Hava Kuvvetleri

NATO Alarmı: Norveç F-35’leri Rus Tu-142’yi Önledi

Norveç F-35'leri, NATO hava sahasına yaklaşan Rus Tu-142 deniz karakol uçağını önledi. İşte 15 dakikada havalanan "Yıldırım"ın Kuzey Kutbu nöbeti.

Kuzey Buz Denizi’nin karanlık ve fırtınalı semalarında, 6 Ocak 2026 günü modern havacılık tarihinin en çarpıcı kontrastlarından biri yaşandı. NATO’nun kuzey kanadındaki “bekçisi” Norveç Kraliyet Hava Kuvvetleri, Rus donanmasına ait devasa bir Tu-142 Bear-F deniz karakol uçağını önlemek için en yeni nesil savaşçılarını, F-35A Lightning II jetlerini sahaya sürdü.

Bu önleme, sıradan bir devriye görevi gibi görünse de arka planında NATO’nun “Acil Reaksiyon Alarmı” (Quick Reaction Alert – QRA) prosedürlerinin saniyelerle yarışan disiplini ve Kuzey Kutbu’ndaki bitmeyen satranç oyunu yatıyor.

15 Dakika Kuralı: Evenes’te Alarm

Olay, NATO’nun kuzeydeki hava operasyonlarını yöneten CAOC Bodø (Birleşik Hava Harekat Merkezi) radarlarının, uluslararası hava sahasında Norveç kıyılarına doğru yaklaşan tanımlanamayan bir iz tespit etmesiyle başladı. Prosedür gereği alarm verildiği andan itibaren, Evenes Hava Üssü’nde nöbet tutan iki F-35A pilotunun kokpite koşup, motorları çalıştırıp teker kesmesi (take-off) için sadece 15 dakikası vardı.

Norveç Hava Kuvvetleri, F-35’lerin bu süre içinde havalanarak Rus uçağına yöneldiğini ve görsel temas kurarak kimliklendirmeyi (VID – Visual Identification) başarıyla gerçekleştirdiğini açıkladı. Yapılan incelemede, davetsiz misafirin Rus Kuzey Filosu’na bağlı, NATO kod adı “Bear-F” olan bir Tu-142 deniz karakol ve denizaltı savunma harbi (DSH) uçağı olduğu teyit edildi.

Teknolojik Uçurum: Stealth vs Turboprop

Bu önleme görevi, havacılık teknolojisinin iki farklı ucunu aynı karede buluşturdu.

  • Avcı (F-35A): Norveç’in F-35’leri, sadece bir uçak değil, uçan bir sensör platformu. Uçağın burnundaki AESA radar ve gövdesine dağıtılmış DAS (Distributed Aperture System) kameraları, Arktik bölgenin zifiri karanlığında ve kar fırtınalarında bile pilota “geceyi gündüz gibi” gösteriyor. Yetkililer, F-35’lerin bu görevde “tam yüklü” (fully armed) uçtuğunu vurguluyor. Yani uçaklar, gövde içindeki 25mm topun yanı sıra, AIM-120 AMRAAM orta menzilli ve kısa menzilli füzelerle, olası bir çatışmaya hazır halde havalandı.

  • Hedef (Tu-142 Bear-F): Efsanevi Tu-95 bombardıman uçağından türetilen Tu-142, zıt yönlere dönen (contra-rotating) dört devasa pervanesiyle dünyanın en gürültülü uçaklarından biri. Ancak bu gürültülü dev, son derece hassas sensörlerle donatılmış bir “denizaltı avcısı”. Görevi, NATO denizaltılarını tespit etmek ve okyanus gözetlemesi yapmak.

İstatistikler Ne Diyor? “Yeni Normal”

Norveç Hava Kuvvetleri’nin paylaştığı 2025 verileri, kuzeydeki gerilimin “kontrollü bir rutin”e dönüştüğünü gösteriyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Norveç jetleri 41 kez QRA alarmıyla havalanmış ve toplamda 53 Rus askeri uçağını teşhis etmiş.

Bu rakamlar, Rusya’nın uzun menzilli havacılık faaliyetlerinin (Long Range Aviation) ani bir tırmanıştan ziyade, “sürdürülebilir ve öngörülebilir” bir tempoda devam ettiğini kanıtlıyor. Tu-142 gibi uçaklar, genellikle İngiltere ile İzlanda-Grönland boşluğuna (GIUK Gap) inerek NATO’nun radar reaksiyon sürelerini test ediyor ve kendi denizaltıları için iletişim rölesi görevi görüyor.

Diplomatik ve Askeri Mesajlar

Tümgeneral Tron Strand (CAOC Bodø Komutanı), bu görevlerin “göstermelik bir şov” olmadığının altını çiziyor. Norveç’in 1961’den beri NATO adına yürüttüğü bu görev, Rusya’ya şu mesajı veriyor: “Sizi görüyoruz, izliyoruz ve gerekirse vuracak kapasitedeyiz.”

Ancak her iki tarafın da “profesyonellik” vurgusu yapması dikkat çekici. Rus uçağının uluslararası hava sahasını ihlal etmemesi (sınır çizgisine paralel uçması) ve Norveç pilotlarının güvenli mesafeden takip etmesi, Arktik bölgedeki askeri rekabetin “Soğuk Savaş centilmenliği” kuralları çerçevesinde sürdüğünü gösteriyor.

F-35’in Arktik Sınavı

Norveç için F-35’lerin QRA görevini F-16’lardan devralması, operasyonel kabiliyette bir çağ atlaması anlamına geliyor. Eski nesil uçaklar, kuzeyin zorlu hava koşullarında ve uzun menzillerde hedefi bulmakta zorlanabilirken, F-35’in gelişmiş sensör füzyonu, Rus uçaklarını onlar daha fark etmeden tespit edip takip altına alabiliyor. 6 Ocak’taki bu olay, F-35’in sadece bir “görünmez uçak” değil, aynı zamanda zorlu iklimlerin en yetenekli “sınır muhafızı” olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.