
Çatışmalarda Komuta Kontrol Noktalarına Saldırı stratejileri
Savaşlarda komuta-kontrol (Command and Control C2) merkezleri, orduların sinir sistemi gibi çalışır. Planlamadan İcraya kadar buralar çalışma yapar
Savaşın Sinir Sistemine Darbe: Ukrayna–Rusya ve İsrail–İran Komuta Kontrol Noktalarına Saldırı Savaşları
Modern savaşlarda komuta-kontrol (Command and Control C2) merkezleri, orduların sinir sistemi gibi çalışır. Harekâtın planlanmasından anlık karar alma süreçlerine kadar tüm kritik fonksiyonlar bu merkezlerde yürütülür. Bu nedenle C2 yapıları, hem saldırıların öncelikli hedefi hem de en yoğun savunma tedbirlerinin uygulandığı kritik odak noktalarıdır. Ukrayna–Rusya ve İsrail–İran savaşları, bu durumun sahadaki yansımalarını net biçimde göstermektedir.
Ukrayna-Rusya Savaşı: Taktik C2 Merkezlerine Saldırılar
Ukrayna, savaşın özellikle 2023-2024 döneminde, Rusya’nın Kursk, Belgorod ve Donetsk bölgesinde bulunan 8. Ordu gibi kolordu seviyesindeki karargâhlarına yönelik taarruzlar düzenledi. Bu saldırılar, HIMARS ve Storm Shadow gibi yüksek hassasiyetli mühimmatlarla gerçekleştirilerek, Rusya’nın ileri komuta yapısını hedef aldı. Rusya ise Ukrayna’nın Herson, Dnipro ve Zaporijya bölgelerinde konuşlu tabur ve tümen seviyesindeki C2 yapılarının koordinatlarını elde ederek, bu merkezlere drone ve füzelerle saldırdı.
Her iki tarafın da C2 yapısına yönelik saldırılarından sonra sistemin tam anlamıyla çökmediği, bunun yerine ikame merkezler üzerinden işlevin sürdürüldüğü görüldü. Bu da yedek C2 yapılarının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi. Bunun yanısıra mobil C2 nin de önemini gösterdi.
İsrail-İran Çatışması: Stratejik ve Operatif Seviyede Darbeler
İsrail, 2025’in ilk yarısında, İran’ın IRGC-Quds Force’a ait stratejik karargâhlarını ve iletişim ağlarını hedef aldı. Bu saldırılar, daha çok İran’ın Şam, Bağdat ve Kirmanşah gibi bölgelerdeki koordinasyon merkezlerine yöneldi. İran ise karşılık olarak İsrail’in kuzey bölgesinde radar, füze komuta noktaları ve hava savunma C2 merkezlerine uzun menzilli füze saldırıları düzenledi.
İsrail, gelişmiş çok katmanlı hava savunması (Iron Dome, David’s Sling, Arrow-3) sayesinde bu saldırıların büyük kısmını savuşturmayı başardı. İran ise vurulan karargâhlarının yerine alternatif iletişim düğümleri oluşturarak sistemini devam ettirdi.
Saldırıların Etkisi ve Savunmanın Başarısı
Her iki çatışma ekseninde C2 yapıları hedef alındı ancak her dört ülke de yedekleme, mobilizasyon ve dağıtık kontrol teknolojileri sayesinde sistemlerini ayakta tutmayı başardı. Bu durum, doğrudan savaşın gidişatını değiştirmedi ancak geçici aksaklıklar ve karar süreçlerinde yavaşlamalar meydana getirdi. Özellikle tabur ve tümen seviyesindeki C2 merkezlerinin yok edilmesi, yerel düzeyde taktik başarılara yol açtı fakat operasyonel stratejiyi belirleyecek büyüklükte bir yıkım sağlanamadı.
Komuta Kontrol Yapıları Savaşın Kalbidir
Ukrayna, Rusya, İsrail ve İran örnekleri, C2 merkezlerinin savaşa yön verme kabiliyeti açısından ne denli kritik olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu yapılara yapılan saldırılar sınırlı süreli aksaklıklar yaratmış olsa da stratejik dengeyi kalıcı olarak değiştirememiştir. Ancak gelecekte C2 sistemlerine yapılacak daha sofistike ve entegre saldırıların, savaşın yönünü belirleyebilecek güçte olabileceği göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla savunma sanayileri için en kritik alanlardan biri artık komuta-kontrol mimarilerinin güvenliği ve sürdürülebilirliğidir.
Geleceğe Dair Öngörüler ve Tedbirler
- Yedekli C2 Mimarisi: Komuta merkezlerinin mobil, katmanlı ve siber yedeklemeli olması elzemdir.
- Hibrit Ağlar: Uydu, RF ve karasal ağları birlikte kullanarak alternatif iletişim kanalları geliştirilmeli.
- Yapay Zekâ Destekli Otonom C2: İnsan müdahalesi olmadan geçici komuta fonksiyonu sürdürebilen algoritmalar geliştirilmeli.
- Korunaklı Altyapılar: Yer altı C2 tesisleri, fiber ağ tünelleri ve elektromanyetik kalkanlama gibi fiziksel savunma unsurları artırılmalı.
- Mobil ve yedekli komuta kontrol sistemleri hazır ve faal tutulmalı. Muhabere bağlantıları güvenli ve yedekli olmalı.





