
İran’ın Füze ve İHA Tesislerine Saldırı
CENTCOM, İran’ın füze ve İHA tesislerine yönelik Epic Fury Operasyonu’nu doğruladı. ABD ve ortak güçler çok katmanlı hava savunmasıyla saldırıları püskürttü.
Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 28 Şubat’ta icra edilen Epic Fury Operasyonu hakkında yeni operasyonel ayrıntılar paylaştı. Açıklamaya göre operasyon, ABD Başkanı’nın talimatıyla Doğu Zaman Dilimi’ne göre 01:15’te başlatıldı ve İran’ın füze ile insansız hava aracı (İHA) altyapısını hedef aldı.
CENTCOM, harekâtın İran’ın güvenlik aygıtı içinde “yakın tehdit” olarak değerlendirilen unsurlara karşı düzenlendiğini bildirdi. Hedefler arasında **İslam Devrim Muhafızları (IRGC) komuta-kontrol merkezleri, hava savunma sistemleri, füze ve İHA fırlatma rampaları ile askeri havaalanları yer aldı.
Operasyonun Kapsamı ve İlk Aşaması
CENTCOM açıklamasına göre operasyonun açılış safhasında hava, kara ve deniz platformlarından fırlatılan hassas güdümlü mühimmatlar kullanıldı. Çoklu hedef setlerine eş zamanlı saldırılar düzenlenerek İran’ın füze ve İHA operasyonel kapasitesinin zayıflatılması amaçlandı.
Operasyon, bölgedeki ABD ve ortak kuvvetlere yönelik füze ve insansız sistem tehdidini ortadan kaldırmaya yönelik koordineli ve yüksek yoğunluklu bir ateş gücü kullanımı olarak tanımlandı. Komutanlık, operasyonun ilk sonuçlarının hedef alınan askeri altyapının etkisiz hale getirilmesine yönelik önemli ilerleme sağladığını belirtti.
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Başkan’ın verdiği emir doğrultusunda Amerikan unsurlarının hızlı ve kararlı şekilde harekete geçtiğini ifade etti.
İran’ın Misillemesi ve Çok Katmanlı Savunma
İlk saldırı dalgasının ardından CENTCOM, İran tarafından yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlatıldığını açıkladı. Buna karşılık ABD kuvvetlerinin çok katmanlı hava ve füze savunma sistemleri ile tehditlerin büyük bölümünü önlediği bildirildi.
Komutanlık, ABD personeli arasında kayıp veya muharebe kaynaklı yaralanma bulunmadığını; Amerikan tesislerindeki hasarın ise minimum seviyede kaldığını duyurdu. Ayrıca savunma operasyonlarının, üslerdeki görev sürekliliğini etkilemediği vurgulandı.
Bu aşama, entegre hava ve füze savunma mimarisinin gerçek zamanlı tehdit ortamında nasıl işlediğini göstermesi bakımından dikkat çekti.
Tek Yönlü Saldırı Dronları İlk Kez Muharebede
CENTCOM ayrıca Akrep Saldırısı Görev Gücü tarafından geliştirilen düşük maliyetli tek yönlü saldırı dronlarının (loitering munition) ilk kez muharebe ortamında kullanıldığını doğruladı. Bu sistemler, Epic Fury Operasyonu’nun ilk saatlerinde geleneksel hassas silahlarla birlikte görev yaptı.
Tek yönlü saldırı dronları, fırlatıldıktan sonra hedef bölge üzerinde dolaşarak uygun hedefi tespit edip doğrudan çarpışma yoluyla imha gerçekleştirebiliyor. Bu yaklaşım:
Hava savunma sistemlerine karşı hassas taarruz imkânı sunuyor
Mürettebatlı platformların riskini azaltıyor
Düşük maliyetli ve esnek angajman seçeneği sağlıyor
Bu kullanım, ABD’nin insansız sistemlere dayalı müşterek taarruz konseptini daha ileri bir seviyeye taşıdığını gösteriyor.
“Bir Nesildeki En Büyük Ateş Gücü Yoğunlaşması”
CENTCOM, Epic Fury Operasyonu’nu “bir nesildeki en büyük bölgesel Amerikan askeri ateş gücü yoğunlaşması” olarak tanımladı. Operasyonel güvenlik gerekçesiyle kesin hedef koordinatları, kullanılan platform sayısı veya operasyona katılan ortak ülkeler açıklanmadı.
ABD’li yetkililere dayandırılan bilgilere göre operasyon paketi; İran’ın füze ve İHA altyapısına yönelik koordineli saldırılar, hassas vuruş kabiliyeti, insansız sistem entegrasyonu ve entegre savunma mimarisini tek komuta yapısı altında birleştirdi.
Bölgesel Askeri Dengeler Açısından Anlamı
Epic Fury Operasyonu, son yıllarda Orta Doğu’da artan füze ve insansız hava aracı tehdidine karşı önleyici ve cezalandırıcı güç kullanımının bir örneği olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran’ın balistik füze ve İHA kapasitesinin bölgesel caydırıcılık stratejisindeki rolü dikkate alındığında, operasyonun askeri ve siyasi etkileri yakından izlenecek.
ABD’nin bu operasyonla verdiği mesaj, yalnızca belirli tesislerin hedef alınması değil; aynı zamanda entegre taarruz ve savunma kabiliyetlerinin sahada eş zamanlı uygulanabilirliği oldu.
Sonuç olarak Epic Fury Operasyonu; hassas güdümlü mühimmat, insansız sistemler ve çok katmanlı hava savunmasının birleştiği geniş ölçekli müşterek harekât modeli olarak kayıtlara geçti. Operasyonun uzun vadeli etkileri, İran’ın askeri kapasitesi ve bölgedeki güç dengeleri açısından önümüzdeki dönemde daha net ortaya çıkacak.





