
Karanlıkta Amfibi Hücum: ABD’nin Yeni ACV-P Gücü Sahada
ABD Deniz Piyadeleri, USS Makin Island zırhlısından ACV-P araçlarıyla gece amfibi hücum eğitimi gerçekleştirdi. Yeni nesil ship-to-shore taktikleri ve teknik detaylar.
Modern savaş sahasında amfibi operasyonlar, kıyı savunma füzeleri ve insansız hava araçlarının (İHA) gölgesinde tarihinin en riskli döneminden geçiyor. ABD Deniz Piyadeleri (USMC), bu tehdit ortamında hayatta kalabilmek için doktrinini ve donanımını baştan aşağı yenilerken, 4 Şubat 2026’da paylaşılan görüntüler bu değişimin en somut halini ortaya koydu. Kaliforniya açıklarında gerçekleştirilen “Çeyrek Dönem Amfibi Hazırlık Eğitimi 26.2” (QUART 26.2) kapsamında, yeni nesil Amfibi Muharebe Araçları (ACV-P), USS Makin Island (LHD 8) gemisinin havuzlu güvertesinde (well deck) gece operasyonları için sahneye çıktı.
Görüntülerde, loş kırmızı güvenlik ışıkları altında suya gömülü güvertede sıralanan ACV’ler, gemi ile denizin birleştiği o en tehlikeli kırılma noktasında modern amfibi harbinin yeni kurallarını test etti. Bu operasyon sadece bir eğitim değil; “karanlığın” bir engel olmaktan çıkarılıp, füze çağında bir gizlenme aracı olarak kullanılmasının provası niteliğindeydi.

Mirasın Devri: AAV’den ACV-P’ye Geçiş
ABD Deniz Piyadeleri’nin onlarca yıl boyunca ana taşıyıcısı olan paletli AAV (Amphibious Assault Vehicle) filosu, özellikle denizde beka kabiliyeti ve karada hız kısıtlamaları nedeniyle modern harekat ihtiyaçlarının gerisinde kalmıştı. Yerine gelen ACV-P (Personnel Variant), 8×8 tekerlekli mimarisiyle bu açığı kapatmak üzere tasarlandı.
ACV-P’nin teknik kapasitesi, “kıyıdan karaya” (ship-to-shore) intikal konseptini kökten değiştiriyor:
-
Mürettebat ve Kapasite: 3 mürettebat ve 13 tam teçhizatlı Deniz Piyadesi taşıyan araç, karaya ayak bastığı anda birliklerin iki günlük operasyonel ihtiyacını karşılayacak mühimmat ve erzakı da bünyesinde barındırıyor.
-
Ateş Gücü: Aracın üzerinde bulunan uzaktan komutalı silah istasyonu (RWS), operatörü zırh koruması altında tutarken Mk 19 otomatik bomba atar veya .50 kalibre ağır makineli tüfek ile yoğun baskı ateşi sağlayabiliyor.
12 Deniz Mili Mesafesi: Füze Tehdidine Yanıt
Modern amfibi harbindeki en büyük değişim “bekleme mesafesi”nde yaşanıyor. Kıyı savunma füzelerinin (ASCM) menzilinin artması, amfibi hücum gemilerini kıyıya yaklaşmaktan alıkoyuyor. ACV-P, açık deniz operasyonları için optimize edilmiş gövdesiyle gemiden 12 deniz mili (yaklaşık 22 km) uzaklıkta denize bırakılabiliyor.
Bu mesafe, ana geminin düşman kıyı gözetleme sistemlerinden ve kısa menzilli füzelerinden korunmasını sağlarken, ACV-P’nin denizdeki 6 knot ve karadaki 65 mil (105 km/s) üzerindeki hızı, intikal sürecini hızlandırıyor. Tekerlekli yapısı, karaya çıktıktan sonra aracın mekanize birliklerin hızına ayak uydurmasını sağlayarak, plajda hedef olma süresini minimuma indiriyor.
Karanlığın Taktiksel Avantajı ve Well Deck Riskleri
Gece şartlarında havuzlu güvertede operasyon yapmak, dar alan, düşük görüş mesafesi ve suyun gemi içindeki hareketi nedeniyle askeri literatürdeki en stresli görevlerden biridir. Ancak düşük ışık koşullarında çalışmak, düşmanın görsel ve kızılötesi (IR) sensörlerine karşı “iz yönetimi” (signature control) sağlar.
QUART 26.2 eğitimleri, Deniz Piyadeleri’ne düşman İHA’larının ve akıllı mühimmatlarının en aktif olduğu ilk temas anında, karanlığı bir kalkan olarak kullanmayı öğretiyor. Bu disiplinli rutin, kaos anında hatasız koordinasyon sağlamak için tekrar tekrar prova ediliyor.
USS Makin Island: Hibrit Gücün Kalesi
Operasyonun ev sahibi olan USS Makin Island (LHD 8), Wasp sınıfının son gemisi olmasına rağmen teknolojik olarak sınıfının çok ilerisinde. Gemi, klasik buhar sistemleri yerine gaz türbinli motorlar ve elektrikli tahrik sistemi (hybrid-electric drive) kullanan ilk Wasp sınıfı tekne.
-
Maliyet ve Verimlilik: Donanma verilerine göre bu hibrit yaklaşım, geminin ömrü boyunca 250 milyon dolardan fazla yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu tasarruf, geminin denizde daha fazla kalabilmesi ve QUART 26.2 gibi yoğun eğitim programlarına daha fazla bütçe ayrılabilmesi anlamına geliyor.
-
Çok Yönlülük: Makin Island, sadece ACV’leri değil; MV-22B Osprey, F-35B ve çeşitli helikopter platformlarını aynı anda yöneterek “Ship-to-Objective Maneuver” (Gemiden Hedefe Manevra) doktrininin merkez üssü görevini görüyor.
Geleceğin Savaşına Hazırlık
Ocak sonu tamamlanan eğitimlerde Peru Donanması’ndan gözlemci subayların da bulunması, operasyonun müttefikler arası birlikte çalışabilirlik boyutunu da güçlendirdi. ACV-P sadece eskiyen bir aracın yedeği değil; ABD’nin Pasifik ve diğer kritik bölgelerdeki “dağıtık deniz harekatı” vizyonunun en somut parçası.
Sonuç olarak, Kaliforniya açıklarındaki bu gece manevraları; zırhlı araçların, denizcilerin ve devasa savaş gemilerinin bir bütün halinde hareket ettiği senkronize bir orkestrayı andırıyor. ABD Deniz Piyadeleri, bir sonraki çatışmanın ideal hava ve ışık koşullarında olmayacağının farkında olarak, en zorlu şartlarda “kıyıya ulaşma” sanatını modernize etmeye devam ediyor.





