
Doygunluğa Ulaşma Sorunu Golden Dome’un Yumuşak Karnı
Golden Dome’un karşı karşıya olduğu asıl risk, interceptor stoklarının tükenmesi değil, karar süreçlerinin doygunluğa ulaşmasıdır.
Karar Doygunluğu: Yeni Nesil Saturation Tehdidi
Füze Yağmurundan Karar Yağmuruna Geçiş
Golden Dome’a yönelik eleştiriler, doygunluk saldırısı kavramının artık yalnızca füze ve mühimmat sayısıyla ölçülemeyeceğini ortaya koymaktadır. Geleneksel yaklaşımda savunma sistemleri, çok sayıda balistik veya seyir füzesinin aynı anda fırlatılmasıyla fiziksel olarak zorlanırken; yeni nesil tehditlerde amaç, savunma mimarisinin karar üretme kapasitesini aşındırmaktır. Bu çerçevede Golden Dome’un karşı karşıya olduğu asıl risk, interceptor stoklarının tükenmesi değil, karar süreçlerinin doygunluğa ulaşmasıdır.

Sahte Hedefler, Drone Sürüleri ve Decoy Stratejileri
Karar doygunluğu tehdidinin merkezinde, gerçek ve sahte hedeflerin bilinçli olarak iç içe geçirilmesi yer almaktadır. Düşük maliyetli drone sürüleri, elektronik aldatma unsurları ve radar decoy’ları; Golden Dome’un sensör ve karar katmanlarını sürekli veri üretmeye zorlamaktadır. Her iz, sistem tarafından potansiyel bir tehdit olarak ele alınmakta; bu da analiz, sınıflandırma ve önceliklendirme süreçlerini ağırlaştırmaktadır. Eleştirmenlere göre bu yaklaşım, savunma sistemini fiziksel olarak değil, bilişsel olarak yıpratmayı hedeflemektedir.
Karar Bant Genişliği: Yeni Kritik Kaynak
Golden Dome mimarisinde karar, sınırlı ve değerli bir kaynak hâline gelmiştir. Sensörlerden gelen yoğun veri akışı, komuta-kontrol merkezlerinin işlem kapasitesini ve insan–makine etkileşimini zorlamaktadır. Bu durum, klasik mühimmat tüketiminden farklı olarak “karar bant genişliği” kavramını ön plana çıkarmaktadır. Analistlere göre, geleceğin doygunluk saldırılarında hedef; füze rampalarını değil, karar alma hızını ve doğruluğunu düşürmek olacaktır.
Yanlış Önceliklendirme Riski
Karar doygunluğu senaryolarında sistemin en büyük açmazı, gerçek tehdit ile düşük öncelikli hedefleri ayırt etme yeteneğidir. Çok sayıda iz arasında yapılan yanlış önceliklendirmeler, yüksek değerli tehditlerin geç algılanmasına veya yanlış katmanda karşılanmasına yol açabilir. Bu durum, Golden Dome’un fiziksel savunma kapasitesi intact kalsa bile operasyonel başarısızlık yaşamasına neden olabilir. Eleştirmenler, bu riskin özellikle hipersonik ve çok katmanlı saldırı senaryolarında daha da belirginleştiğini vurgulamaktadır.
Savunma Mimarisinde Zihinsel Yorgunluk Etkisi
Karar doygunluğu yalnızca teknik sistemleri değil, insan operatörleri de doğrudan etkilemektedir. Sürekli alarm durumu, yüksek veri yoğunluğu ve zaman baskısı altında çalışan komuta personelinde zihinsel yorgunluk oluşması kaçınılmazdır. Bu durum, insan–Yapay Zeka (AI) ortak karar modelinde hatalı onaylar veya gecikmeler şeklinde kendini gösterebilir. Eleştiriler, Golden Dome’un sürdürülebilirliğinin yalnızca teknolojik değil, insan faktörüne bağlı olduğunu da ortaya koymaktadır.
Net Çıkarım
Yeni nesil doygunluk saldırıları, Golden Dome’u füze sayısıyla değil; karar yüküyle sınamaktadır.
Bu nedenle geleceğin savunma savaşları, mühimmat değil bilişsel kapasite üzerinden şekillenecektir.
Golden Dome tartışması, füze savunmasının değil; modern savaşta kararın kime, nasıl ve ne hızda ait olacağının tartışmasıdır.





