
ABD Uzay Kuvvetleri Hipersonik Tehdit İçin Arayış İçinde
Büyük, pahalı ve sınırlı sayıdaki önleyiciler; hipersonik hız, alçak irtifa ve kısa karar süresi karşısında yeterli çözüm esnekliği sağlayamamaktadır
Uzaydan Önleme Arayışı: Space Force Üstü Örtülü Olarak Neyi Kabul Ediyor?
ABD Uzay Kuvvetleri’nin uzay tabanlı boost-phase önleyiciler için başlattığı yeni teknoloji arayışı, bir güç gösterisinden çok stratejik bir zorunluluğun ilanıdır. Balistik ve hipersonik tehditlerin mevcut savunma mimarilerini zorlaması, ABD’yi füze savunmasını daha erken safhaya taşımaya itmektedir. Bu yaklaşım, tehdidi henüz hızlanma yani ilk ateşleme aşamasındayken, manevra ve aldatma kabiliyeti kazanmadan önce durdurma hedefi taşır.
Bu girişim aynı zamanda, bugüne kadar taktik ve balistik füze savunmasının omurgasını oluşturan midcourse ve terminal safhada savunma anlayışının sınırlarına gelindiğinin üstü örtülü bir kabulüdür. Büyük, pahalı ve sınırlı sayıdaki önleyiciler; hipersonik hız, alçak irtifa ve kısa karar süresi karşısında yeterli çözüm esnekliği sağlayamamaktadır. Space Force’un “küçük, ucuz, dağıtık ve seri üretilebilir” uzay tabanlı önleyicilere yönelmesi, savunma mimarisinde nitel bir kırılmaya işaret etmektedir.
Uzay tabanlı boost-phase savunma, Golden Dome konseptinin en tartışmalı ama en kritik katmanlarından biridir. Bu yaklaşım, yalnızca sensörlerle tehdit izlemeyi değil; uzayı fiilen vurucu bir savunma alanına dönüştürmeyi gerektirir. Böylece Golden Dome, klasik füze savunmasından çıkarak, sürekli hazır bekleyen ve çok kısa sürede angajmana giren bir uzay mimarisine evrilmektedir. Uzay harekat alanı olarak gündeme uzun süre önce geldi. Artık uzay silahlanmaktadır.
Ancak bu model ciddi stratejik riskleri de beraberinde getirir. Uzaydan yapılan erken müdahale, karar sürelerini saniyelere indirir ve yanlış alarm durumunda kontrolsüz tırmanma riskini artırır. Ayrıca uzayın silahlandırılması, rakipleri daha agresif karşı önlemler ve yeni hipersonik konseptler geliştirmeye teşvik edebilir. Bu nedenle teknik fizibilite, stratejik istikrarla doğrudan çatışmaktadır.
Sonuç olarak Space Force’un uzay tabanlı boost-phase önleyici arayışı, hipersonik çağda füze savunmasının geldiği kritik eşiği göstermektedir. Bu adım, mutlak bir savunma çözümünden çok zaman kazanma ve karar üstünlüğünü koruma çabasıdır. Golden Dome’un geleceği, yalnızca yeni interceptorlarda değil; bu interceptorların nasıl, kim tarafından ve ne kadar sürede kullanılacağına karar veren C2 mimarisinde belirlenecektir.



