Hava Kuvvetleri

Bombardıman uçaklarıyla ilgili İran saldırısından çıkan ders

ABD, İran’daki nükleer tesislere yönelik Midnight Hammer operasyonundan sonra bombardıman uçaklarıyla güvenli haberleşme ve C2 mimarisini geliştirmek istiyor.

22 Haziran’da icra edilen ve kamuoyuna “Operation Midnight Hammer” olarak yansıyan taarruz, ABD’nin İran’daki yer altına ,derine gömülü nükleer tesislere karşı gerçekleştirdiği en karmaşık sığınak delici operasyonlarından biri olarak öne çıktı.

Operasyonda kullanılan GBU-57 Massive Ordnance Penetrator (MOP) mühimmatı, ABD’nin en ağır ve en yüksek nüfuz kabiliyetine sahip konvansiyonel bunker-buster silahı olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 30.000 pound (≈13,6 ton) toplam ağırlığa sahip olan mühimmatın, yaklaşık 26.000 poundluk kısmı yüksek mukavemetli çelik penetratör gövdesinden oluşuyor.

Bu yoğun kütle ve sertleştirilmiş yapı sayesinde GBU-57, hedefe yüksek kinetik enerji ile nüfuz ederek 200 feet’e (≈60 metre) varan kaya veya derin beton koruma katmanlarını delip yer altındaki stratejik tesisleri imha edebilecek şekilde tasarlandı. Bu kabiliyet, özellikle dağ altına gömülü nükleer altyapılara karşı ABD’nin elindeki en kritik konvansiyonel taarruz seçeneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

ABD Hava Kuvvetleri yetkililerine göre operasyon:

  • İstihbarat

  • Platform entegrasyonu

  • Görev planlama

  • Hedefleme doğruluğu

açısından başarılı kabul edildi.

Ancak asıl dikkat çekici sonuç teknik değil, haberleşme ve komuta-kontrol mimarisi oldu.

USAF “Başarıyı Sürdürmek İçin Muhabere Yetenekleri Gelişmeli”

USAF Global Strike Command Komutan Yardımcısı Korg. Jason Armagost, operasyon sonrası yapılan değerlendirmede kritik bir noktaya işaret etti:

Bombardıman görev paketlerinin durumlarını ve “go” komutunu güvenli biçimde iletememesi tüm sistem için bir hatadır.

Bu ifade, modern stealth taarruzlarda artık yalnızca platform görünmezliğinin değil, şu üç unsurun da kritik olduğunu gösteriyor:

  • Güvenli veri aktarımı

  • Anlık olarak görev durumu hakkında paylaşım

  • Görev komutanlığı ile cockpit arası veri akışı

Yani mesele artık sadece “hedefe sızmak” değil, sızarken bağlantıda kalabilmek.

USAF Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan Binbaşı Claire Randolph ise daha farklı bir riske dikkat çekti:

Eğer muharip komutanlara doğrudan cockpit erişimi verilirse:

  • Operasyonel karar zinciri bozulabilir, en üst halka ile en son halka buluşur ve ara halkalar saf dışı kalır,

  • Pilotun operasyon esnasında komuta otoritesi ve durumsal farkındalığı zayıflayabilir

  • Durumsal farkındalığı sınırlı olan aktörler bu sınırlı farkındalık ile karar sürecine dahil olabilir

Randolph bunu şu senaryo ile özetledi:

CENTCOM komutanından her B-2 cockpit’ine doğrudan hat çekildiğini düşünün — bu karar otoritesini genişletir ama farkındalığı genişletmez.

Bu tartışma aslında klasik bir C2 gerilimini yansıtıyor:

Avantaj Risk
Daha hızlı komuta akışı Yetki karmaşası
Gerçek zamanlı yönlendirme Pilot inisiyatif kaybı
Merkezi kontrol artışı Mission command zayıflaması

Yani dijitalleşme arttıkça “Speed vs Authority Balance” sorunu büyüyor.

USAF’in çözümü ise yeni nesil platform mimarisinde yatıyor.

B-21 Raider programı, yalnızca bir bombardıman uçağı değil; aynı zamanda bir veri düğümü (data node) olarak tasarlanıyor. Bu konuyu daha önce Airpower  as a network başlıklı yazımızda incelemiştik.

Öne çıkan özellikleri:

  • Gelişmiş veri paylaşımı

  • Güvenli ağ mimarisi

  • Düşük görünürlük + yüksek bağlantı

  • Kill Web entegrasyonu

Üretici Northrop Grumman, Raider’ı bu nedenle “dünyanın ilk 6. nesil uçağı” olarak tanımlıyor.

Bu tanımın arkasındaki mantık:

Platform + Network + Data Fusion = 6th Gen

Analiz: Midnight Hammer’ın Asıl Dersi

Operasyon teknik olarak bunker-buster mühimmat başarısı gibi görünse de, stratejik ders bambaşka: entegrasyon ve iletişim birlikte çalışabilirlik için olmazsa olmaz. Her kademede birlikte uyum içinde çalışmak gerekli

Stealth tek başına yeterli değil

Görünmez olmak iletişimsiz kalmayı telafi etmiyor. Platformlar arası iletişim ve C2 iletişimi değerli bir yetenek

Penetrating strike = Network dependent

Derin taarruz görevleri artık veri akışına bağımlı. Entegrasyon her domain için olmazsa olmaz. Domain Integration Network ( DIN ) olarak kısaca ifade edilen derin konu bir zorunluluk.

C2 mimarisi platform kadar kritik

Uçak değil ağ kazanıyor. AC2 Advance Command Control öne çıkan bir fonksiyon

Yetki mimarisi yeniden tanımlanıyor

Merkezi kontrol ile cockpit inisiyatifi dengelenmeli.

DefenceTrend Yorumu

Midnight Hammer sonrası USAF’in vardığı sonuç, geleceğin hava taarruz doktrinini özetliyor:

“Stealth platformlar tek başına savaş kazanmaz — entegre olarak stealth ve diğer hava platformlar ile birlikte çalışarak kazanabilir.”

Bu yaklaşım:

gibi kavramların neden birlikte anıldığını da açıklıyor.

B-21’in oyuna girmesiyle birlikte gelecekte benzer operasyonlar:

  • Çok daha az platformla

  • Daha kısa karar döngüsüyle

  • Daha yüksek veri güvenliğiyle icra edilebilecek

    Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

    icra edilebilecek.

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.