İnceleme

CJADC2 ve ADSI: Pentagon’un Karar Üstünlüğü Planı

CJADC2, ABD’nin tüm kuvvetlerini ve müttefiklerini tek savaş ağına bağlıyor. ABMS, Convergence, Overmatch ve ADSI nasıl birleşti?

JADC2’den CJADC2’ye: Çok Alanlı/Katmanlı Savaşın Yeni Çerçevesi

ABD’nin Joint All-Domain Command and Control (JADC2) vizyonu, 2017–2019 yıllarında doğdu. O dönemde ABD Ordusu’nun ortaya attığı Multi-Domain Operations (MDO) konsepti, geleceğin savaş alanının yalnızca kara, hava ve denizle sınırlı olmayacağını; uzay ve siber alanların da harekâtın asli unsurları haline geleceğini vurguluyordu.

Çin ve Rusya’nın giderek güçlenen A2/AD (Anti-Access/Area Denial) kabiliyetleri, elektronik harp (EW) ve siber saldırı yetenekleri, klasik komuta-kontrol (C2) ağlarının yetersiz kalmaya başladığını gösterdi. Bu tablo, ABD’yi sensörlerden gelen verileri, karar destek sistemlerini ve silah zincirlerini ortak bir veri omurgasında birleştirecek yeni bir üst çatı sistem arayışına yöneltti.

Bu amaçla önce her kuvvet kendi girişimini başlattı:

  • USAF/USSF → ABMS (Advanced Battle Management System)
  • US Army → Project Convergence
  • US Navy/USMC → Project Overmatch

Ancak 2019–2021 arasında bu projeler birbirinden bağımsız ve uyumsuz ilerledi. 2021’de ABD Kongresi bu durumu “fazla gösteri, az operasyon” diye eleştirdi. Bunun üzerine, 17 Mart 2022’de dönemin Savunma Bakan Yardımcısı Kathleen Hicks, JADC2 Implementation Plan’ı imzalayarak bu girişimleri tek bir çatı stratejide birleştirdi.

Başta yalnızca ABD kuvvetlerini kapsayan bir vizyon olarak tanımlanan JADC2, kısa sürede İngiltere, Avustralya, Kanada ve diğer müttefikleri de dahil etmeye başladı. Bu nedenle ismi de güncellendi:

JADC2 → CJADC2 (Combined Joint All-Domain Command and Control)
Artık yalnızca ABD’nin değil, müttefiklerin de dâhil olacağı birleşik çok alanlı bir savaş ağı haline geldi.

ABD de kuvvetlerin yolculuğu,

USAF / USSF — ABMS (Advanced Battle Management System)

ABD Hava ve Uzay Kuvvetleri, JADC2 vizyonunun ilk taşıyıcılarından oldu. 2020’de başlatılan ABMS (Advanced Battle Management System), hava ve uzay sensörlerinden gelen verileri bulut tabanlı ortak bir platformda birleştirerek komutanlara gerçek zamanlı durum resmi sunmayı hedefledi.

İlk ABMS On-Ramp tatbikatları, hipersonik füze tehditlerine karşı “sensörden atıcıya” karar zincirinin saniyeler içinde işletilebildiğini gösterdi. Sistemin temel unsurları; sensör füzyonu, edge networking, yapay zekâ destekli karar araçları ve bulut veri altyapıları oldu.

2021’den itibaren ABMS, USAFE (Avrupa’daki ABD Hava Kuvvetleri) ile NATO müttefiklerini kapsayan çok uluslu tatbikatlara da entegre edilmeye başlandı.

US Army — Project Convergence

ABD Kara Kuvvetleri, JADC2 vizyonunu uygulamaya koymak için Project Convergence adlı programı başlattı. 2020’de Yuma Proving Ground sahasında yapılan ilk PC20 testleri, yapay zekâ algoritmalarının sensörlerden gelen verileri işleyip topçu ve füze sistemlerine saniyeler içinde iletebildiğini gösterdi.

2022’de düzenlenen PC22, 500 İngiliz ve 200 Avustralyalı askerle gerçekleştirilen ilk çok uluslu sürüm oldu. Bu tatbikatta gerçek zamanlı veri paylaşımı, LVC (Live–Virtual–Constructive) ortamında test edildi.

Project Convergence, özellikle LSCO (Large-Scale Combat Operations) senaryolarında kara birliklerinin hava ve uzay verisiyle entegre çalışmasını sağlamak için geliştirildi. Bugün CJADC2’nin kara bileşeni olarak görev yapıyor.

US Navy / USMC — Project Overmatch

ABD Deniz ve Deniz Piyade Kuvvetleri, JADC2 hedefleri doğrultusunda 2021’den itibaren Project Overmatch programını yürütmeye başladı. Bu programın temel hedefi, Naval Operational Architecture (NOA) adı verilen dijital bir ağ yapısı kurarak, dağıtık haldeki filoların tek bir komuta-kontrol ağı üzerinde birlikte hareket etmesini sağlamak oldu.

2022’den itibaren 3 Carrier Strike Group üzerinde yapılan testlerde, Overmatch ağı ile gemiler, denizaltılar, hava unsurları ve sahil radarları tek resimde birleştirildi. Bu testler, büyük ölçekli LSE (Large Scale Exercise) tatbikatlarıyla entegre yürütüldü.

Overmatch, bugün CJADC2’nin deniz bileşeninin çekirdeğini oluşturuyor ve NATO Donanma unsurlarıyla da uyumlu hale getirilmeye çalışılıyor.
Bu üç program, başlangıçta ayrı ve uyumsuz iken artık CJADC2 şemsiyesi altında birleşmeye başlamış durumda.

Algıla – Anla – Eylem Döngüsü (Sense – Make Sense – Act)

CJADC2 doktrininde tüm savaş ağı, “Sense – Make Sense – Act” yani algıla – anla – eyle döngüsü üzerine kuruludur.

  • Sense (Algıla): Çok alanlı sensörlerden (uydu ISR, radar, EO/IR, SIGINT, kara/hava/deniz unsurları) büyük hacimli veriler toplanır.

  • Make Sense (Anla): Bu ham veriler, ADSI gibi geçitlerle ortak formata çevrilip Open DAGIR üzerinde birleştirilir; Data Mesh mimarisiyle dağıtık düğümler arasında paylaşılır. Ardından CDAO’nun geliştirdiği yapay zekâ destekli karar destek sistemleri tarafından analiz edilerek anlamlandırılır ve ortak operasyon resmine (Comon Operation Picture COP) dönüştürülür.

  • Act (Eyle): Bu anlamlandırılmış COP’a dayanarak ABMS (hava/uzay), Project Convergence (kara) ve Project Overmatch (deniz) üzerinden atıcılar görevlendirilir, hedefleme ve angajman gerçekleştirilir.

Bu süreç boyunca GIDE deneyleri karar üstünlüğü yeteneklerini hızla test ederken, NetModX denemeleri haberleşme ve ağ dayanıklılığını sınar. Böylece CJADC2, sensörden atıcıya gecikmeyi saniyelere indirerek, bağlantı kesilse bile merkezsiz yedek (decentralized fallback) yapısıyla görevleri sürdürebilir. Bu yaklaşım, klasik OODA döngüsü (Observe–Orient–Decide–Act) ve F2T2EA (Find–Fix–Track–Target–Engage–Assess) kill-chain modeliyle uyumludur.

Bunun daha da ileri uygulaması olan LMKC yani “Long Range kill Chain” yani uzun menzilli öldürme zincirinin konseptine doğru hızla gelişimin de habercisidir.

CJADC2’nin Hayata Geçirilmesi ve ADSI’nin Rolü

CJADC2 vizyonu ortaya konduğunda en büyük engel, farklı kuvvetlerin ağlarının birbiriyle doğrudan konuşamamasıydı.

  • Kara birlikleri CoT (Cursor on Target),
  • Deniz unsurları Link-16 / Link-22,

  • Hava unsurları ise JREAP-C gibi farklı taktik veri linkleri ve mesaj formatları kullanıyordu.

Bu da sensörlerden gelen verilerin tek bir “ortak operasyon resmi (COP)” halinde birleştirilmesini imkânsız hâle getiriyordu. JADC2 fikri kâğıt üzerinde mükemmeldi, fakat bu parçalı mimari yüzünden fiilen uygulanabilir değildi.

ABD Savunma Bakanlığı, bu darboğazı aşmak için “ara katman” görevi görecek bir C2 geçidi (gateway) arayışına girdi. Bu ihtiyacı karşılamak üzere Ultra Intelligence & Communications (I&C) firması tarafından geliştirilen ADSI (Air Defense Systems Integrator) sistemi yeniden tasarlandı.

ADSI: CJADC2’nin Veri Omurgasını Kurmak

ADSI’nin yeni sürümü, önceki nesilde 35’ten fazla ülkede kullanılan donanım tabanlı yapısından tamamen ayrılarak tam yazılım tabanlı ve konteyner mimarili bir platforma dönüştürüldü. Bu ADSI dönüşümü sayesinde artık sistem bulut tabanlı çalışabiliyor ve savaş gemilerinden hava harekât merkezlerine (AOC) kadar farklı platformlara çok hızlı ve esnek şekilde entegrasyon sağlanabiliyor oldu.

Ayrıca sistem, ABD Savunma Bakanlığı’nın cATO (continuous Authority to Operate) sertifikasını alarak sürekli güncelleme alma ve kesintisiz siber güvenlik denetiminden geçme yeteneği kazandı. ADSI bu yeni yapısıyla, farklı taktik veri linkleri arasında “data broker” (veri arabulucu) gibi çalışıyor; örneğin Link-16, Link-22, CoT, JREAP-C ve NATO Link-1 gibi farklı formatlar arasında gerçek zamanlı veri çevirimi yapabiliyor. Ayrıca açık API desteği sayesinde yeni sensör türleri veya yazılım bileşenleri sisteme çok hızlı şekilde entegre edilerek CJADC2 ağına bağlanabiliyor.

Bu özellikleri sayesinde ADSI, daha önce kopuk olan ABMS, Project Convergence ve Project Overmatch ağlarını tek bir CJADC2 omurgasında birleştirmeye başladı.

Sahada Test

NATO CWIX 2024

  • Polonya’daki CWIX 2024 tatbikatında, ADSI farklı ülkelerin C2 sistemleri arasında gerçek zamanlı veri çevirimi ve aktarımı yaptı.
  • Çok uluslu bir ortamda, anlık taktik link konfigürasyonu yaparak CJADC2’nin birlikte çalışabilirlik hedefini hayata geçirip gösterdi.
    Sonuç olarak; yeni ADSI, CJADC2’nin “vizyondan gerçeğe” geçmesinde eksik olan temel parçayı tamamladı.
    Artık ABD’nin kara, hava ve deniz kuvvetleri, farklı taktik ağlarıyla tek bir birleşik savaş ağı üzerinden entegre çalışabiliyor oldu.

    “NetModX Deneysel Tatbikatlarının Rolü”

    CJADC2 entegrasyon sürecinde, ABD Ordusu’nun C5ISR Merkezi tarafından yıllık olarak düzenlenen NetModX (Network Modernization Experiment) tatbikatları kritik bir işlev görüyor. Bu tatbikattaki deneyler ve denemeler geliştirilmekte olan haberleşme, komuta-kontrol ve veri paylaşım teknolojilerini laboratuvardan çıkartıp, contest edilmiş saha senaryolarında test etme imkanı tanıyor.

    NetModX’te, non-line-of-sight radyo bağlantıları, sinyal bozma (jamming), ağ yedekliliği, veri gecikmesi (latency) gibi CJADC2 için büyük risk taşıyan alanlarda süratle deneysel sonuçlar elde ediliyor. Bu sayede ADSI, GIDE ve diğer bileşenlerin sahada pratikte karşılaşacağı zorluklar erkenden görülüyor, çözüm geliştirme süreçleri hızlanıyor. Netice  olarak NetModX çıktıları, Project Convergence gibi CJADC2’nin kara bileşenlerinin teknolojik yol haritasına doğrudan katkıda bulunuyor.

    CJADC2’nin Geliştirilmesi: CDAO ve GIDE’nin Rolü

    CJADC2’nin sahaya uygulanmasındaki en büyük zorluk, farklı kuvvetlerin ağlarının entegrasyonu ve bu karmaşık yapının yeterince hızlı olgunlaştırılamamasıydı. Pentagon bu riski azaltmak için, 2022 yılında kurduğu Chief Digital and Artificial Intelligence Office (CDAO) birimini CJADC2’nin ana mimari otoritesi haline getirdi.

    CDAO’nun temel görevi, CJADC2’nin ihtiyaç duyduğu açık standartlı veri-uygulama omurgasını (Open DAGIR), dağıtık veri paylaşım altyapısını (Data Mesh) ve yapay zekâ destekli karar sistemlerini geliştirmek ve kuvvetlerin ağlarına entegre etmek oldu. Böylece geçmişte farklı diller konuşan sistemler, ortak bir standart üzerinden birbirine bağlanabilir hale gelmeye başladı.

    Bu süreci hızlandırmak amacıyla Pentagon, Global Information Dominance Experiments (GIDE) adı verilen deneysel tatbikat serisini de başlattı. GIDE, CDAO ve ABD Kuzey Komutanlığı (USNORTHCOM) iş birliğiyle yürütülüyor ve gerçek operasyon verileri kullanılarak CJADC2’nin veri füzyonu ile karar üstünlüğü kabiliyetlerini pratik olarak test etmeyi amaçlıyor. Yapay zekâ algoritmaları, uydu ve sensör verilerini işleyerek komutanlara proaktif erken uyarılar sunuyor, böylece düşman faaliyetleri gerçekleşmeden önce öngörülebiliyor. GIDE’ler klasik tatbikatlardan farklı olarak, laboratuvar mantığında hızlı prototipleme ortamları sağlıyor; yeni veri şemaları ve algoritmalar haftalar içinde CJADC2 mimarisine entegre edilip test edilebiliyor.

    Bu yapı sayesinde CJADC2, sadece kağıt üzerinde bir mimari olmaktan çıkıp sürekli evrilen, öğrenen ve hızla olgunlaşan bir ağ haline geldi. CDAO ve GIDE birlikte, CJADC2’nin 2030 yerine 2028 gibi çok daha erken bir tarihte tam operasyonel olgunluğa ulaşabilmesinin en önemli itici gücü olarak değerlendiriliyor.

    Gelecek Öngörüleri

    CJADC2, ABD’nin çok alanlı harekât vizyonunun omurgasını oluşturuyor. Başlangıçta ayrı ayrı ilerleyen ABMS, Project Convergence ve Project Overmatch projeleri, bugün ADSI gibi yeni ara katman teknolojilerinin devreye girmesiyle ortak bir savaş ağı altında birleşmeye başladı. Bu birleşim, ABD’ye yalnızca sensör ve silahlarını değil, karar alma zincirlerini de gerçek zamanlı olarak entegre etme gücü kazandırıyor.

    Pentagon’un bir diğer hedefi ise CJADC2’yi sadece ABD kuvvetlerine değil, müttefik ülkelere de açmak. İlk aşamada Five Eyes (FVEY: ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda) ülkeleriyle tam entegrasyon planlanıyor. Bu ülkeler, güvenlik sınıflandırmalarında en üst düzeyde (NOFORN kısıtlaması olmadan) paylaşım yapabildikleri için öncelikli “dış ortak” statüsünde yer alıyor. Ardından, NATO’nun Federated Mission Networking (FMN) standartları üzerinden Avrupa müttefikleriyle entegrasyon süreci başlayacak.

    Önümüzdeki dönemde Pentagon’un hedefleri arasında, CJADC2 ağında çalışan yapay zekâ destekli karar sistemlerinin geliştirilmesi, veri güvenliği ve EW (elektronik harp) dayanıklılığının artırılması ve tüm kuvvetlerin tek COP (Common Operational Picture) üzerinden anlık olarak eşgüdümlenmesi yer alıyor. Savunma analistlerine göre, CJADC2’nin 2028–2030 yılları arasında tam operasyonel olgunluğa erişmesi bekleniyor. Bu olduğunda, ABD ve müttefikleri ilk kez çok alanlı bir savaşta tek bir ortak ağ üzerinden koordineli hareket etme kapasitesine kavuşmuş olacak.

    Sonuç: CJADC2, yalnızca teknolojik bir proje değil, geleceğin savaş alanını yeniden tanımlayacak stratejik bir dönüşüm. ABD’nin karar üstünlüğü kazanma vizyonu, artık yalnızca sensör ve silahlara değil; onları bağlayan görünmez veri omurgasına, yani CJADC2 ağına dayanıyor.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.