Deniz Kuvvetleri

USS Defiant: ABD’nin Füze Zırhlısı Ortaya Çıktı

ABD Donanması, 35 bin tonu aşması ve hipersonik füzeler, lazerler ve gelişmiş komuta-kontrol sistemleri taşıması planlanan USS Defiant’ı geliştirdi.

USS Defiant: ABD’nin gelecek savaş gemisi ortaya çıktı

ABD Donanması, 35 bin tonu aşması ve hipersonik füzelerden yönlendirilmiş enerji silahlarına kadar geniş bir silah yelpazesi taşıması planlanan USS Defiant’ın ölçekli modelini sergiledi.

ABD Donanmasının gelecekteki suüstü filosunun en büyük ve en güçlü unsurlarından biri olması planlanan USS Defiant (BBG-1) yeniden gündemde. Naval Sea Systems Command’a (NAVSEA) bağlı Carderock Division, önerilen savaş gemisinin 1/150 ölçekli modellerini kısa sürede ürettiğini ve bunlardan birinin geliştirilmesine devam edildiğini açıkladı.

Model ilk olarak Surface Navy Association National Symposium etkinliğinde sergilendi. Daha sonra köprüüstü pencereleri, uçuş güvertesi işaretleri, gemi adı ve çeşitli güverte ayrıntılarının tamamlanması amacıyla Carderock tesisine geri gönderildi.

Bununla birlikte USS Defiant henüz inşa edilmiş veya tasarımı kesinleşmiş bir savaş gemisi değil. BBG(X) programı hâlen tasarım, bütçelendirme ve Kongre değerlendirme sürecinde bulunuyor.

ABD savaş gemisi USS Defiant Geleceğin Güdümlü Füze Gemi konsepti
ABD savaş gemisi USS Defiant Geleceğin Güdümlü Füze Gemi konsepti olabilir mi?

USS Defiant modeli dört haftada üretildi

Carderock’un açıklamasına göre altı kişilik bir ekip, NAVSEA’nın acil talebi üzerine birden fazla 1/150 ölçekli gemi modeli üretti. Dört haftalık yoğun çalışmada eklemeli imalat yöntemlerinden ve kurumun daha önce rüzgâr tüneli test modellerinde geliştirdiği hassas üretim tecrübesinden yararlanıldı.

Model üzerinde yapılan son düzenlemeler arasında köprüüstü pencereleri, uçuş güvertesi işaretleri, dikey lançer sistemi hücreleri, küçük helikopterler ve konteyner biçimindeki görev yükleri bulunuyor.

Ayrıca model için hazırlanan ahşap kaidede, ABD Donanmasının hizmete giren son zırhlılarından USS New Jersey’den (BB-62) kalan malzeme kullanıldı. Böylece İkinci Dünya Savaşı döneminin büyük toplu zırhlıları ile geleceğin füze ağırlıklı suüstü savaş gemisi arasında sembolik bir bağ kuruldu.

Ancak model üzerindeki silah ve sistem yerleşimleri nihai kabul edilmemeli. Programın henüz tasarım aşamasında bulunması nedeniyle üstyapı, silahlar, sensörler ve görev alanları değişebilir. NAVSEA’nın USS Defiant açıklaması

BBG(X) ne anlama geliyor?

Geminin program kodundaki harfler, tasarımın karakteri hakkında önemli bilgiler veriyor:

  • BB: Battleship, yani savaş gemisi veya geleneksel sınıflandırmayla zırhlı
  • G: Guided missile, yani güdümlü füze taşıyan gemi
  • X: Tasarımın henüz geliştirme aşamasında olduğunu gösteriyor

İlk gemiye USS Defiant, borda numarası olarak ise BBG-1 verilmesi planlanıyor. ABD yönetimi yeni gemileri “Trump sınıfı” şeklinde adlandırıyor. Bununla birlikte Amerikan denizcilik geleneğine göre sınıflar genellikle ilk geminin adını taşıdığı için “Defiant sınıfı” tanımlamasının kullanılması da mümkün.

Buradaki “battleship” ifadesi, USS Defiant’ın mutlaka Iowa sınıfı gibi kalın zırhlarla ve büyük çaplı top kuleleriyle donatılacağı anlamına gelmiyor. Yeni platformun asıl vurucu gücü; uzun menzilli füzeler, hipersonik silahlar, gelişmiş hava savunması ve yüksek enerji gerektiren yeni nesil sistemlerden oluşacak.
Members of Naval Surface Warfare Center, Carderock Division's Fabrication and Technical Support Division pose with a scale model of the proposed future battleship USS Defiant (BBG 1) in the Subtractive and Additive Manufacturing Branch model shop in West Bethesda, Maryland.

35 bin tonu aşan dev savaş gemisi

ABD Donanmasının açıkladığı ilk verilere göre BBG(X) sınıfı gemilerin yaklaşık 256 ila 271 metre uzunluğa sahip olması bekleniyor. Tam yüklü deplasmanın ise 35 bin tonu aşacağı ve bazı bütçe planlamalarında 41 bin tona kadar ulaşabileceği belirtiliyor.

Bu değerler, USS Defiant’ı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’de geliştirilen en büyük suüstü muharip gemilerinden biri haline getiriyor.

Karşılaştırma yapmak gerekirse:

Gemi sınıfı Yaklaşık uzunluk Tam yüklü deplasman
Arleigh Burke sınıfı 155 metre 9.700 ton
Ticonderoga sınıfı 173 metre 10.150 ton
Zumwalt sınıfı 186 metre 16.000 ton
USS Defiant / BBG(X) 256–271 metre 35.000 tonun üzerinde
Iowa sınıfı 270 metre Yaklaşık 57.000 ton

Dolayısıyla USS Defiant, Iowa sınıfı zırhlılardan daha hafif olsa da günümüzdeki Amerikan kruvazör ve muhriplerinden çok daha büyük olacak. ABD Kongre Araştırma Servisi BBG(X) raporu

Hipersonik füzeler ve geniş VLS kapasitesi

USS Defiant’ın temel görevinin yüksek hacimli ve uzun menzilli taarruz ateşi sağlamak olması planlanıyor. Bu nedenle gemide standart füze lançerlerinin yanı sıra daha büyük çaplı silahlar için geliştirilecek yeni dikey lançer sistemlerinin bulunması bekleniyor.

Söz konusu büyük lançerlerin özellikle Conventional Prompt Strike ailesindeki hipersonik silahları taşıması öngörülüyor. Ayrıca geminin uzun menzilli seyir füzeleri, hava savunma füzeleri ve farklı görevler için kullanılabilecek çeşitli mühimmatları barındırabileceği değerlendiriliyor.

Böylece USS Defiant yalnızca hava savunması sağlayan büyük bir eskort gemisi olmayacak. Aynı zamanda kara hedeflerine, düşman donanmasına ve yüksek değerli stratejik hedeflere karşı uzun menzilli taarruz gerçekleştiren bir füze cephaneliği görevini üstlenecek.

Bununla birlikte kesin VLS sayısı ve taşınacak mühimmatların nihai dağılımı henüz açıklanmadı. Bu nedenle sosyal medyada yayımlanan kesin silah sayıları, resmî tasarım bilgisi olarak değerlendirilmemeli.

Lazer ve elektromanyetik silahlar için yüksek güç

Geminin en dikkat çekici özelliklerinden biri de yüksek elektrik üretim kapasitesi olacak. Gelişmiş entegre güç sistemi ile yüksek kapasiteli enerji depolama altyapısının;

  • Yüksek güçlü lazerleri,
  • Elektromanyetik silahları,
  • Gelişmiş radar ve sensörleri,
  • Elektronik harp sistemlerini,
  • Gelecekte geliştirilecek yüksek enerji tüketimli görev sistemlerini

desteklemesi planlanıyor.

Özellikle yönlendirilmiş enerji silahları, geminin insansız hava araçları ve yaklaşan füzelere karşı mühimmat maliyetini azaltabilir. Bununla birlikte lazerlerin sis, yağmur, atmosferik koşullar ve hedef menzili gibi fiziksel sınırlamaları bulunuyor.

Elektromanyetik raylı top ise uzun süredir ABD Donanmasının üzerinde çalıştığı, ancak henüz operasyonel bir savaş gemisine yerleştiremediği teknolojiler arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu sistemlerin USS Defiant’a kesin olarak entegre edileceğini söylemek için programın ilerleyen aşamalarını beklemek gerekiyor.

Nükleer tahrik seçeneği öne çıkıyor

ABD Donanmasının 30 yıllık gemi inşa planında BBG(X) için nükleer tahrik öngörüldüğü bildirildi. Böyle bir sistem gemiye uzun seyir dayanıklılığı, yüksek sürat ve yeni nesil silahlar için gerekli elektrik üretim kapasitesini sağlayabilir.

Nükleer tahrik aynı zamanda USS Defiant’ın uzun süre ikmal ihtiyacı duymadan uçak gemisi görev gruplarıyla birlikte hareket etmesine imkân verebilir. Ancak geminin füze, gıda ve diğer sarf malzemeleri için lojistik desteğe ihtiyacı devam edecek.

Öte yandan nükleer tahrik kararı, ABD’nin sınırlı gemi inşa kapasitesi üzerindeki baskıyı artırabilir. ABD Kongresinde yapılan değerlendirmelerde BBG(X) programının Ford sınıfı uçak gemileri ve nükleer denizaltılar için gerekli iş gücü, tersane alanı ve reaktör tedarik zincirini etkileyebileceği yönünde kaygılar dile getiriliyor.

Denizde komuta-kontrol merkezi olacak

USS Defiant’ın önemli görevlerinden biri de insanlı ve insansız deniz unsurlarını yöneten ileri konuşlandırılmış bir komuta-kontrol platformu olmak.

Geminin geniş iç hacmi; filo komuta heyetinin, müşterek harekât personelinin ve görev planlama ekiplerinin konuşlandırılmasına imkân verebilir. Ayrıca insansız suüstü araçları, insansız sualtı araçları, helikopterler ve İHA’lardan gelen veriler geminin sensörleriyle birleştirilebilir.

Bu açıdan USS Defiant, yalnızca büyük bir füze taşıyıcısı değil; dağıtık deniz harekâtı içinde çalışan bir sensör, karar ve taarruz merkezi olarak düşünülüyor.

Dolayısıyla geminin gerçek değeri yalnızca taşıdığı füze sayısıyla ölçülmemeli. Asıl belirleyici unsur, farklı sensör ve silahları bir ağ içinde birleştirerek geniş bir deniz görev grubunun karar ve angajman süreçlerini yönetebilmesi olacak.

DDG(X)’in yerini mi alacak?

ABD Donanması bir süredir Arleigh Burke sınıfı muhriplerin ardından gelecek DDG(X) yeni nesil muhrip programı üzerinde çalışıyordu. Ancak artan elektrik ihtiyacı, daha büyük hipersonik füze lançerleri ve genişletilen görev beklentileri, daha büyük bir gövde gereksinimini gündeme getirdi.

BBG(X)’in, DDG(X) için geliştirilen bazı güç, sensör ve silah teknolojilerinden yararlanması bekleniyor. Buna karşılık ABD Donanması USS Defiant’ın doğrudan Arleigh Burke sınıfının yerini alacak bir muhrip olmadığını vurguluyor.

Yeni savaş gemisi, filonun en üst yetenek katmanına yerleştirilecek. Daha küçük muhripler ve fırkateynler sayı ve yaygınlık sağlarken USS Defiant; uzun menzilli taarruz, komuta-kontrol ve yoğun ateş gücü sunacak.

İlk geminin maliyeti 17 milyar doları aşabilir

ABD Donanmasının bütçe planlamalarında ilk USS Defiant için yaklaşık 17,47 milyar dolarlık toplam silah sistemi maliyeti öngörüldü. Bu seviyedeki bir maliyet, gemiyi bazı nükleer uçak gemileriyle karşılaştırılabilecek kadar pahalı hale getiriyor.

Mevcut planlamaya göre;

  • 2027 mali yılında ön tedarik finansmanı sağlanması,
  • Ana sözleşmenin 2028 yılında verilmesi,
  • İnşanın 2028 yılı içinde başlaması,
  • İlk geminin 2036 civarında teslim edilmesi

hedefleniyor.

Ancak bunlar kesinleşmiş tarihler değil. Tasarımın olgunlaşması, Kongrenin bütçe kararı, tersane kapasitesi ve nükleer tahrik altyapısı takvimin değişmesine neden olabilir.

ABD Donanmasının uzun vadeli belgelerinde 15 ila 25 arasında BBG(X) edinilmesinden söz ediliyor. Buna rağmen ilk aşamada yalnızca iki veya üç geminin finanse edilmesi daha olası görünüyor.

Savaş gemileri gerçekten geri mi dönüyor?

USS Defiant, klasik zırhlıların doğrudan geri dönüşünden çok, “büyük savaş gemisi” kavramının füze ve ağ merkezli harp çağına uyarlanmasını temsil ediyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın zırhlıları büyük toplar, kalın zırh ve görerek muharebe üzerine kuruluydu. Buna karşılık BBG(X);

  • Hipersonik ve uzun menzilli füzeler,
  • Geniş VLS kapasitesi,
  • Yönlendirilmiş enerji silahları,
  • Gelişmiş sensörler,
  • İnsansız sistemler,
  • Komuta-kontrol ve veri birleştirme

etrafında şekilleniyor.

Bununla birlikte büyük gövde ve yüksek maliyet ciddi sorular doğuruyor. Yaklaşık 17 milyar dolarlık tek bir platform; denizaltılar, balistik ve hipersonik füzeler, insansız araçlar ve doygunluk saldırıları karşısında son derece değerli bir hedef haline gelebilir.

Ayrıca aynı kaynakla daha fazla sayıda muhrip, fırkateyn, denizaltı veya insansız platform alınabileceği yönündeki eleştiriler de devam ediyor.

Model, projenin kesinleştiği anlamına gelmiyor

NAVSEA tarafından 1/150 ölçekli USS Defiant modellerinin üretilmesi, programın yalnızca bir sosyal medya iddiasından veya tanıtım çiziminden ibaret olmadığını gösteriyor. Ancak bu gelişme, geminin inşasının onaylandığı anlamına da gelmiyor.

Programın geleceğini ABD Kongresinin bütçe kararı, tasarımın teknik olgunluğu, tersanelerin üretim kapasitesi ve maliyet kontrolü belirleyecek.

Sonuç olarak USS Defiant, ABD Donanmasının gelecekteki suüstü harbi yaklaşımına ilişkin iddialı bir yönelim sunuyor. Eğer program hayata geçirilirse BBG(X); klasik zırhlının ateş gücü anlayışını hipersonik füzeler, insansız sistemler, yüksek enerjili silahlar ve ağ merkezli komuta-kontrol yetenekleriyle yeniden tanımlayabilir.

Ancak şimdilik USS Defiant, önerilen ve geliştirilmekte olan bir gelecek savaş gemisi konsepti olarak değerlendirilmelidir.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yusuf ERGE

Silahlı Kuvvetlerinde, Hava kuvvetleri personeli olarak üst rütbelerde uzun süre görev yapmış olarak. 2022 yılında emekli olmuştur. "Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler" konusunda yüksek lisans yaptıktan sonra "Halkla ilişkiler ve Tanıtım" bölümünde ikinci üniversite okudu. NATO da "Stratejik İletişim" danışmanı olarak görev yaptı. Halen savunma sanayisinde görevler almaktadır. DefenceTrend kurucusu ve editörlerinden birisi olup tecrübe ve bilgi birikimini okuyucuları ile paylaşmaktadır.

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.