Kara Kuvvetleri

Abrams’a Kamikaze Gücü: Tanklar Artık Tepenin Ardını Vuracak

ABD Ordusu, M1A2 Abrams tanklarına Switchblade kamikaze dron fırlatma yeteneği kazandıran PERCH sistemini test etti. İşte zırhlı savaşın değişen kuralları.

Bir asrı aşkın süredir savaş meydanlarının tartışmasız hakimi olan tanklar, her zaman tek ve değişmez bir kurala tabi oldular: “Sadece görebildiğini vurabilirsin.” Ancak ABD Ordusu’nun son dönemde yürüttüğü sessiz ama derinden ilerleyen modernizasyon çalışmaları, bu asırlık dogmayı tarihe gömmeye hazırlanıyor. Endüstri kaynaklarından ve askeri raporlardan derlenen bilgilere göre, ABD Ordusu’nun en gelişmiş ana muharebe tankı M1A2 Abrams SEPv3, üzerine entegre edilen yeni bir sistemle artık sadece bir “zırhlı topçu” değil, aynı zamanda kendi hava gücüne sahip bir “drone operatörü” kimliğine bürünüyor.

General Dynamics Land Systems (GDLS) ve AeroVironment ortaklığıyla geliştirilen ve PERCH (Precision Effects & Reconnaissance, Canister-Housed) adı verilen bu sistemin testlerinin başarıyla tamamlanması, zırhlı harp doktrininde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu sistem, tank mürettebatına, zırh koruması altından hiç çıkmadan, kilometrelerce ötedeki hedefleri tespit edip imha edebilen Switchblade serisi “dolanıp vuran mühimmatları” (kamikaze dron) kullanma yeteneği veriyor.

Abrams’a Kamikaze Gücü Tanklar Artık Tepenin Ardını Vuracak
ABD Ordusu M1A2 Abrams SEPv3 tankının yan tarafına monte edilen PERCH fırlatma modülü, görüş mesafesinin ötesinde keşif ve hassas vuruş yetenekleri için Switchblade loitering mühimmatının konuşlandırılmasını sağlar. (Resim kaynağı: Army Recognition Group)

Mühendislik Başarısı: Tankı Kesip Biçmeden Entegrasyon

PERCH sistemini savunma analistleri nezdinde bu kadar kritik kılan detay, uygulanan mühendislik yaklaşımında gizli. Genellikle bir tanka yeni bir silah sistemi eklemek; gövdenin kesilmesini, kule yapısının değiştirilmesini ve aylar süren fabrika seviyesi bakımları gerektirir. Ancak PERCH, tankın mevcut dış bağlantı noktalarına cıvatalanabilen modüler bir “kanister” (kutu) yapısına sahip.

Sistem, tankın zırhını delmeye veya yapısını bozmaya gerek kalmadan, doğrudan Abrams’ın mevcut savaş yönetim yazılımına (Battle Management System) entegre oluyor. Yani tank komutanı, önündeki ekranda haritayı incelerken, tek bir tuşla dışarıdaki kutudan bir dron fırlatabiliyor ve dronun kamerasından gelen görüntüyü, tankın termal nişangah görüntüleriyle yan yana izleyebiliyor. Bu “tak-çalıştır” mantığı, sistemin sadece Abrams’lara değil, gelecekte Stryker zırhlı araçlarına veya diğer kara platformlarına da hızla uygulanabilmesinin önünü açıyor.

İki Farklı Yumruk: Switchblade 300 ve 600

PERCH sistemi, tank mürettebatına sahada karşılaşabilecekleri tehditlere göre iki farklı mühimmat seçeneği sunuyor:

  1. Switchblade 300 Block 20 (Anti-Personel): Bu varyant, tankların korkulu rüyası olan “pusu timleri” için tasarlandı. Şehir savaşlarında çatılara, harabelere veya hendeklere gizlenen tanksavar (ATGM) timlerini bulmak bir tank için neredeyse imkansızdır. Ancak 20 dakikadan fazla havada kalabilen Switchblade 300, sessizce süzülerek bu timleri tespit eder. Tankın ana topunu kullanamayacağı “ölü açılarda” bile, dron yukarıdan dalarak tehdidi (“Anti-Tank Timi” veya hafif araç) hassas bir şekilde elimine eder.

  2. Switchblade 600 (Tank Avcısı): Savaşın siklet merkezi ağırlaştığında devreye giren bu model, 40 dakikalık uçuş süresine ve ağır zırhları delebilen özel bir harp başlığına sahip. Abrams mürettebatı, bu mühimmat sayesinde, kendi 120mm’lik toplarının menzili dışındaki (örneğin 10-15 km ötedeki) düşman tanklarını, topçu bataryalarını veya komuta merkezlerini vurabilir. Bu, tankın etki alanını bir anda üç-dört katına çıkaran stratejik bir çarpan etkisidir.

Doktrin Değişiyor: “Görüş Hattı Ötesi” (BLOS) Devrimi

Geleneksel tankçılıkta, bir tepenin ardındaki düşman “yok” hükmündedir çünkü görülemez. O düşmanı vurmak için tankın tepeyi aşması ve kendini açık hedef haline getirmesi gerekir. PERCH sistemiyle gelen BLOS (Beyond Line of Sight – Görüş Hattı Ötesi) yeteneği ise bu senaryoyu tersine çeviriyor.

Artık bir Abrams mürettebatı, riskli bir vadiye veya şehir meydanına girmeden önce, güvenli bir mesafeden Switchblade fırlatarak bölgeyi tarayabilir (“Reconnaissance”). Eğer pusu varsa, dron kamikaze moduna geçerek tehdidi yok eder (“Precision Strike”). Eğer tehdit yoksa, tank güvenle ilerler. Bu yetenek, özellikle Ukrayna savaşında görülen ve tankların dronlar karşısında ne kadar savunmasız kalabildiğini gösteren derslerden sonra, beka kabiliyeti (survivability) açısından hayati önem taşıyor. Tank artık “avlanan” değil, görünmeyen düşmanı da bulan bir “avcı” konumuna yükseliyor.

120mm Top vs. Akıllı Mühimmat

Savunma uzmanları, bu sistemin tankın ana silahı olan 120mm yivsiz topun yerini almadığını, aksine onun en büyük eksiğini tamamladığını vurguluyor. 120mm top; kinetik enerjiyle, dümdüz giden ve saniyenin çok altında bir sürede hedefi vuran “balyoz”dur. Ancak bir kez ateşlendiğinde geri dönüşü yoktur.

Switchblade ise “akıllı bir neşter” gibidir. Dron fırlatıldıktan sonra hedef bölgeye gider, operatör hedefi teyit edene kadar havada daireler çizer. Eğer hedef yanlışsa veya siviller araya girerse, operatör saldırıyı son saniyede iptal edebilir (“Wave-off”) ve dronu başka bir hedefe yönlendirebilir. Bu esneklik, sivil kayıpların önlenmesi gereken karmaşık şehir çatışmalarında tank komutanlarına muazzam bir karar verme alanı sağlar.

Geleceğin Savaş Alanı: Çok Alanlı Harekat

ABD Ordusu’nun “Çok Alanlı Harekat” (Multi-Domain Operations) vizyonunda, her araç birbiriyle bağlantılı birer sensör ve vuruş düğümüdür. PERCH donanımlı bir Abrams, artık dışarıdan hava desteği veya topçu desteği çağırmak için dakikalarca telsiz başında beklemek zorunda değil. Kendi hava desteğini yanında taşıyor.

“Sensörden tetikçiye” (Sensor-to-Shooter) giden süreyi saniyelere indiren bu sistem, tankı sadece mekanik bir vurucu güç olmaktan çıkarıp, dijital savaş sahasının merkezindeki bir “komuta ve vuruş hub’ına” dönüştürüyor. Rusya ve Çin gibi rakiplerin de benzer sistemler üzerinde çalıştığı biliniyor, ancak ABD’nin PERCH ile ulaştığı entegrasyon seviyesi ve modülerlik, Batı bloğu zırhlı birlikleri için yeni standardı belirliyor gibi görünüyor. Tankların devrinin bittiğini söyleyenlere inat, Abrams gökyüzüne açtığı bu yeni “gözüyle” oyunun kurallarını yeniden yazıyor.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.