Yerli Gelişmeler

Akıncı’dan Elektronik Harp Hamlesi: Yeni Podlar Görevde

Bayraktar Akıncı, Aselsan'ın yeni ANTIDOT elektronik harp podlarıyla donatıldı. SİHA'lar artık sadece vurmuyor, aynı zamanda düşman radarlarını kör edecek.

ANKARA – Türk savunma sanayisi, insansız hava gücünü stratejik bir boyuta taşıyan tarihi bir adım attı. Baykar ve Aselsan tarafından yapılan duyurulara göre Bayraktar Akıncı SİHA, Aselsan üretimi yeni nesil Elektronik Destek (ED) ve Elektronik Taarruz (ET) podlarıyla donatılmış olarak aktif görev uçuşlarına başladı. Bu kritik gelişme, Akıncı gibi Yüksek İrtifa-Uzun Havada Kalış (HALE) sınıfı bir platformu, geleneksel istihbarat-gözetleme (ISR) ve mühimmatlı taarruz rollerinin çok ötesine taşıyor.

Akıncı, artık düşman radar ve iletişim sistemlerini tespit eden, karıştıran ve aldatan bir Elektronik Harp (EH) platformuna dönüşerek Türkiye’nin bu alanda sayıca az olan mürettebatlı özel görev uçaklarına olan bağımlılığını azaltıyor.

Gökyüzündeki Akıllı Kalkan: ANTIDOT Pod Ailesi

Bu dönüşümün merkezinde Aselsan’ın Akıncı’nın yüksek yük taşıma ve enerji kapasitesine özel olarak geliştirdiği iki yeni pod yatıyor. Bu sistemler, birleşik bir görev paketinde birbirini tamamlayarak çalışıyor:

  • ANTIDOT 2-U/ES (Elektronik Destek Podu):
    • Bu sistem, Akıncı’nın “kulakları” olarak görev yapar.
    • Düşman radar ve hava savunma sistemlerinden yayılan sinyalleri (emisyonları) pasif olarak tespit eder.
    • Tespit ettiği sinyalin türünü sınıflandırır (örneğin; bir arama radarı mı, yoksa bir füze kilidi mi olduğunu anlar).
    • Sinyalin kaynağının hassas konumunu (kerteriz) belirler ve yer kontrol istasyonuna gerçek zamanlı olarak aktarır.
  • ANTIDOT 2-U/EA (Elektronik Taarruz Podu):
    • Bu sistem, Akıncı’nın “sesi” olarak işlev görür.
    • Elektronik Destek podunun bulduğu tehdit radarlarına karşı aktif olarak yüksek güçte karıştırma (jamming) uygular.
    • Düşman radarlarını yanıltmak için aldatma (deception) teknikleri kullanarak sahte hedefler yaratır veya hedefin gerçek konumunu gizler.

Bu iki podun bir arada çalışması, “tespit-etki” döngüsünü tek bir insansız platform üzerinde tamamlıyor. Akıncı, hem düşmanın elektronik harp düzenini (EMOB) çıkarabiliyor hem de bu düzene doğrudan etki ederek onu körleştirebiliyor. Bu yetenek sadece Akıncı’nın kendisini değil aynı koridorda uçan diğer dost uçakları veya seyir füzelerini de koruyan bir elektronik kalkan oluşturuyor.

TB2’den Akıncı’ya: Taktiksel Korumadan Stratejik Etkiye

Aselsan’ın daha önce Bayraktar TB2 için de daha kompakt ANTIDOT podları geliştirdiğini biliyoruz. Ancak Akıncı platformuna geçiş, bir kapasite sıçraması anlamına geliyor. Akıncı’nın çok daha yüksek olan faydalı yük ve elektrik gücü kapasitesi, üzerine takılan EH sistemlerinin çok daha güçlü ve geniş bantlı olmasını sağlıyor.

Bu farkı şu şekilde özetleyebiliriz: TB2 sınıfı dronelar, daha çok yerel öz koruma veya sınırlı bir refakat karıştırması sağlarken; Akıncı artık geniş alan odaklı görevlere soyunuyor. Akıncı, düşman hava sahasının derinliklerindeki radarları avlayabilir, stratejik aldatma görevleri icra edebilir ve bir saldırı paketinin (strike package) geçeceği tüm “saldırı koridorunu” düşman radarlarından temizleyebilir.

Hedef: Tam Kapsamlı Stand-Off Jamming (UAV-SOJ)

Aselsan ve Baykar için bu ES/EA pod ikilisi, nihai hedefe giden yolda önemli bir kilometre taşı olmakla birlikte, bir son nokta değil. Aselsan’ın UAV-SOJ projesi kapsamında Akıncı’nın gövde altı merkez istasyonu için çok daha büyük ve güçlü bir sistem üzerinde çalıştığı biliniyor.

Gelecekte envantere girmesi beklenen ASOJ-234U adlı bu “Stand-Off Jamming” (Uzaktan Karıştırma) podu, radar ve iletişim sistemlerini aynı anda hem dinleyip hem de karıştırabilen birleşik bir yapıya sahip olacak. Bu sistem, Akıncı’yı mevcut “refakat karıştırması” rolünden F-16’ların veya özel görev uçaklarının yaptığı gerçek “uzaktan elektronik taarruz” rolüne taşıyacak. Akıncı, bu pod sayesinde düşman hava sahasına hiç girmeden on binlerce feet yükseklikten ve yüzlerce kilometre uzaktan güvenli bir mesafeden muharebe sahasını dost unsurlar için “şekillendirebilecek”.

Operasyonel ve Stratejik Kazanımlar

İnsansız elektronik harp kabiliyeti, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne somut avantajlar sağlıyor. Görev planlayıcıları artık çok katmanlı ve yoğun hava savunma sistemlerinin bulunduğu tehlikeli bölgelere pahalı ve mürettebatlı uçakları gönderme riskini almak zorunda kalmayacak. Akıncı, bir pilotun fiziksel sınırlarının çok ötesinde onlarca saat boyunca havada kalarak kesintisiz bir elektronik kalkan ve gözetleme sağlayabilir.

Ayrıca bu kabiliyet, özel EH filoları kurmaya gücü yetmeyen müttefik ülkeler için de düşük maliyetli ve ihraç edilebilir bir SEAD/DEAD (Düşman Hava Savunmasının Bastırılması/İmhası) yeteneği sunuyor. Türkiye özelinde ise Akıncı’ya kazandırılan bu kabiliyet, yer konuşlu KORAL gibi sistemleri ve geleceğin hava platformlarını tamamlayarak Türkiye’ye tüm elektronik harp zincirinde tam milli bir kontrol imkânı veriyor.

Aselsan’ın “Elektronik harbin milli güçleri göklerde” şeklindeki açıklaması artık bir slogandan ziyade sahada kanıtlanmış bir kabiliyetin ilanı niteliğinde. Akıncı, elektromanyetik alanda artık pasif bir oyuncu değil bizzat oyunun kurallarını belirleyen aktif bir aktöre dönüşüyor.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.