Yapay Zekâ Kontrollü F-16 Bakanla birlikte İt Dalaşına Girdi
Yapay zekâ kontrollü F-16, ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall ön koltuktayken insan pilotlu F-16’ya karşı yakın hava muharebesi yaptı.
Yapay Zekâ F-16’yı Uçurdu, Bakan Ön Koltuktaydı
ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall, yapay zekâ kontrollü X-62A VISTA’nın ön koltuğunda insan pilotlu bir F-16’ya karşı gerçekleştirilen yakın hava muharebesine katıldı. Tarihî uçuş, algoritmaların simülasyondan gerçek hava muharebesine geçişini gözler önüne serdi.
ABD Hava Kuvvetleri, 2 Mayıs 2024’te Kaliforniya’daki Edwards Hava Kuvvetleri Üssü’nde savaş havacılığının geleceğine ilişkin dikkat çekici bir gösteri gerçekleştirdi. Dönemin ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall, yapay zekâ kontrollü F-16 temelli X-62A VISTA’nın ön kokpitine oturdu.
Uçuş sırasında X-62A, insan pilotun kullandığı başka bir F-16’ya karşı yakın hava muharebesi manevraları gerçekleştirdi. Bununla birlikte Kendall uçağı kullanmadı. Arka kokpitte bulunan emniyet pilotu da birkaç test koşusu boyunca kumandalara dokunmadı; uçak, gerçek zamanlı çalışan yapay zekâ ajanlarının komutlarıyla manevra yaptı.
Böylece ABD Hava Kuvvetleri’nin sivil lideri, savaş veya test pilotu olarak değil, yapay zekânın yönettiği deneysel savaş uçağındaki gözlemci olarak tarihî uçuşa katıldı.

Yapay zekâ kontrollü F-16 ne yaptı?
X-62A VISTA, standart bir F-16’dan farklı olarak yeni uçuş kontrol sistemlerinin, makine öğrenmesi modellerinin ve otonom ajanların gerçek uçuş ortamında denenmesi için değiştirilmiş iki koltuklu deneysel bir uçak.
VISTA adı, Variable In-flight Simulation Test Aircraft, yani “Değişken Uçuş İçi Simülasyon Test Uçağı” ifadesinden geliyor. Platform, daha önce farklı uçakların uçuş karakteristiklerini taklit etmek amacıyla kullanılıyordu. Ancak 2022’de tamamlanan kapsamlı modernizasyonun ardından yapay zekâ ajanlarının gerçek uçuşta sınanabileceği bir test platformuna dönüştürüldü.
Uçuşta yapay zekâ ajanları, simüle edilen tehdide gerçek zamanlı tepki vererek çeşitli taktik manevralar yaptı. Associated Press’in aktardığına göre X-62A, saatte 550 milin, yaklaşık 885 kilometrenin üzerindeki hızlarda uçtu ve Kendall yaklaşık 5 G kuvvetine maruz kaldı. Ayrıca iki uçak bazı anlarda yaklaşık 1.000 feet, yani 305 metre mesafeye kadar yaklaştı. ABD Hava Kuvvetlerinin resmî açıklaması, Kendall ve arka koltuktaki emniyet pilotunun birkaç test denemesi boyunca kumandalara dokunmadığını doğruluyor.
Dolayısıyla bu faaliyet, basit bir otomatik pilot denemesi değildi. Yapay zekâ yalnızca irtifayı veya rotayı korumadı; rakip uçağın hareketlerine karşılık vererek taktik hava muharebesi manevraları uyguladı.
Bakan pilota değil, algoritmaya güvendi
Frank Kendall uçuşta pilot görevinde değildi. Nitekim Kendall’ın mesleki geçmişi savaş pilotluğundan değil; havacılık ve uzay mühendisliği, savunma tedariki ve kamu yönetiminden geliyor. Uçuş öncesinde de kendisini “özünde bir havacılık ve uzay mühendisi” olarak tanımladı.

Bununla birlikte X-62A tamamen insan müdahalesinden arındırılmış değildi. Arka kokpitte, gerektiğinde kumandaları devralabilecek bir emniyet pilotu bulunuyordu. Bu nedenle uçuşu “kontrolsüz şekilde yapay zekâya teslim edilmiş bir savaş uçağı” olarak tanımlamak doğru olmaz.
Ancak birkaç muharebe görevinde hem Kendall’ın hem de emniyet pilotunun kumandalara dokunmaması önemli bir eşik oluşturdu. Başka bir ifadeyle insan, uçağın içinde kalmaya devam ederken taktik manevra üretme ve uygulama görevi algoritmaya bırakıldı.
İlk yapay zekâ it dalaşı 2023’te yapıldı
Kendall’ın katıldığı uçuş, programın ilk yapay zekâ kontrollü hava muharebesi değildi. ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), Air Combat Evolution – Hava Muharebesinin Evrimi (ACE) programı kapsamında ilk yapay zekâ–insan it dalaşı denemelerini Eylül 2023’te gerçekleştirmişti.

Bu testlerde ACE algoritmaları, X-62A’yı görüş içi hava muharebesinde insan pilotlu bir F-16’ya karşı otonom olarak uçurdu. Böylece simülasyon ortamında eğitilen yapay zekâ ajanları ilk defa gerçek bir savaş uçağına aktarılmış oldu. DARPA, gelişmeyi havacılıkta yapay zekâ açısından bir dünya ilki olarak tanımladı.
Kendall’ın 2024’teki uçuşu ise teknik testlerin yanı sıra kamuoyuna verilen güçlü bir güven mesajıydı. Dönemin Hava Kuvvetleri Bakanı, otonom askerî havacılık teknolojisini benimsememenin ABD açısından güvenlik riski oluşturacağını savundu.
X-62A’dan VENOM F-16’larına geçildi
X-62A VISTA’nın önemi, tek bir deneysel uçakla sınırlı kalmadı. Temmuz 2026’da DARPA ve ABD Hava Kuvvetleri, standart F-16’ların yapay zekâ kontrollü test uçaklarına dönüştürüldüğü Viper Experimentation and Next-generation Operations Model (VENOM) programında uçuş denemelerine başladığını açıkladı.
VENOM kapsamında geliştirilen otonomi kiti, pilotun bir anahtar aracılığıyla insan kontrolü ile yapay zekâ kontrolü arasında geçiş yapmasına imkân sağlıyor. Ayrıca sistem, F-16’nın temel yazılımını değiştirmeden uçuş kontrolleri ile görev sistemlerine bağlanabiliyor. DARPA’nın Temmuz 2026 açıklamasına göre bu yaklaşım, tek örnek olan X-62A’daki deneyimin daha geniş bir F-16 test filosuna taşınmasını sağlıyor.
Bu nedenle Kendall’ın 2024’te katıldığı uçuş yalnızca sembolik bir gösteri olarak değerlendirilmemeli. Öncelikle X-62A, yapay zekânın gerçek bir it dalaşında savaş uçağını yönetebileceğini gösterdi. Ardından VENOM, bu deneyimi standart F-16’lara uygulanabilecek ölçeklenebilir bir test altyapısına dönüştürmeye başladı.
CCA programının “yapay zekâ pilotu” burada yetişiyor
X-62A ve VENOM çalışmaları, ABD Hava Kuvvetlerinin Collaborative Combat Aircraft Site içi arama sonuçlarımız zengin bir kaynak sunuyor– İş Birlikçi Muharebe Uçağı (CCA) yaklaşımıyla doğrudan bağlantılı daha geniş bir teknoloji zincirinin parçaları.
CCA kapsamında geliştirilen insansız uçakların insanlı savaş uçaklarıyla birlikte elektronik harp, keşif, sensör taşıma, hava-hava ve hava-yer taarruzu gibi görevleri gerçekleştirmesi planlanıyor. Bununla birlikte bu uçakların etkili olabilmesi için yalnızca gelişmiş motorlara, sensörlere ve silahlara sahip olması yeterli değil. Değişken muharebe ortamında güvenilir karar verebilecek otonom uçuş ve görev yönetimi yazılımlarına da ihtiyaç bulunuyor.
DefenceTrend’de daha önce ele alınan XQ-67A ve Demon Ape programı, otonom platformların farklı görev yükleriyle nasıl yapılandırılabileceğini gösteriyor. Ayrıca YFQ-44A Fury ile Bayraktar KIZILELMA karşılaştırması, CCA yaklaşımının insanlı–insansız kuvvet yapısındaki yerini ortaya koyuyor.
Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesi ise KIZILELMA’nın otonom kol uçuşuyla farklı bir boyuta ulaştı. Dolayısıyla yapay zekâ kontrollü hava muharebesi, artık yalnızca ABD’ye ait deneysel bir çalışma değil; yeni nesil hava kuvvetlerinin temel rekabet alanlarından biri hâline geliyor.
Uçağı uçurmak ile ateş kararı vermek aynı şey değil
X-62A uçuşunun en tartışmalı yönü, yapay zekânın gelecekte silah kullanma kararına ne ölçüde katılacağı. Ancak 2024’teki uçuş sırasında gerçek silah kullanılmadı ve yapay zekâya bir insan hedefi hakkında öldürücü karar verme yetkisi verilmedi.
Bu ayrım kritik önem taşıyor. Uçağın manevrasını yönetmek, tehditlere karşı pozisyon almak ve rakibi avantajlı açıdan yakalamaya çalışmak bir otonomi seviyesi oluşturuyor. Buna karşın hedefin tanımlanması, angajman kurallarının uygulanması ve silah kullanımına karar verilmesi hukuki ve etik açıdan farklı bir aşama.
Kendall, silah kullanımında insan gözetiminin korunacağını belirtti. Öte yandan otonom silahlar konusunda çalışan kuruluşlar, yaşam ve ölüm kararlarının sensörler ile yazılımlara bırakılmasının ciddi riskler doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Savaş havacılığında yeni eşik
X-62A’nın gerçekleştirdiği uçuş, insan pilotun tamamen ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde test sonuçları, yapay zekânın her türlü hava muharebesinde insan pilottan üstün olduğunu da kanıtlamıyor. Test senaryoları, angajman kuralları ve yapay zekâya verilen bilgi setleri bu karşılaştırmanın sonucunu doğrudan etkiliyor.
Buna rağmen 2 Mayıs 2024 uçuşu tarihî bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Bir yapay zekâ ajanı, gerçek bir savaş uçağını insan pilotlu rakibine karşı taktik manevralarla yönetti. Üstelik dönemin ABD Hava Kuvvetleri Bakanı da ön koltukta bu dönüşüme doğrudan tanıklık etti.
Sonuç olarak asıl gelişme, bir bakanın yapay zekâ kontrollü uçağa binmesinden daha büyük: ABD, algoritmaları simülatörden çıkararak gerçek savaş uçaklarına ve ölçeklenebilir bir test filosuna taşımaya başladı. X-62A VISTA ise insan pilotlu savaş havacılığından insan denetimindeki algoritmik hava muharebesine geçişin simge uçaklarından biri oldu.
Benzer şekilde ABD Hava Kuvvetleri, yapay zekâ destekli uçuş sistemlerini yalnızca muharip platformlarda değil, lojistik görevlerde de deniyor. Joby ve AFWERX’in Cessna 208B ile gerçekleştirdiği otonom lojistik testi, bu teknolojinin Pasifik’te ikmal görevlerine nasıl uyarlanabileceğini gösteriyor.





