
TAYFUN ve SOM üretimi hızlandı: Çelik Kubbe güçleniyor
ROKETSAN, TAYFUN ve SOM üretimini artırdı. Çelik Kubbe projesiyle Türkiye’nin hava savunması yeni seviyeye taşınıyor.
Türkiye’den Savunmada Büyük Atılım: Üretim 24 Saat Sürüyor
Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii, son yıllarda yakaladığı ivmeyi artırarak kritik projelerde üretim kapasitesini en üst seviyeye çıkarmaya devam ediyor. Özellikle balistik füze, seyir füzesi ve hava savunma sistemleri alanında yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin küresel ölçekteki konumunu güçlendiriyor.
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, yaptığı açıklamada üretim faaliyetlerinin aralıksız sürdüğünü belirterek, “24 saat esasına göre çalışıyoruz” ifadeleriyle mevcut yoğunluğu gözler önüne serdi.
TAYFUN ve SOM Füzelerinde Seri Üretim Devam Ediyor
Türkiye’nin stratejik gücünü artıran projelerin başında TAYFUN balistik füzesi ve SOM seyir füzesi geliyor. Bu iki sistem, hem caydırıcılık hem de operasyonel kabiliyet açısından kritik rol üstleniyor.
ROKETSAN, sadece bu iki projede değil; tanksavar füzeleri, gemisavar füzeler ve hava savunma füzeleri gibi geniş bir ürün yelpazesinde seri üretimi sürdürüyor. Artan jeopolitik riskler ve bölgesel gelişmeler, bu üretim hızının korunmasını ve daha da artırılmasını zorunlu kılıyor.
Çelik Kubbe Projesi Türkiye’nin Savunma Omurgası Oluyor
Türkiye’nin entegre hava savunma çözümü olan Çelik Kubbe, çok katmanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Bu proje, ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştiriliyor.
Çelik Kubbe’nin en önemli avantajlarından biri, tüm bileşenlerinin yerli imkanlarla üretilebilmesi. Bu sayede Türkiye, ihtiyaç duyduğu anda:
- Füze sistemlerini
- Radar altyapılarını
- Batarya çözümlerini
bağımsız şekilde ve hızlıca üretebilecek kapasiteye ulaşıyor.
Bu özellik, sistemi sadece bir savunma projesi değil, aynı zamanda stratejik bağımsızlık unsuru haline getiriyor.
Yeni Nesil Tehditlere Karşı Sürekli Gelişim
Modern savaş ortamı, sabit sistemlerden çok sürekli güncellenen teknolojileri gerektiriyor. Murat İkinci, bu noktaya özellikle dikkat çekerek, hava savunma sistemlerinin “tamamlandı” denilebilecek projeler olmadığını vurguladı.
Gelişen İHA tehditleri, kamikaze dronlar ve hipersonik füze teknolojileri, savunma sistemlerinin sürekli evrim geçirmesini zorunlu kılıyor. Türkiye de bu doğrultuda:
- Yeni kabiliyetler ekleyen
- Teknolojik entegrasyonu sürdüren
- Tehdit odaklı güncellemeler yapan
bir savunma yaklaşımı benimsiyor.
Üretim Kapasitesi Artıyor, Yeni Sistemler Yolda
ROKETSAN’ın yatırım stratejisinde en dikkat çeken unsurlardan biri, elde edilen gelirlerin doğrudan üretim altyapısına aktarılması. Bu sayede şirket, kısa sürede üretim kapasitesini ciddi ölçüde artırmayı başardı.
2026 yılı ve sonrasında ise savunma envanterine:
- Yeni nesil balistik füze sistemleri
- Gelişmiş hava-hava füzeleri
- Uzun menzilli seyir füzeleri
gibi birçok kritik platformun dahil edilmesi planlanıyor.
Türkiye Savunmada Gücünü Katlıyor
Türkiye’nin savunma sanayiinde attığı adımlar, yalnızca askeri kabiliyetleri artırmakla kalmıyor; aynı zamanda ülkenin stratejik caydırıcılığını da üst seviyeye taşıyor. Yerli üretimle desteklenen bu büyüme, dışa bağımlılığı azaltırken Türkiye’yi küresel savunma pazarında daha güçlü bir oyuncu haline getiriyor.
Çelik Kubbe, TAYFUN ve SOM gibi projeler, Türkiye’nin savunma vizyonunun somut göstergeleri olarak öne çıkıyor.





