Hava Hakimiyetinde Yeni Dönem: Milli Füzeler Sahnede
Türkiye, F-16'dan attığı Bozdoğan ve Gökdoğan füzeleriyle tam isabet sağladı. Bu milli başarı, KAAN projesi ve bölgesel dengeler için ne anlama geliyor?
ANKARA – Türkiye, gökyüzündeki egemenliğini perçinleyecek ve savunma sanayisindeki teknolojik bağımsızlığını en üst seviyeye taşıyacak tarihi bir başarıya imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından duyurulan gelişmeye göre 19 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen testlerde, tamamen milli imkanlarla geliştirilen hava-hava füzeleri Bozdoğan ve Gökdoğan, bir Türk Hava Kuvvetleri F-16’sından ateşlenerek hedeflerini tam isabetle imha etti.
Bu başarılı test, sadece bir mühimmat denemesi olmanın çok ötesinde, Türkiye’nin hava muharebe ekosistemindeki dışa bağımlılığını sonlandırma ve milli savaş uçağı KAAN‘ı kendi silahlarıyla donatma yolundaki kararlılığının en net ilanıdır.
Gök Vatan’ın Yeni Muhafızları: Bozdoğan ve Gökdoğan
TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve GÖKTUĞ projesi kapsamında hayat bulan bu iki füze, Türk Hava Kuvvetleri’nin farklı menzillerdeki tüm hava-hava muharebe ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlandı. Her iki füze de, F-16 gibi platformlara entegrasyonu kolaylaştırmak için standart LAU-129 fırlatma rayları ve MIL-STD-1553/1760 veri yolları ile tam uyumlu olarak geliştirildi.
Bozdoğan (Görüş İçi Hava-Hava Füzesi – WVR)
Bozdoğan, yakın mesafedeki “it dalaşı” (dogfight) senaryoları için tasarlanmış, Türkiye’nin AIM-9X Sidewinder gibi muadillerine milli cevabıdır.
- Güdüm Sistemi: Yüksek çözünürlüklü Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) arayıcı başlığa sahiptir. Bu başlık, ısı aldatmacalarına (flare) karşı son derece dirençlidir.
- Manevra Kabiliyeti: Sahip olduğu “İtki Vektör Kontrolü” teknolojisi sayesinde, fırlatıldıktan sonra bile roket motorunun yönünü değiştirerek inanılmaz bir manevra yeteneği sergiler. Bu özellik, en çevik düşman uçaklarına karşı bile üstünlük sağlar.
- Menzil: 25 kilometrenin üzerindeki menzili ile sınıfında oldukça iddialı bir konumdadır.
Gökdoğan (Görüş Ötesi Hava-Hava Füzesi – BVR)
Gökdoğan, düşman uçaklarını henüz gözle görülmeden, çok uzak mesafelerden etkisiz hale getirmek için geliştirilmiş, Türkiye’nin AIM-120 AMRAAM’a milli rakibidir.
- Güdüm Sistemi: Aktif Radar (AR) arayıcı başlığa sahiptir. Bu sayede “at-unut” (fire-and-forget) karakteristiği kazanır; pilot, füzeyi ateşledikten sonra bölgeden uzaklaşabilir, füze hedefini kendi radarıyla bulur.
- Operasyonel Esneklik: Fırlatıldıktan sonra hedef kilidi (Lock-On After Launch – LOAL) yeteneği sayesinde, hedefin konumu dost radarlar veya veri bağı ile güncellenerek füzeye iletilebilir.
- Menzil: 65 kilometreyi aşan menzili ile Türk F-16’larına düşman hedeflerine karşı ilk vuruşu yapma fırsatı tanır.
Sadece Bir Füze Değil, Stratejik Bağımsızlık İlanı
Bu füzelerin başarılı testi, Türkiye için stratejik bir bağımsızlık ilanıdır. Bugüne kadar hava-hava füzeleri konusunda büyük ölçüde ABD’ye bağımlı olan Türkiye, olası bir kriz veya ambargo durumunda hava gücünün zafiyete uğrama riskiyle karşı karşıyaydı. Bozdoğan ve Gökdoğan’ın envantere girmesiyle, Türk Hava Kuvvetleri’nin mühimmat tedarik zinciri tamamen milli kontrol altına girmiş olacak. Artık füzelerin yazılımları, arayıcı başlık modları ve güdüm mantıkları, herhangi bir dış onaya veya kısıtlamaya tabi olmadan, Türkiye’nin kendi ihtiyaçları doğrultusunda ve kendi takvimine göre güncellenebilecek.
Geleceğin Savaşçısı KAAN’ın Milli Silahları
Yapılan testin bir diğer kritik önemi ise Milli Muharip Uçak KAAN programıyla doğrudan ilgili olmasıdır. Beşinci nesil bir savaş uçağı ancak kendi silah sistemleriyle bir bütün olduğunda tam potansiyeline ulaşabilir. Bozdoğan ve Gökdoğan, en başından itibaren KAAN’ın birincil hava-hava silahları olarak tasarlandı. Bu başarılı test, KAAN’ın hizmete girdiği ilk günden itibaren tamamen milli bir silah paketiyle görev yapacağını garanti altına alıyor. Uçak, sensörleri ve silahlarının aynı milli ekosistem içinde geliştirilmesi, gelecekteki modernizasyon ve entegrasyon süreçlerini inanılmaz derecede hızlandıracaktır.
İhracat Potansiyeli ve Bölgesel Etkiler
Bozdoğan ve Gökdoğan’ın başarısı, Türkiye’yi bu alanda önemli bir ihracatçı konumuna getirme potansiyeli taşıyor. Özellikle Azerbaycan‘ın envanterindeki JF-17 uçakları için bu füzelerin potansiyel bir seçenek olduğu konuşuluyor. Azerbaycan’ın bu füzeleri seçmesi durumunda, iki kardeş ülke arasında hava kuvvetleri alanında eğitim, lojistik ve taktiksel anlamda tam bir uyum sağlanmış olacak. Bu durum, Karadeniz’den Hazar’a uzanan coğrafyada bölgesel hava muharebe dengelerini yeniden şekillendirebilir.





