Çad’ın FB-10A Siparişi Sudan RSF’ye mi Aktı?
TchadOne’a göre Çad’ın sipariş ettiği Çin yapımı FB-10A SHORAD üniteleri Sudan’daki RSF’ye devredildi. İddia doğrulanırsa BM ambargosunu ihlal eder.
Çad’ın FB-10A Siparişi Sudan’ın RSF Güçlerini Güçlendiriyor İddiası
Çad merkezli yayın TchadOne’un 5 Ekim 2025 tarihli haberinde yer alan iç yazışmalar ve tanıklıklar, Çad Hava Kuvvetleri için resmi sipariş edilen bir dizi Çin yapımı FB-10A kısa menzilli hava savunma (SHORAD) sisteminin sahada Sudan’daki Rapid Support Forces (RSF) unsurlarına intikal ettiğini öne sürdü. Haberde aktarılan bilgiler henüz uluslararası doğrulamadan geçmemiş olmakla birlikte, iddianın teyidi halinde bunun Birleşmiş Milletler silah ambargosunun ihlali anlamına geleceği ve RSF’nin düşük irtifa hava savunma kapasitesini kayda değer biçimde artırabileceği vurgulanıyor.
TchadOne kaynaklı iddia, hem Sahra-altı Afrika hem de Kuzey Afrika sahalarında hava üstünlüğünü etkileyebilecek pratik sonuçlar doğuruyor: insansız hava araçlarına (İHA), helikopterlere ve alçak irtifa uçuşu yapan hedeflere karşı RSF’nin savunma-direnç profili yükselebilir; lojistik koridorlar ve harekat alanları daha riskli hale gelebilir.
FB-10A Teknik Profili ve Taktik Etkileri
FB-10A, Dongfeng Mengshi 6×6 şasisine konuşlandırılan, iki adet dört tüplü pod ile 8 hazır füze taşıyabilen taşınabilir bir SHORAD sistemi olarak tarif ediliyor. Sistem; küçük 3D radar, 360° elektro-optik (EO) paket ve imaging infrared (IIR) terminal arayıcıyla kombine edilmiş, kısa menzilde (yaklaşık 10 km) ve ~15 m ile 5.000 m arasındaki irtifalarda etkileşim için tasarlanmış bir yapıya sahip. Başlangıçta komut güncellemesiyle yönlendirilen füzeler, terminalde IIR ile hedefi kilitleyebiliyor; bu kombinasyon, küçük RCS’ye (radar kesit alanı) sahip İHA’lara ve alçak uçuş yapan helikopterlere karşı etkililik iddiası sunuyor.
Taşınabilirlik ve gözetim entegrasyonu, özellikle asfalt yolu zayıf, konvoy korumasının sınırlı olduğu sahalarda hızlı konuşlanma, ateşle-yer değiştir (shoot-and-scoot) taktiklerini kolaylaştırıyor. Ancak sekiz fırlatmaya sahip olması, uzun süreli kapsamadan ziyade kısa pencere koruması sağlıyor; değer ve etki, konuşlandırma taktiğine ve komuta-kontrol entegrasyonuna bağlı.
Bu tip sistemlerin sahaya intikali halinde muhalif hava unsurlarının alçak irtifada rotalarını değiştirmesi, ek eskort gereksinimleri, daha yoğun SEAD (Suppression of Enemy Air Defenses) planları ve daha fazla elektronik harp/aldatma tedbirine başvurma gibi sonuçlar doğurabilir.
Bölgesel Sonuçlar, Hukuki Boyut ve İzleme Önerileri
Eğer FB-10A birlikleri gerçekten RSF envanterine geçmişse, bunun en somut etkileri operasyonel ve hukuki olacaktır. Operasyonel olarak RSF’nin hava tehdidine karşı korunması artar; bu da hem Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) hem de bölgedeki dış aktörler için hava harekâtı planlarını karmaşıklaştırır. Hava harekâtı daha masraflı ve riskli hale gelecek; İHA kullanımında rota değişiklikleri, helikopter görevlerinde yükseklik/sürat ayarlamaları ve saldırı profillerinde değişiklikler beklenir.
Hukuki açıdan ise Birleşmiş Milletler veya ilgili bölgesel organların uyguladığı ambargolar, transfer izni olmayan silahların devrini yasaklar. Onaylanmamış ihracat, aracı devletlerin sorumluluğunu gündeme getirebilir; tedarik zincirindeki üçüncü taraf aktörlerin rolü soruşturulmalı, sevkiyat rotaları ve belge trafiği izlenmelidir. Ayrıca aksiyon alınması durumunda uluslararası yaptırım mekanizmaları, gümrük tedbirleri ve silah ambargosu denetimleri gündeme gelecektir.
Önerilen takip adımları:
-
Bağımsız görsel-uydu analizi ve saha doğrulaması ile iddianın teyit edilmesi.
-
Sevkiyat kayıtları, taşıyıcı araçlar ve lojistik zincirinin izlenmesi; üçüncü taraf aracı ülkeler sorgulanmalı.
-
Bölgesel hava sahası güvenlik değerlendirmelerinin güncellenmesi; partner ülkelerle bilgi paylaşımı ve erken uyarı entegrasyonu.
-
RSF benzeri aktörlere SHORAD tedariki iddialarının soruşturulması için uluslararası kurumlarla koordinasyon.
Sonuç olarak, TchadOne’un iddiası doğrulanırsa tekil bir alımın ötesinde bölgesel silah kaçakçılığı, ambargo delme ve güç dengesinde değişim meselelerini tetikleyecek. Bu nedenle bağımsız teyit, tedarik zinciri takibi ve diplomatik/askeri koordinasyon hızla önem kazanır.



