
Çin ve ABD Uzay Savaşları için hazırlanıyorlar
ABD Space Force istihbaratına göre Çin’in yörüngedeki uydu sayısı 1.189’a ulaştı. Bunun 500’den fazlası ISR kabiliyetli uydulardan oluşuyor.
Çin Uzay Savaşına Hazırlanıyor
ABD Space Force: “En Büyük Tehdit Uzaydan Geliyor”
Çin, uzayı artık yalnızca askerî harekâtları destekleyen bir alan olarak değil, doğrudan savaşın kazanılıp kaybedileceği bir cephe olarak konumlandırıyor. Bu değerlendirme, U.S. Space Force’un üst düzey komutanlarından Douglas Schiess’in açıklamalarıyla açık biçimde teyit edildi.
ABD’ye göre Çin, ayda neredeyse yeni bir uzay yeteneği devreye sokarak Amerikan uydu altyapısını risk altına alıyor. Bu yalnızca teknoloji yarışı değil; bilinçli ve sistematik bir askerî hazırlık süreci.

Uzay Tabanlı “Kill Chain” İnşası
Douglas Schiess’in vurguladığı “uzay destekli kill chain”, Çin’in henüz teorik bir konsepti değil; büyük ölçüde sahaya inmiş, test edilmiş ve bölgesel çatışmalar için optimize edilmiş bir mimari. Çin’in geldiği nokta ve hedeflediği yön net biçimde ayrışıyor. Çin’in uzay destekli bir kill chain (öldürme zinciri) yapısı kurması. ABD nin dikkatini çekiyor Bu yapı sayesinde Çin:
- Deniz, kara ve hava unsurlarını çok daha uzak mesafelerden
- Uzay tabanlı ISR (istihbarat–gözetleme–keşif) ile tespit edebiliyor,
- Gerçek zamanlı hedefleme ve hassas vuruş kapasitesini artırıyor.
Bu yaklaşım, uzayın pasif destek alanı değil, doğrudan taarruz mimarisinin merkezi hâline geldiğini gösteriyor.
Sayılarla Çin’in Uzay Gücü
ABD Space Force istihbaratına göre Çin’in yörüngedeki uydu sayısı 1.189’a ulaştı. Bunun 500’den fazlası ISR kabiliyetli uydulardır. Çin uzay farkındalığını her geçen gün arttırmaktadır.
- Optik ve multispektral sensörler
- SAR radar sistemleri
- Radyo frekans (RF) istihbarat uyduları
Çin’in bu kapasitesi; uçak gemileri, ileri konuşlu birlikler ve hava filolarının hem dost hemde ABD envanteri için sürekli izlenebilmesi anlamına geliyor.
Counter-Space = Uzay Savaşı
Çin’in geliştirdiği counter-space yetenekleri (uydu karıştırma, körletme, ASAT sistemleri) ABD açısından kırmızı çizgi olarak değerlendiriliyor. Çünkü uzay üstünlüğünün kaybı:
Erken uyarının çökmesi, komuta-kontrolün zayıflaması ve savaşın kaybedilmesi anlamına geliyor.
Bu nedenle Washington, Çin’i artık “gelecek tehdit” değil, mevcut ve aktif bir uzay rakibi olarak tanımlıyor.
ISR Katmanı: Büyük ölçüde olgun
Çin, uzay tabanlı kill chain’in ilk ve en kritik halkası olan ISR katmanını büyük ölçüde tamamlamış durumda. 500’ü aşkın ISR kabiliyetli uydu; optik, multispektral, SAR ve RF/ELINT sensörleriyle yörüngede sürekli veri üretiyor. Bu yapı sayesinde PLA, ABD ve müttefiklerine ait uçak gemileri, amfibi görev grupları, hava üsleri ve ileri konuşlu birlikleri geniş bir coğrafyada kesintisiz biçimde izleyebiliyor.
Bu aşamada Çin’in en büyük kazanımı, rakiplerinin operasyonel görünmezliğini ortadan kaldırması oldu. Özellikle Pasifik’te, ABD ve müttefik unsurlarının “saklanarak manevra” kabiliyeti ciddi biçimde aşınmış durumda.
Hedefleme & Sensör Füzyonu
Çin, uzaydan elde ettiği ISR verisini tek başına kullanan bir sensör yaklaşımının ötesine taşıyarak çok katmanlı sensör füzyonu içine yerleştirmiş durumda. Uydular; İHA’lar, OTH ( Over-the-Horizon) radarlar, deniz devriye unsurları ve kara konuşlu sensörlerle entegre çalışıyor. Bu entegrasyon, yakın gerçek zamanlı hedef üretimini mümkün kılıyor.
Bu yapı özellikle anti-ship ballistic missile (ASBM) konsepti açısından kritik bir eşik anlamına geliyor. Hareketli ve yüksek değerli hedefler — özellikle uçak gemileri — artık yalnızca tespit edilen değil, sürekli güncellenen ve vurulabilir hedefler hâline geliyor. Kill chain bu noktada keşiften çıkıp fiilî vuruş kabiliyetine yaklaşmış durumda.
Vuruş Entegrasyonu: Bölgesel düzeyde hazır
Çin’in uzay destekli kill chain’i bugün itibarıyla küresel ölçekte değil, ancak bölgesel olarak derinlemesine çalışıyor. Odak noktası; Tayvan Boğazı, Güney Çin Denizi ve Birinci Ada Zinciri. Bu bölgelerde sensör–hedef–vuruş döngüsü birbirine sıkı biçimde bağlanmış durumda.
Uzun menzilli sistemler — özellikle DF-21D ve DF-26 — uzay tabanlı hedef güncellemeleriyle hareketli hedeflere karşı kullanılabilirliğe yaklaşıyor. Bu nedenle Çin’in mevcut yaklaşımı küresel değil, fakat hedeflenen bölgelerde son derece yoğun ve tehlikeli bir vuruş mimarisi ortaya koyuyor.
DefenceTrend Değerlendirmesi
Çin uzaya hazırlanıyor değil; uzayı savaşa hazırlıyor.
Uydu sayısındaki patlama, ISR yoğunluğu ve counter-space yatırımları, Pekin’in uzayı geleceğin değil, bugünün savaş alanı olarak gördüğünü net biçimde ortaya koyuyor.
ABD daha önceden uzayı yeni harekat alanı olarak ilan etmiş durumdadır. Artık uzayda her iki ülkenin de uzay uçakları uzayda dolanmakta ve manevralar yaparak uzay operasyonlarına hazırlanmaktadırlar.





