PESCO; AB’nin Savunmada “Ortak Proje” Mekanizması nedir?
PESCO nedir, ne işe yarar? Avrupa Birliği ülkeleri savunmada nasıl ortak proje geliştiriyor ve hangi kabiliyetleri hedefliyor?
PESCO; Avrupa’nın Savunmada “Ortak Proje” Mekanizması
Avrupanın güvenlik ortamı son yıllarda çok hızlı değişti: Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte konvansiyonel tehditler hızla geri dönerken, aynı anda hibrit saldırılar, siber operasyonlar, elektronik harp ve insansız sistemlerin ortamda yaygınlaşması Avrupa’yı savunma alanında kendi içinde daha “koordineli” hareket etmeye zorladı. İşte bu ihtiyacın doğrudan bir sonucu olarak öne çıkan yapılardan biri de PESCO oldu.
Açılımı Permanent Structured Cooperation olan PESCO, Türkçede en sade haliyle “AB ülkeleri arasında kalıcı yapılandırılmış savunma iş birliği” şeklinde ifade edilebilir. Bu mekanizma, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin savunma alanında sadece siyasi niyet beyanı yapmakla kalmayıp, somut projeler üzerinden ortak kabiliyet üretmesini hedeflemektedir.
PESCO’yu önemli kılan şey, “savunma iş birliği” söylemini romantik bir söylem olmaktan çıkarıp, takvimli ve ölçülebilir projeler haline getirmesidir. Yani PESCO bir anlamda, Avrupa’nın savunma tarafında aynı platformları geliştirme, aynı standartlarda çalışabilme ve ortak operasyon yapabilme kapasitesini artırmaya çalışan bir çerçevedir. Bu çerçeve sayesinde ülkeler; komuta-kontrol altyapılarından, deniz güvenliğine; insansız sistemlerden, askeri mobiliteye kadar farklı başlıklarda ortak projelere katılabiliyor. Böylece hem maliyet paylaşımı sağlanıyor, hem de “her ülkenin ayrı ayrı geliştirdiği birbirine uyumsuz sistemler” sorununa çözüm aranıyor.
Birlikte harekat için birlikte çalışabilirlik alt yapısı gerekli
PESCO’nun sahadaki etkisini anlamak için şu soruyu sormak yeterli: Avrupa ülkeleri bir kriz anında birlikte hareket etmek isterse, sadece aynı hedefe bakmaları yetmez; aynı frekansta konuşmaları, aynı veriyi paylaşmaları, aynı komuta mantığıyla çalışmaları gerekir. İşte PESCO projeleri bu ortak dili üretmeyi amaçlar. Bu nedenle PESCO, aslında sadece bir “savunma sanayi” girişimi değil; aynı zamanda Avrupa’nın birlikte savaşma (interoperability) kabiliyetini güçlendirmeye dönük stratejik bir adımdır.
Burada kritik bir ayrım var: PESCO, Avrupa’nın “NATO’dan kopuşu” gibi okunmamalı. Daha doğru okuma şudur: NATO Avrupa’nın güvenlik mimarisinin ana omurgası olmaya devam ederken, PESCO ise AB’nin kendi içinde kabiliyet üretme ve tamamlayıcılık iddiasını artıran bir araçtır. Özellikle Avrupa’nın bazı alanlarda dışa bağımlılığını azaltma isteği, PESCO’yu daha değerli hale getirmiştir. Çünkü modern savunma ortamında “sadece silah almak” yetmiyor; o sistemi sürdürecek lojistik, yazılım, eğitim, sensör ağı ve komuta-kontrol mimarisini de yönetmek gerekiyor.
Özetle PESCO; Avrupa’nın savunma reflekslerini güçlendirmek için oluşturduğu, ülkeleri “tek tek alım yapan müşteri” olmaktan çıkarıp, ortak geliştiren ve birlikte harekât yapan ortaklara dönüştürmeyi hedefleyen bir mekanizma olarak görülmelidir.
DefenceTrend açısından PESCO’nun önemi ise şurada yatıyor: Avrupa, komuta-kontrol, sensör füzyonu, elektronik harp ve ağ-merkezli harekât gibi alanlarda “degraded environment” (kısmi bozulmuş iletişim ortamı) şartlarına göre yeni bir savunma mimarisi inşa ederken, PESCO projeleri bu dönüşümün laboratuvarı gibi çalışıyor. Bu nedenle PESCO’yu takip etmek, sadece Avrupa savunma gündemini değil; geleceğin savaş ortamında hangi kabiliyetlerin belirleyici olacağını anlamak açısından da kritik bir pencere sunuyor.
PESCO ve CARD Bağlantısı
PESCO’yu doğru okumak için Avrupa Birliği’nin savunma planlama mimarisinde yer alan CARD (Coordinated Annual Review on Defence) mekanizmasına da kısaca değinmek gerekir. CARD, AB ülkelerinin savunma yatırımlarını, kabiliyet açıklarını ve birlikte geliştirme fırsatlarını düzenli olarak analiz eden; “Avrupa’nın nerede eksik kaldığını” görünür kılan bir değerlendirme çerçevesi olarak çalışır.
Bu yönüyle CARD, ortak ihtiyaç alanlarını belirleyip iş birliği alanlarını işaret ederken; PESCO ise bu ihtiyaçları somut projelere dönüştüren uygulama zemini haline gelir. Kısacası PESCO, Avrupa savunma iş birliğinin vitriniyse; CARD, bu vitrinde hangi kabiliyetlerin sergileneceğini belirleyen stratejik pusulalardan biridir.
Özetle PESCO; Avrupa’nın savunma reflekslerini güçlendirmek için oluşturduğu, ülkeleri “tek tek alım yapan müşteri” olmaktan çıkarıp, ortak geliştiren ve birlikte harekât yapan ortaklara dönüştürmeyi hedefleyen bir mekanizma olarak görülmelidir.
DefenceTrend açısından PESCO’nun önemi ise şurada yatıyor: Avrupa, komuta-kontrol, sensör füzyonu, elektronik harp ve ağ-merkezli harekât gibi alanlarda “degraded environment” (kısmi bozulmuş iletişim ortamı) şartlarına göre yeni bir savunma mimarisi inşa ederken, PESCO projeleri bu dönüşümün laboratuvarı gibi çalışıyor. Bu nedenle PESCO’yu takip etmek, sadece Avrupa savunma gündemini değil; geleceğin savaş ortamında hangi kabiliyetlerin belirleyici olacağını anlamak açısından da kritik bir pencere sunuyor.



