
Selçuk Bayraktar’dan heyecan verici tarih
Selçuk Bayraktar: “KIZILELMA yeniden tasarlandı; son prototip hazır. Hedefimiz 2026’da TSK envanterinde.” TEKNOFEST’te kritik açıklamalar.
KIZILELMA’da Tam Yeniden Tasarım
BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA projesine ilişkin önemli bir güncelleme açıkladı. Bayraktar’ın ifadesine göre KIZILELMA, “yeniden yapıldı”: projenin tüm iç yapısı değiştirildi, sistem mimarisi baştan revize edildi ve mevcut konfigürasyon üzerinden kapsamlı iyileştirmeler hayata geçirildi. Bu değişim, platformun görev profili, aviyonik entegrasyonu, mühimmat taşıma kapasitesi ve görev esnekliğinde dikkat çekici kazanımlar sağlamak üzere planlandı.
2026 Hedefi ve Son Prototip
Bayraktar, KIZILELMA için “son nihai prototip”in geliştirildiğini ve hedef olarak 2026’da Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine katılmasını gösterdiklerini açıkladı. Açıklama, programın hem geliştirme hem de test aşamalarında büyük ilerleme kaydettiğinin göstergesi olarak okunuyor. Bu tarih hedefi, seri üretim ve sistem entegrasyon süreçlerinin program takvimine göre ilerlemesi halinde Türkiye’nin insansız savaş uçağı kapasitesini önümüzdeki yıllarda sahaya taşıyacağı anlamına geliyor.
Düşük Maliyet, Yüksek Kabiliyet: İnsansız Savaş Uçağı Paradigması
Bayraktar, KIZILELMA’nın insanlı muadillerine kıyasla maliyet etkinliği sunduğuna dikkat çekti. İnsansız savaş uçakları; operasyon riski, görev sürekliliği ve efektif maliyet açısından yeni stratejik avantajlar sağlıyor. KIZILELMA’nın yeniden tasarlanan iç mimarisi; daha modüler görev paketleri, gelişmiş sensör entegrasyonu ve daha verimli mühimmat taşıma çözümleri içeriyor. Bu yaklaşım, platformu 5’nci nesil operasyonlarla uyumlu hale getirme ve farklı görev setlerinde (hava-hava, hava-yer, SEAD/DEAD, istihbarat/gözetleme) esneklik sağlama hedefleriyle örtüşüyor.
TEKNOFEST ve Gençlik İnovasyonu
Bayraktar, açıklamalarını TEKNOFEST hazırlıkları çerçevesinde yaptı; festivalin gençlerde “yapabilirim” ruhunu ateşlediğini ve Türkiye’deki teknoloji ekosistemine özgüven kazandırdığını vurguladı. TEKNOFEST’in hem sivil hem de savunma teknolojilerinde yerli girişimlerin ve startup ekosisteminin büyümesine katkı sağladığı, yetenek havuzunu genişlettiği ve endüstri–üniversite işbirliklerini hızlandırdığı belirtildi. Bu ekosistem yaklaşımı, KIZILELMA gibi ileri teknoloji programlarının sürdürülebilirliği ve devamlılığı için kritik önem taşıyor.
Hava Savunması, Taaruz ve Gelecek Stratejisi
Bayraktar’ın değerlendirmelerinde, hava savunmasının dünya genelinde en zor teknolojilerden biri olduğu; saldırının görece kolay, savunmanın ise çok daha karmaşık bir altyapı gerektirdiği tekrarlandı. Türkiye’nin katmanlı hava savunma yeteneklerinde kayda değer ilerlemeler sağladığı ancak tüm ülkeyi kapsayan tek bir hava savunma kalkanının henüz tamamen tesis edilemediği yönünde tespitler paylaşıldı. Bu çerçevede, KIZILELMA gibi insansız savaş uçaklarının hem taarruz kapasitelerini artırma hem de hava savunma sistemlerine yönelik çok katmanlı caydırıcılık stratejilerinde yeni seçenekler sunduğu ifade edildi.
Yerli İnovasyon ve Stratejik Etki
KIZILELMA programındaki bu güncelleme, Türkiye’nin yerli savunma sanayiinde ileriye doğru atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Tüm iç yapısı yeniden tasarlanmış ve son prototipi geliştirilen bir platformun, 2026 hedefiyle TSK envanterine girmesi; operasyonel kabiliyetlerin çeşitlenmesi, yerli tedarik zincirinin güçlenmesi ve uluslararası pazarda rekabet edilebilirliğin artması anlamına geliyor. Ayrıca, TEKNOFEST gibi organizasyonların sağladığı ekosistem dinamikleri, insan kaynağı ve girişim sermayesi akışı KIZILELMA gibi programların uzun vadeli başarısına doğrudan katkı sağlıyor.





