ABD’den Gelen Dalgalar, NATO’yu ve Türkiye’yi de Etkileyecek
NATO, halihazırda STANAG 4586 ile belirli teknik standartlara sahip, ABD’nin bu hızlı alım modeli, “birliğe özel drone envanteri” yaklaşımını ön plana çıkarıyor
Pentagon’un Drone Reformu NATO’yu Nasıl Etkileyecek? Türk Savunma Sanayisi İçin Fırsat
ABD’den Gelen Dalgalar, NATO’yu ve Türkiye’yi de Etkileyecek
ABD Savunma Bakanlığı’nın drone alım sistemini reforme etmesi, yalnızca iç pazarı değil, NATO içi tedarik zincirlerini ve müttefik doktrinlerini de doğrudan etkileyecek. Bu yeni sistemin, savunma sanayisi rekabetine yeni bir boyut katması ve özellikle Türkiye gibi üretici ülkeler için stratejik fırsatlar doğurması bekleniyor.
1.Pentagon’un Reformu NATO’ya Yayılarak Bir Doktrine Dönüşebilir mi?
Pete Hegseth’in önderliğindeki reformlar, ABD’nin taktik drone kullanımında “modüler, ucuz, hızlı erişilebilir” bir model benimsediğini gösteriyor. NATO, halihazırda STANAG 4586 ile belirli teknik standartlara sahipse de, ABD’nin bu hızlı alım modeli, “birliğe özel drone envanteri” yaklaşımını ön plana çıkarıyor. Bu durum, NATO üyesi ülkelerde de benzer reformların tetiklenmesine neden olabilir. Fransa, Polonya ve İngiltere gibi ülkeler kendi doktrinlerini yeniden yazmaya başladı bile.
2.Türkiye’nin Taktik Droneları Bu Yeni Dönemde Nasıl Konumlanır?
Türkiye, Bayraktar TB2 gibi MALE sınıfı İHA’larla küresel ölçekte bilinirlik kazanmış olsa da, yeni dönemin asıl odak noktası taktik mini ve mikro drone’lar. STM’nin KARGU ve TOGAN serisi, ROKETSAN’ın mini kamikaze platformları ve ASELSAN’ın keşif amaçlı otonom drone’ları bu bağlamda ön plana çıkıyor. ABD’nin yerli üretici listesi olan Blue UAS platformuna Türk firmalarının girebilmesi, bu alandaki en kritik eşik olabilir.
3.Türk Firmaları ABD Pazarına Girebilir mi?
ABD pazarı, geleneksel olarak dış kaynaklı askeri alımlara kapalıdır. Ancak Hegseth’in yayınladığı yeni düzenleme, sahadaki birliklere “acil ihtiyaç” kapsamında daha geniş bir alım özgürlüğü tanıyor. Eğer Türk firmaları (özellikle STM, Robit Teknoloji, Havelsan) Blue UAS uyumlu sistemler geliştirir ve DIU (Defense Innovation Unit) onaylı hale gelirse, doğrudan alım veya iş birliği ihtimali doğar. Bu noktada sivil–asker ortak üretim yapan KOBİ’ler de dikkatle izlenmeli.
4.NATO’nun STANAG 4586 Uyumu ile Hegseth Reformu Çakışıyor mu?
ABD’nin “hızlı alım, yerinde entegrasyon” politikası, NATO’nun merkezi uyumluluk anlayışı ile bazı alanlarda örtüşmeyebilir. Örneğin, STANAG 4586; yer kontrol istasyonlarının ortak çalışabilirliğini garanti altına alır. Ancak ABD, her bir birliğe özgü drone’lar ve kontrol sistemleriyle daha dağıtık ve hızlı bir sistem kuruyor. Bu da NATO içinde ikili sistem yapısı doğurabilir: Biri standardizasyon odaklı, diğeri ise operasyonel hız odaklı.
“Drone Ligi” Kuruluyor: Türkiye, Polonya ve Romanya Önde
ABD’nin reformu, NATO içinde mikro-İHA alanında yeni bir “teknolojik yarış” başlatıyor. Polonya, 2025 yılında WB Group ile 1000+ adet Warmate siparişi vererek bu yarışa ilk katılanlardan oldu. Romanya ise Türk firmalarıyla birlikte drone üretimi için tesis kurma aşamasında. Türkiye, eğer bu yarışta KARGU gibi ürünlerle öncü rolünü pekiştirirse, NATO içinde ürün ve doktrin ihracı yapan ülke pozisyonuna yükselebilir.
5.Drone Devrimi NATO’ya Taşınıyor — Türkiye Doğru Konumda mı?
ABD’nin öncülüğünde başlayan bu yeni dönem, sadece teknoloji değil, aynı zamanda taktik düşünce biçimini de değiştiriyor. Türkiye’nin bu denklemde hem üretici hem de kullanıcı olarak aktif rol alması için:
- NATO–ABD entegrasyon politikalarını dikkatle takip etmesi
- Taktik seviyedeki drone’larda otonomi ve ağ-merkezli kontrol altyapılarına yatırım yapması
- Blue UAS onayı hedeflenerek ihracat stratejisini yeniden şekillendirmesi
gerekiyor.
Türkiye bu 5 alt başlık ile ifade edilen yeni oluşan bu fırsatı doğru okuyabilirse çok fayda sağlayacaktır. Geleceğin drone savaşları sadece üretimle değil, doktrinle de kazanılır. Amerikan Silahlı kuvvetleri tarafından pasifik savaşları için geliştirilen replicator inisiyatifini de hatırlatmakta fayda var. Çin ile konvansiyonel bir savaşta replicator ilk raund oyuncusu olacak.
Dron gelecek hava harekat ortamında en fazla görev alacak unsurlardan birisi olacak. Bu açıdan bakar isek ileride hava savaşının irtifa esaslı kategorize edilmesi şeklinde düzenlenmiş olan 6M hava uzay savaşı modeli veya kategorizesi gelecekte savaşları sınıflarken bizlere rehberlik edecektir.





