Pentagon Gerçek Savaş Eğitimi için “Top Drone” Okulunu Açtı
ABD Savunma Bakanlığı, Indiana’daki Camp Atterbury’de “Top Drone” okulunu açtı. Operatörler, gerçek tehdit ortamlarında taktiksel ve teknolojik eğitimden geçti.
Pentagon, İlk “Top Drone” Okulunu Açtı: İHA Operatörlerine Gerçek Savaş Alanı Eğitimi
ABD Savunma Bakanlığı, Indiana’daki Camp Atterbury’de ilk kez düzenlediği “Top Drone” programıyla insansız hava aracı (İHA) operatörlerine savaş ortamını birebir taklit eden bir eğitim parkuru sundu. Bu girişim, 2027’ye kadar İHA hakimiyetini artırmayı hedefleyen Pentagon’un eğitim ve teknoloji stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.
Eğitim Alanı: Gerçek Tehditlere Benzeyen Parkurlar
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), geçtiğimiz ay Indiana eyaletinde yer alan Camp Atterbury’de, “Top Drone” adını verdiği ilk İHA operatör okulunu resmen başlattı.
Bu eğitim, Technology Readiness Experimentation (T-REX) adlı teknoloji hazırlık deneyi kapsamında düzenlendi ve askeri, endüstriyel ve akademik paydaşlara açık şekilde yürütüldü.
Programın amacı, operatörlerin hem taktiksel hem de teknik becerilerini, gerçek savaş koşullarını taklit eden zorlu bir ortamda test etmekti. Eğitim parkuru, kentsel savaş alanına benzer biçimde tasarlandı; drone operatörleri manevra, dayanıklılık, keşif ve hedef tespiti gibi görevleri yerine getirdi.
Katılımcılar arasında ABD Ordusu Muharebe Ölümcüllük Görev Gücü ve Havacılık Mükemmeliyet Merkezi (Army’s Combat Lethality Task Force and its Aviation Center of Excellence.) de yer aldı. Kullanılan sistemler, bağımsız FPV (first-person view, birinci şahıs görüş) İHA’lar ile fiber-optik bağlantılı platformların karışımından oluştu.
“Top Drone” Modeli: Operatör + Teknoloji + Simülasyon
Pentagon’un Hızlı Değerlendirme ve Prototip Teknolojisi Görev Gücü Komutanı Yarbay Matt Limeberry, programın “iki yönlü” fayda sağladığını belirtiyor:
“Hem operatörlerin taktiksel becerilerini geliştiriyor hem de endüstrinin, bu tehditleri taklit eden ortamlarda sistemlerini doğrulamasına imkan tanıyoruz.”
Limeberry ayrıca, bu girişimin İHA karşıtı sistemlerin (C-UAS) ve sensörlerin performansını doğrulama açısından da kritik olduğunu ifade etti.
Pentagon, ilerleyen dönemde her yıl en az iki Top Drone etkinliği düzenlemeyi planlıyor. Hedef, programın ilerleyen sürümlerinde elektronik harp (EW) sıkıştırması, sinyal bozucu ortamlar ve düşman tehdit taklitleriyle eğitimin karmaşıklığını artırmak.
T-REX 2025: 58 Yeni Teknoloji Testte
“Top Drone” eğitimi, daha geniş kapsamlı T-REX 2025 denemelerinin bir parçası. Bu yılki etkinlikte 58 farklı İHA ve karşı-İHA teknolojisi değerlendirildi.
Katılan firmaların bir kısmı Savunma Bakanlığı’yla daha önce hiç çalışmamış, ancak kritik kabiliyet açığını kapatma potansiyeline sahip yeni girişimlerdi.
Program kapsamında, operatör eğitimlerinin yanı sıra, Deniz Piyadeleri Saldırı İHA Ekibi tarafından canlı ateş tatbikatları da yapıldı.
Elde edilen veriler, hem askeri eğitim planlaması hem de özel sektör inovasyonu için geri besleme sağladı.
Yeni Parkur Yolda: Ormanlık ve Elektronik Harp Ortamı
Camp Atterbury’de ikinci bir parkur inşası da başladı. Bu parkur, daha yoğun ve ormanlık bölgelerdeki operasyonları simüle edecek şekilde tasarlandı.
Pentagon, ilerleyen dönemde elektronik savaş, sinyal karıştırma ve GPS bozucu ortamları da bu parkurlara entegre etmeyi planlıyor.
Amaç, operatörlerin “rekabetçi tehdit koşullarında” uçabilme kabiliyetini geliştirmek.
Stratejik Hedef: 2027’ye Kadar “İHA Hakimiyeti”
Pentagon’un “İHA hakimiyeti” olarak tanımladığı strateji, sadece daha fazla drone üretmek değil; aynı zamanda bu araçları kullanacak personelin, komuta zincirinin ve eğitim altyapısının da dönüşümünü içeriyor.
2027’ye kadar ABD ordusunun her seviyede İHA entegrasyonuna hazır hale gelmesi hedefleniyor.
“Top Drone” ve “T-REX” projeleri, bu vizyonun iki kritik sac ayağı olarak görülüyor:
Operatör kabiliyetlerini geliştirmek,
Yeni teknolojileri hızlı test-değerlendirme döngüsüne sokmak.
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu girişim, İHA savaşının artık yalnızca donanım ve yazılım meselesi olmadığını; insan-sistem-prosedür bütünleşmesinin ön plana çıktığını gösteriyor.
Türkiye, halihazırda Bayraktar, ANKA, AKSUNGUR, KARGU gibi güçlü platformlara sahip olsa da, bu alanda bir “operatör mükemmeliyet merkezi” modeline yönelirse, yeni nesil doktriner üstünlük sağlayabilir.
Ayrıca, endüstriyel kenevir gibi yenilikçi malzemelerden üretilmiş kompozit gövdelerin, İHA eğitimi sırasında düşük maliyetli eğitim platformlarında kullanılması, sürdürülebilir savunma sanayi için stratejik bir avantaj yaratabilir.
Bu bağlamda Pentagon’un “Top Drone” modeli, Türk savunma ekosistemine hem eğitim-odaklı hem de sanayi-odaklı bir ilham örneği sunuyor.





