Drone Teknolojisi

Paris 2024’ün Katmanlı Anti-Drone Savunması

Paris 2024 Olimpiyatlarında kurulan anti-drone savunmasının komuta yapısı, sensörleri, elektronik harp sistemleri ve operasyonel sonuçları.

Paris Olimpiyatlarında Anti-Drone Savunması Nasıl Kuruldu?

Paris 2024 Olimpiyatları, Paris 2024 Olimpiyatları, Fransa’nın başkenti Paris’in merkezinde ve hemen dışındaki yakın çevre şehirlerde (özellikle Seine-Saint-Denis bölgesinde) yapıldı. Şehrin tarihi dokusunu korumak için 34 farklı tesis kullanıldı.

Fransa, Paris 2024’te askerî hava savunması ile iç güvenlik güçlerini aynı C-UAS mimarisinde birleştirdi

Paris 2024 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları, yalnızca dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olmadı. Aynı zamanda yoğun nüfuslu bir metropol üzerinde, çok sayıda etkinlik alanının eş zamanlı olarak korunmasını gerektiren son derece karmaşık bir hava sahası güvenliğinin sağlanmasına yönelik bir operasyona dönüştü.

Fransa açısından en önemli tehdit alanlarından biri küçük insansız hava araçlarıydı. Ticari olarak kolayca temin edilebilen, düşük irtifada uçabilen ve klasik hava savunma radarları tarafından her zaman kolaylıkla tespit edilemeyen drone’lar; izinsiz görüntüleme, protesto gösterileri, hava sahasını ihlal, istihbarat toplama, patlayıcı taşıma veya doğrudan saldırı amacıyla kullanılabilirdi.

Bu nedenle Paris 2024 güvenlik planında anti-drone mücadelesi, genel hava savunmasının küçük bir alt görevi olarak görülmedi. Fransız makamları tarafından kendi komuta merkezleri, sensörleri, müdahale araçları ve angajman prosedürleri bulunan ayrı bir operasyonel görev alanı olarak ele alındı.

Fransa Hava ve Uzay Kuvvetleri, ağır anti-drone sistemleriyle birlikte birkaç düzine hafif ve taşınabilir müdahale timinin görevlendirileceğini açıkladı. Bununla birlikte Kara Kuvvetleri, Jandarma, Ulusal Polis ve diğer kamu kurumlarının sahip olduğu anti-drone kabiliyetleri de aynı mimari içinde koordine edildi. Böylece Paris üzerinde yalnızca bir sistem değil, farklı kurumlara ait çok sayıda sensör ve efektörden oluşan katmanlı bir C-UAS ağı kuruldu.

Drone tehdidi neden ayrı bir görev alanı oldu?

Küçük drone’lar, geleneksel hava tehditlerinden farklı özelliklere sahip. Düşük hızda ve çok düşük irtifada uçmaları, şehir içindeki binalar arasında hareket edebilmeleri ve küçük radar kesit alanları nedeniyle tespit edilmeleri oldukça güç olabiliyor.

Üstelik Olimpiyatlar gibi büyük organizasyonlarda gökyüzündeki her drone düşman kabul edilemiyor. Televizyon yayınlarında, güvenlik görevlerinde, teknik denetimlerde veya bazı spor müsabakalarının yönetiminde izinli drone’lar da kullanılabiliyor.

Bu nedenle savunma sisteminin yalnızca bir hava aracını tespit etmesi yeterli değil. Tespit edilen hedefin:

  • Drone olup olmadığının belirlenmesi,
  • İzinli veya izinsiz olduğunun anlaşılması,
  • Operatörünün ve uçuş amacının araştırılması,
  • Tehdit seviyesinin değerlendirilmesi,
  • Uygun müdahale yönteminin seçilmesi

gerekiyor.

Bu süreç, askerî terminolojide hedef tespiti ile angajman arasındaki kimliklendirme ve karar zincirinin şehir güvenliğine uyarlanması anlamına geliyor. Nitekim Fransız yetkililer de medya, güvenlik ve hakemlik faaliyetlerinde kullanılan izinli drone’lar nedeniyle bütün uçuşların doğrudan engellenemeyeceğini vurguladı.

Üç seviyeli anti-drone komuta yapısı

Paris 2024’ün en dikkat çekici unsurlarından biri, anti-drone mücadelesi için oluşturulan üç seviyeli komuta ve kontrol yapısıydı.

Fransız makamları bu merkezleri “Centre Opérationnel de Lutte Anti-Drones”, yani Anti-Drone Mücadele Operasyon Merkezi anlamına gelen COLAD adıyla tanımladı.
PARİS 2024 Olimpiyatlarında karşı drone tedbirleri

COLAD 1: Ulusal ve askerî koordinasyon seviyesi

Sistemin en üstünde COLAD 1 bulunuyordu. Bu merkez, Fransız Hava ve Uzay Kuvvetlerinin sorumluluğundaydı.

COLAD 1’in görevi, ülke genelindeki anti-drone hava resmini takip etmek, farklı bakanlıklar ve güvenlik kurumları tarafından kullanılan sistemleri koordine etmek ve genel hava güvenliği operasyonuyla anti-drone faaliyetleri arasında bağlantı kurmaktı.

Bu yapılanma sayesinde drone tehdidi, Paris üzerinde görev yapan savaş uçakları, helikopterler, hava savunma sistemleri ve hava trafik kontrol unsurlarından bağımsız olarak ele alınmadı. C-UAS faaliyetleri, Fransa’nın Daimî Hava Güvenliği Duruşu ile Olimpiyatlar için oluşturulan özel hava güvenliği düzeninin bir parçası haline getirildi.

Fransa’nın Daimî Hava Güvenliği Duruşu, ülke hava sahasına giren hava araçlarının tespit edilmesini, tanımlanmasını ve gerektiğinde önlenmesini amaçlıyor. Olimpiyatlar sırasında bu yapı ek radarlar, hava platformları ve yer konuşlu sistemlerle güçlendirildi.

COLAD 2: Paris bölgesindeki operasyonel koordinasyon

İkinci seviye merkez, Paris Polis Prefektörlüğü (Prefektörlük, Fransa’daki bir bölgenin veya büyük kentin devlet adına yönetilen idarî ve güvenlik makamıdır.) bünyesinde oluşturuldu.

Olimpiyat etkinliklerinin büyük bölümünün Île-de-France bölgesinde düzenlenmesi nedeniyle COLAD 2, başkent çevresindeki anti-drone operasyonlarının bölgesel koordinasyonundan sorumlu tutuldu.

Bu merkez, askerî hava güvenliği makamları ile polis, jandarma, yerel güvenlik birimleri ve Olimpiyat alanlarında konuşlandırılan müdahale ekipleri arasında bağlantı sağladı.

Böylece ulusal seviyede oluşturulan hava resmi ve tehdit değerlendirmeleri, Paris’in farklı bölgelerinde görev yapan saha birliklerine aktarılabildi.

COLAD 3: Tehdide en yakın saha seviyesi

Üçüncü seviye merkezler ise korunacak tesislere ve müsabaka alanlarına yakın konuşlandırıldı.

COLAD 3 merkezlerinin görevi, kendi sorumluluk bölgelerindeki sensörleri ve müdahale ekiplerini yönetmek, tespit edilen drone’ları değerlendirmek ve gerektiğinde doğrudan karşı tedbir uygulamaktı.

Örneğin Charles de Gaulle–Le Bourget bölgesindeki COLAD 3, Hava Ulaştırma Jandarmasının sorumluluğuna verildi. Merkez; Charles de Gaulle ve Le Bourget havalimanlarının yanı sıra medya köyü, Le Bourget tırmanış tesisi, Arena Paris Nord ve Georges-Valbon Parkı’ndaki taraftar bölgesi gibi farklı noktaların korunmasına katkı sağladı.

Bu yapı, stratejik seviyeden taktik seviyeye uzanan bir komuta zinciri meydana getirdi:

Stratejik seviye de COLAD 1 → Ulusal hava resmi ve genel koordinasyon

Operatif seviyede COLAD 2 → Paris bölgesinin kurumlar arası yönetimi

Taktik seviyede COLAD 3 → Yerel sensörler, saha ekipleri ve doğrudan müdahale

Fransız Jandarması, bu üç seviyeli yapılanmanın sahadaki unsurların hava güvenliği komuta zincirine bağlanmasını sağladığını açıkladı.

Tespit, teşhis ve etkisizleştirme zinciri

Paris 2024 anti-drone savunması, tek bir teknolojiye dayanmıyordu. Farklı fiziksel prensiplerle çalışan sensörler ve karşı tedbir araçları birlikte kullanıldı.

Bir drone’un etkisiz hale getirilmesine kadar geçen süreç genel olarak dört aşamada yürütüldü:

Tespit

İlk aşamada radarlar ve diğer elektronik sensörler kullanılarak alçak irtifadaki hava hareketliliği takip edildi.

Küçük drone’ların radar kesit alanlarının düşük olması, özellikle şehir içinde tespit sorunlarına neden olabilir. Binalar, vinçler, kuşlar, araçlar ve diğer hareketli nesneler yanlış alarmlar oluşturabilir.

Bu nedenle radar verisinin tek başına kullanılması yerine farklı sensörlerin sağladığı verilerin birleştirilmesi gerekiyordu.

Uzun Menzilli Öldürme Zinciri long Range Kill Chain LMKC
Uzun Menzilli Öldürme Zinciri long Range Kill Chain LMKC. F2T2EA dan sonra JADC2 ile gündeme geldi

Teşhis ve takip

Radar tarafından tespit edilen hedefler elektro-optik ve kızılötesi kameralarla incelendi.

Ayrıca uygun durumlarda drone ile uzaktan kumandası arasındaki radyo frekansı bağlantısı araştırıldı. Böylece yalnızca drone’un konumu değil, operatörünün bulunduğu yer hakkında da bilgi elde edilmesi amaçlandı.

Tespit edilen hedefin kuş, sivil hava aracı, izinli drone veya izinsiz drone olup olmadığı değerlendirildi.

Karar

Drone’un uçuş izninin bulunup bulunmadığı, korunan alana yaklaşma yönü, taşıdığı olası yük ve operatörün davranışları incelendi.

Bu noktada tehdit değerlendirmesinin hızla yapılması gerekiyordu. Çünkü küçük bir drone, birkaç dakika içinde güvenlik çevresini aşarak kalabalıkların veya kritik tesislerin üzerine ulaşabilir.

Etkisizleştirme

Tehdit olarak değerlendirilen drone’lara karşı elektronik karıştırma başta olmak üzere farklı karşı tedbirler uygulanabildi.

Karıştırıcı sistemler drone ile operatörü arasındaki kontrol bağlantısını veya uydu navigasyon sinyallerini bozabiliyor. Bunun sonucunda drone bulunduğu noktaya iniş yapabilir, başlangıç noktasına dönmeye çalışabilir veya kontrol kabiliyetini kaybedebilir.

Bununla birlikte yoğun nüfuslu şehir alanlarında bir drone’un kontrolsüz biçimde düşürülmesi de ayrı bir risk oluşturuyor. Dolayısıyla seçilecek karşı tedbirin yalnızca drone’u durdurması değil, yerdeki insanları ve altyapıyı da tehlikeye atmaması gerekiyor.

Paris modeli bu nedenle “gördüğün drone’u vur” yaklaşımına değil; tespit, kimliklendirme, tehdit değerlendirmesi ve kontrollü müdahale zincirine dayanıyordu.

Ağır (Araç üzerine veya sabit mevzilere konuşlandırılan ) sistemler ile taşınabilir timler birlikte kullanıldı

Fransa, Olimpiyatlar için ağır (Araç üzerine veya sabit mevzilere konuşlandırılan geniş alan etkili anti-drone sistemleri) ve hafif anti-drone sistemlerini birlikte görevlendirdi.

Ağır sistemler daha geniş alanları gözetlemek, hava hedeflerini uzun mesafeden tespit etmek ve stratejik noktalar çevresinde koruma sağlamak amacıyla kullanıldı. Taşınabilir sistemler ve anti-drone timleri ise müsabaka alanlarının, stadyumların, tören bölgelerinin ve kritik tesislerin yakınında konuşlandırıldı.

Fransız Savunma Bakanlığının Olimpiyat hazırlıkları kapsamında açıkladığı sistemler arasında BASSALT ve RADIANT gibi ağır anti-drone sistemleri ile taşınabilir karıştırıcı silahlar bulunuyordu.

Paris 2024 hava güvenliği operasyonunun ardından yayımlanan resmî değerlendirmede ise Fransız Hava ve Uzay Kuvvetlerinin kendi PARADE, BASSALT, DRONE BLOCKER ve L2AD kabiliyetlerini diğer kuvvetlerin ve iç güvenlik kurumlarının sistemleriyle birlikte kullandığı belirtildi.

BASSALT ve RADIANT

BASSALT ve RADIANT, drone’ların tespit edilmesi, takip edilmesi ve elektronik yöntemlerle engellenmesi için kullanılan ağır sistemler arasında yer aldı.

Bu sistemler sabit veya yarı sabit koruma noktaları oluşturarak geniş alanların gözetlenmesini sağladı. Olimpiyatlardan önce gerçekleştirilen tatbikatlarda iki sistemin koordineli şekilde çalıştırılması ve taşınabilir karıştırıcı kullanan timlerle birlikte görev yapması denendi.

PARADE

PARADE programı, Fransa’nın büyük etkinliklerin ve kritik altyapıların korunması amacıyla geliştirdiği önemli anti-drone projelerinden biriydi.

Sistem radar, elektro-optik sensör, komuta-kontrol yazılımı ve elektronik karşı tedbir unsurlarını bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bununla birlikte Olimpiyatlardan önce yapılan bazı testlerde sistemin performansı hakkında Fransız basınına yansıyan eleştiriler ortaya çıktı.

Bu durum Paris 2024 açısından önemli bir gerçeği gösterdi: Anti-drone savunması yalnızca yeni bir sistem satın alınarak kurulamaz. Sistemlerin gerçek şehir ortamlarında denenmesi, diğer sensörlerle birlikte çalışabilmesi ve farklı kurumların prosedürlerine entegre edilmesi gerekir.

Fransa’nın çözümü, bütün görevi tek bir sisteme teslim etmek yerine PARADE’yi BASSALT, RADIANT, taşınabilir karıştırıcılar ve diğer kurumların C-UAS sistemlerinden oluşan daha geniş bir mimarinin parçası haline getirmek oldu.

COUBERTIN tatbikatlarıyla yapılan hazırlık

Paris 2024 için anti-drone hazırlıkları oyunların başlamasından çok önce başlatıldı.

Ocak 2023’te düzenlenen kurumlar arası COUBERTIN tatbikatında BASSALT ve RADIANT sistemleriyle karıştırıcı silah kullanan timlerin koordinasyonu test edildi. Senaryo, kötü niyetli drone’ların tespit edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine kuruldu.

Daha kapsamlı COUBERTIN LAD 2 tatbikatı ise 11–15 Mart 2024 tarihleri arasında Villacoublay’daki 107’nci Hava Üssü merkezli olarak gerçekleştirildi.

Tatbikatta ulusal anti-drone harekât merkezi faaliyete geçirildi. Yaklaşık on ağır sistem ile birkaç düzine hafif anti-drone timi eş zamanlı olarak konuşlandırıldı. Bu tatbikat, Fransa’nın o tarihe kadar gerçekleştirdiği en büyük kurumlar arası anti-drone denemelerinden biri oldu.

Tatbikatların temel amacı yalnızca drone düşürmek değildi. Asıl hedef:

  • Farklı kurumların sensörlerini ortak hava resminde birleştirmek,
  • Alarm bilgilerinin komuta merkezlerine aktarılmasını denemek,
  • Angajman yetkisinin hangi makamda bulunduğunu netleştirmek,
  • İzinli ve izinsiz drone’ları ayırmak,
  • Saha ekiplerinin müdahale sürelerini ölçmek,
  • Yanlış alarm ve elektromanyetik karışıklık risklerini azaltmak

olarak belirlendi.

Bu yönüyle COUBERTIN tatbikatları, Paris 2024 anti-drone mimarisinin teknik testinden çok, kurumlar arası komuta-kontrol provası niteliğindeydi.

Klasik hava savunması ile C-UAS aynı resimde birleşti

Paris Olimpiyatlarının korunması yalnızca drone tehdidine odaklanmadı.

Fransız Hava ve Uzay Kuvvetleri, Olimpiyatlar için özel bir hava güvenliği sistemi oluştururken ülkenin mevcut hava polisliği ve hava savunma kabiliyetlerini de güçlendirdi.

Bu yapı içinde radarlar, savaş uçakları, helikopterler ve yer konuşlu hava savunma unsurları görev yaptı. Küçük drone’lar için konuşlandırılan sistemler ise bu genel hava güvenliği mimarisinin en alt irtifa katmanını oluşturdu.

Böylece tehditler irtifa ve özelliklerine göre farklı katmanlarda karşılandı:

  • Yolcu uçağı veya kaçırılmış uçak gibi büyük hava platformlarına karşı savaş uçakları,
  • Düşük hızdaki hafif uçaklara karşı helikopterler ve hava güvenliği unsurları,
  • Alçak irtifadaki küçük drone’lara karşı radar, elektro-optik sensör ve elektronik harp sistemleri,
  • Tesislerin yakınındaki mikro drone’lara karşı taşınabilir timler.

Bu yaklaşım, anti-drone mücadelesinin klasik hava savunmasından tamamen ayrı olmadığını gösteriyor. C-UAS sistemleri, hava savunmasının çok düşük irtifa ve kısa menzil katmanını tamamlıyor.

Geniş çaplı uçuş kısıtlamaları

Teknik savunma sistemleri kadar önemli bir diğer tedbir hava sahasının düzenlenmesiydi.

Fransız makamları Olimpiyat alanları ve özellikle açılış töreni çevresinde geçici uçuşa yasak ve kısıtlı bölgeler oluşturdu. Drone operatörlerinin güncel hava sahası kısıtlamalarını kontrol etmesi gerektiği hem Fransız makamları hem de Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA,European Union Aviation Safety Agency) tarafından duyuruldu.

Bu yasak bölgelerin iki temel amacı vardı.

Birincisi, korunan alanlara yaklaşan drone sayısını azaltarak sensör ve müdahale ekiplerinin iş yükünü düşürmekti.

İkincisi ise uçuş yasağını ihlal eden drone’ların daha hızlı biçimde şüpheli olarak sınıflandırılmasını sağlamaktı.

Ancak yasakların ilan edilmesi tek başına yeterli olmadı. Bazı amatör kullanıcıların kısıtlamalardan haberdar olmadan uçuş yaptığı, bazı drone’ların ise yasak bölgelere girdiği tespit edildi.

Operasyon sırasında kaç drone tespit edildi?

Olimpiyatlar başlamadan hemen önce Fransız makamları, bazı günlerde ortalama altı drone’un engellendiğini açıkladı. Bu olayların önemli bölümü kötü niyetli saldırılardan değil, kısıtlamalardan haberdar olmayan veya kurallara uymayan kullanıcıların uçuşlarından kaynaklanıyordu.

Oyunların ardından farklı kurumlar çeşitli rakamlar açıkladı. Açık kaynaklara göre 355 izinsiz drone uçuşu tespit edildi ve 81 kişi gözaltına alındı. Fransız Jandarması ise 32 Olimpiyat alanının 28’inde anti-drone görevi yürüttüğünü bildirdi. Jandarma ekipleri ayrıca dört açılış ve kapanış töreninin korunmasına da katkı sağladı.

Farklı sayılar arasında doğrudan karşılaştırma yapılırken dikkatli olunması gerekiyor. Bazı açıklamalar tespit edilen drone’ları, bazıları önlenen uçuşları, bazıları gerçekleştirilen müdahaleleri, bazıları ise yakalanan operatörleri sayıyor.

Bununla birlikte sonuçlar, küçük drone tehdidinin teorik bir risk olmadığını açık biçimde gösteriyor. Yasaklara rağmen yüzlerce drone uçuşunun tespit edilmesi, büyük etkinliklerin yalnızca mevzuat ve uçuş yasaklarıyla korunamayacağını ortaya koyuyor.

Paris 2024’ten çıkarılan temel dersler

Paris Olimpiyatları, şehir ölçeğindeki anti-drone savunmasına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koydu.

Tek bir sistem yeterli değil

Hiçbir radar, kamera veya karıştırıcı bütün tehditleri tek başına karşılayamaz.

Küçük drone’ların boyutları, uçuş profilleri, kontrol yöntemleri ve otonomi seviyeleri farklılık gösteriyor. Bazıları radyo frekansı bağlantısıyla, bazıları uydu navigasyonuyla, bazıları ise önceden programlanmış rotalar üzerinden hareket edebiliyor.

Bu nedenle etkili C-UAS savunması farklı sensörlerin ve efektörlerin aynı komuta-kontrol sistemi içinde birleştirilmesini gerektiriyor.

Komuta-kontrol, sistem sayısından daha önemli

Paris modelinin en güçlü tarafı, farklı kurumlara ait sistemlerin COLAD yapısı altında bir araya getirilmesiydi.

Radarın bir drone’u görmesi ile sahadaki timin müdahale etmesi arasında çok sayıda kurum, yetki ve karar aşaması bulunuyor. Bu zincirin önceden kurulmamış olması durumunda en gelişmiş sistem bile zamanında kullanılamayabilir.

Askerî ve sivil kurumların görevleri ayrılmalı

Olimpiyat güvenliği askerî bir savaş alanı değil, milyonlarca sivilin bulunduğu yoğun bir şehir ortamıydı.

Bu nedenle askerî hava savunma makamlarının hava resmi ve koordinasyon kabiliyetleri, polis ve jandarmanın kolluk yetkileriyle birleştirildi. Drone operatörünün bulunması, gözaltına alınması ve delillerin toplanması gibi görevler iç güvenlik birimleri tarafından yürütülürken, genel hava güvenliği Fransız Hava ve Uzay Kuvvetleri tarafından koordine edildi.

Elektronik müdahalenin de yan etkileri var

Elektronik karıştırma, drone’lara karşı en yaygın yöntemlerden biri olsa da yoğun şehir ortamında sınırsız biçimde kullanılamaz.

Karıştırıcılar sivil haberleşme sistemlerini, uydu navigasyonunu veya yakındaki diğer elektronik cihazları etkileyebilir. Bu nedenle hangi frekansın, ne kadar güçle ve ne kadar süreyle karıştırılacağı operasyonel olduğu kadar hukuki ve teknik bir karar haline geliyor.

Drone’u düşürmek son seçenek olabilir

Bir drone’un fiziksel olarak vurulması veya kontrolsüz şekilde düşürülmesi, aşağıdaki kalabalık için tehlike yaratabilir.

Bu nedenle büyük etkinliklerde öncelik genellikle drone’un kontrol bağlantısının kesilmesi, güvenli bir alana yönlendirilmesi, inişe zorlanması veya operatörünün yakalanmasıdır.

Hazırlık tatbikatları gerçek olay kadar önemli

COUBERTIN tatbikatları, Fransa’nın sistemlerini ve kurumlarını Olimpiyatlardan önce test etmesini sağladı.

Tatbikatlarda görülen teknik veya prosedürel sorunlar, oyunlar başlamadan önce düzeltilebildi. Bu yaklaşım, büyük etkinliklerin güvenliğinde yalnızca sistem tedarikinin değil, gerçekçi saha denemelerinin de zorunlu olduğunu gösterdi.

Türkiye açısından değerlendirme

Paris 2024 modeli, Türkiye’nin düzenleyebileceği büyük spor organizasyonları, uluslararası zirveler, devlet törenleri ve geniş katılımlı kamu etkinlikleri açısından da incelenebilir.

Türkiye, askerî ve sivil kurumlarında çeşitli radar, elektronik harp, elektro-optik gözetleme ve anti-drone sistemlerine sahip. Ancak Paris örneğinde öne çıkan temel konu sistemlerin teknik özelliklerinden çok, bunların ortak bir komuta-kontrol yapısına nasıl bağlandığıdır.

Büyük bir etkinliğin korunmasında:

  • Hava Kuvvetleri,
  • Emniyet Genel Müdürlüğü,
  • Jandarma Genel Komutanlığı,
  • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü,
  • Devlet Hava Meydanları İşletmesi,
  • Yerel yönetimler,
  • İstihbarat birimleri,
  • Etkinlik organizatörleri

arasında önceden belirlenmiş görev ve yetki paylaşımı bulunması gerekir.

Ayrıca izinli drone’ların kimlik bilgilerinin ortak sisteme önceden girilmesi, geçici uçuş kısıtlamalarının ilan edilmesi, müdahale yetkisinin açık biçimde tanımlanması ve yerel operasyon merkezlerinin ulusal hava resmiyle bağlantılı çalışması önem taşıyor.

Bu anlamda Paris modeli, Türkiye için yalnızca anti-drone sistemi seçimi açısından değil, ulusal bir büyük etkinlik C-UAS doktrini geliştirilmesi bakımından da örnek oluşturabilir.

Paris üzerinde kurulan bir C-UAS ağı

Paris 2024 Olimpiyatlarında kurulan anti-drone düzeni, birkaç radar ve karıştırıcıdan oluşan geçici bir güvenlik tedbirinden daha fazlasıydı.

Fransa; askerî hava savunması, polis, jandarma, sivil havacılık ve yerel güvenlik unsurlarını üç seviyeli COLAD komuta yapısı içinde birleştirdi. Araç üzerine veya sabit mevzilere konuşlandırılan geniş alan etkili anti-drone sistemleri genel gözetim sağlarken, taşınabilir sistemlerle donatılan ekipler tesislerin ve müsabaka alanlarının yakınında görev yaptı.

Radar, elektro-optik sistem, radyo frekansı tespiti ve elektronik karıştırma kabiliyetleri aynı operasyonel zincirde bir araya getirildi. İzinli drone’larla tehdit oluşturan hava araçlarının ayrılması, müdahale kararının verilmesi ve operatörlerin yakalanması ise teknik sistemlerin ötesinde kapsamlı bir komuta-kontrol ve kolluk faaliyeti gerektirdi.

Paris 2024’ün gösterdiği gerçek şu oldu:

Büyük etkinliklerin drone tehdidine karşı korunması, tek bir anti-drone sisteminin değil; sensörleri, efektörleri, kurumları, yetkileri ve karar mekanizmalarını bir araya getiren bütünleşik bir hava güvenliği mimarisinin görevidir.

 

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yusuf ERGE

Silahlı Kuvvetlerinde, Hava kuvvetleri personeli olarak üst rütbelerde uzun süre görev yapmış olarak. 2022 yılında emekli olmuştur. "Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler" konusunda yüksek lisans yaptıktan sonra "Halkla ilişkiler ve Tanıtım" bölümünde ikinci üniversite okudu. NATO da "Stratejik İletişim" danışmanı olarak görev yaptı. Halen savunma sanayisinde görevler almaktadır. DefenceTrend kurucusu ve editörlerinden birisi olup tecrübe ve bilgi birikimini okuyucuları ile paylaşmaktadır.

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.