle sınırlı değil. Proje kapsamında yapılan çalışmaların, AIMA (Artificial Intelligence Multifunction Aperture and Transceiver) gibi daha somut Ar-Ge hatlarına temel oluşturduğu görülüyor. Bu, ACCESS’in “konsept üretme” düzeyinde kalmayıp, Avrupa’nın gelecekte saha seviyesinde uygulayacağı çok-işlevli RF mimarilerinin önünü açan bir tür hızlandırıcı rol üstlendiğine işaret ediyor.

DefenceTrend yorumu: ACCESS bize ne söylüyor?

ACCESS, Avrupa’nın Arktik üzerinden konuştuğu bir projeden daha fazlası. Bu proje, aslında modern harpte C2’nin nereye evrildiğini anlatan güçlü bir işaret fişeği: C2 artık sadece bir komuta ekranı değil; sensör, haberleşme ve elektromanyetik spektrum yönetimiyle iç içe geçmiş bir “sistem davranışı”. Geleceğin savaşında ayakta kalanlar, yalnızca daha fazla platform üretenler değil; platformların “sınırlarda” yani stres altında zor şartlarda daha akıllı, daha hızlı ve daha bağlantılı hareket etmesini sağlayan mimarileri kuranlar olacak.

ACCESS’i sadece “Arktik şartlara özel bir Avrupa C2 projesi” olarak okumak eksik kalır. Daha doğru yorum, ACCESS’i ACE (Agile Combat Employment) çağının teknoloji katmanındaki tamamlayıcısı olarak görmektir. ACE, hava gücünün büyük ve sabit üsler yerine dağıtık, mobil ve hızlı yeniden konuşlanabilir bir yapıya geçmesini hedeflerken; ACCESS de bu dağınık yapının “sinir sistemini” oluşturan C2/RF/EW altyapısını daha hafif, daha modüler ve daha dayanıklı hâle getirmeyi amaçlıyor.

Başka bir ifadeyle, ACE “nerede ve nasıl hayatta kalınacağını” tarif eden operasyon konsepti iken, ACCESS “bu dağınık yapı nasıl haberleşecek, nasıl durumsal farkındalık üretecek ve elektromanyetik spektrum baskısı altında nasıl çalışacak?” sorularına cevap arayan bir mühendislik yaklaşımıdır. Bu nedenle ACCESS, geleceğin savaşında sadece platformların değil, bağlantının ve komuta-kontrolün de çevikleşmesi gerektiğini gösteren kritik bir işaret fişeği niteliğindedir.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.