Savaş

Pasifik Savaşı olursa, Çin ve Rusya arasında nasıl olabilir

Çin’in Pasifik stratejisi, ABD’nin gücünü doğrudan simetrik bir şekilde kopyalamak yerine, ABD’nin avantajlarını devre dışı bırakmaya odaklanır.

Çin Pasifik’te Nasıl Savaşır

Pasifik savaşını anlamak için önce şunu kabul etmek gerekir: ABD’nin savaş tarzı; uçak gemileri, ileri konuşlu üsler, müşterek harekât ve güçlü ittifak ağlarıyla “uzak mesafede güç üretmek” üzerine kuruludur. Çin ise aynı oyunu ABD’nin kurallarıyla oynamak istemez. Pekin’in asıl hedefi, ABD’nin avantajlarını “kıyısına yaklaşmadan” kırmaktır. Bu yüzden Çin’in Pasifik stratejisi çoğu zaman bir “okyanus hâkimiyeti” arayışı değil, erişimi engelleme ve alanı kapatma, kilitleme çabasıdır.

A2/AD: “Yaklaştırma – Barındırma – Vurma”

Çin’in temel yaklaşımı, literatürde sıkça A2/AD (Anti-Access / Area Denial) diye anılır. Basit dille: “Girişi engelleme ve yasaklama, gelmesini zorlaştırma, geldiğinde tutunmasını engelleme” olarak ifade ebiliriz. Bu modelde amaç, ABD’nin Pasifik’teki ileri kuvvetlerini ve takviye hatlarını, özellikle 1. Ada Zinciri çevresinde yüksek riskli ve pahalı hâle getirmektir. ABD savaşı sürdürebilmek için lojistik ağının kopmasını hiç istemeyecektir, bu amaçla otonom araçlar ile Lojistik sağlamayı planlamakta bu kapsamda lojistik uygulamalar için tatbikatlar yapmaktadır.

Bu çerçevede Çin, kıyıya yakın bölgelerde yoğun ateş gücüne dayanır: uzun menzilli balistik ve seyir füzeleri, kıyı konuşlu hava savunma sistemleri, radar zincirleri, denizaltılar, mayınlar ve giderek artan insansız sistemler… Çin’in bu savunma seti, ABD’nin “rahatça yaklaşma” kabiliyetini sınırlamak için tasarlanmıştır.

Platform değil “sistem” hedefleme: Kör et, kopar, geciktir

Çin’in Pasifik’teki asıl stratejisi, tek tek platformları avlamaktan çok, ABD’nin kill chain dediğimiz öldürme zincirini parçalamaktır. Çünkü ABD’nin gücü sadece uçak gemisinde değil; o uçak gemisini hedefe bağlayan sensörler, data linkler, uydu iletişimi, komuta ağları ve lojistik düğümlerinde saklıdır.

Bu nedenle Çin’in savaş planları içinde, şunlar kritik yer tutar:

  • Uydu bağlantılarını bozma / karıştırma
  • ISR (keşif–istihbarat–gözetleme) akışını kesme
  • Veri linklerini koparma (ağ-merkezli savaşın “sinir sistemi”)
  • Elektronik harp ve siber saldırılarla karar döngüsünü yavaşlatma
  • Komuta merkezlerini “işlevsiz bırakma” (vurmak şart değil, çalışamaz hâle getirmek yeterli)

Çin burada “ABD’nin gözünü kapatıp yumruğunu geç attırmayı” hedefler çünkü ABD geç kalırsa, Pasifik’te zaman aleyhine işler.  ABD nin pasifikte en fazla kullanmaya ihtiyaç duyacağı unsur uzay yetenekleridir. Aynı nedenlerle Çinde pasifikte kendisi için uydu ihtiyacını görüyor bu yüzden Çin uzay yeteneklerini arttırıyor.

İlk salvo: Şoku yönetmek ve ABD’nin ritmini bozmak

Çin stratejisinde çatışmanın ilk günü kritik önemdedir. “İlk salvo” yaklaşımında amaç, ABD’nin hava üslerini, limanlarını, yakıt depolarını, mühimmat stoklarını ve komuta düğümlerini aynı zaman penceresinde baskı altına almaktır. Burada hedef sadece “hasar” değil, daha çok operasyonel tempoyu kırmaktır.

Örneğin bir üs tamamen imha edilmese bile:

  • pist kullanılamaz hâle getirilebiliyorsa,
  • yakıt ikmal sistemi devre dışı kalıyorsa,
  • mühimmat emniyeti riske giriyorsa,  o askeri üs pratikte “savaş dışı” kalır.

Bu da ABD’nin uçaklarını dağıtma, yeniden ikmal etme ve sürdürülebilir hava harekâtı icra etme hızını düşürür. Çin açısından bu gecikme, “siyasi hedefe yaklaşmak için” altın değerindedir.

Deniz savaşı: Açık okyanusta değil, yakın çevrede boğma

Çin donanması büyüse de, Çin’in ana konfor alanı hâlâ yakın çevresidir. ABD gibi “mavi su” geleneği yüz yıllardır olan bir güçle açık okyanusta eşit bir uçak gemisi düellosu aramak yerine; Çin çoğu zaman çoklu eksenden yıpratma yaklaşımını tercih eder.

Bu yaklaşımda:

  • denizaltılar
  • kıyı konuşlu füzeler
  • insansız keşif ve saldırı unsurları, kamikaze İHA lar ile yıpratma
  • elektronik karıştırma
    bir arada çalışarak ABD’nin manevra alanını daraltır.

Hedef, ABD’nin Pasifik’teki “yüksek değerli” unsurlarını sürekli baskı altında tutmak ve kuvvet yoğunlaştırmasını engellemektir.

Çin savaş sanayisini hızla geliştirmekte ve ABD ile savaş için sanayisini yapılandırmakta özellikle deniz savaşı için donanmasını geliştirmektedir. Hipersonik füze envanteri de ABD yi rahatsız etmektedir. Pasifik savaşında Çin mutlaka hipersonik füze kullanacaktır. Bu füzeler günümüzde çok ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Savunulması en güç saldırı silahları oldular. Aslında ABD tarafında  Hipersonik tehdide karşı çözüm arayışları devam etmekte tüm dünyada olduu gibi ABD tarafında da henüz kayda değer bir çözüme ulaşılamadı.

Gri bölge: Savaş başlamadan kazanma arzusu

Çin’in stratejisinde “savaşın eşiği” çok önemlidir. Pasifik’te Çin çoğu zaman açık çatışmaya girmeden, gri bölge yöntemleriyle ilerler:

  • Sahil güvenlik ve deniz milisiyle taciz
  • Deniz yetki alanlarında fiili kontrol yaratma
  • Ekonomik baskı ve psikolojik operasyonlarla ittifakları kararsızlaştırma
  • Siber faaliyetlerle kritik altyapılarda “süreklilik baskısı”

Bu yöntemlerin ortak amacı: “Silahlar patlamadan alanı şekillendirmek.” Çin aslında son an kadar sıcak bir çatışmayı ön görmemekte. Hazır olduğunu hissetmedikçe konvansiyonel bir çatışmadan kaçınacaktır.

Tayvan: Çin’in en zor ama en kritik senaryosu

Tayvan odaklı bir kriz, Çin’in stratejisinin sınandığı ana alandır. Çin’in bu senaryodaki temel hedefi genellikle hızlı tempo ve hızlı siyasi sonuç arayışıdır. Çünkü zaman uzadıkça ABD’nin takviye kapasitesi devreye girer ve Çin’in savaşı kazanması için maliyeti artar.

Bu yüzden Tayvan senaryosunda Çin’in olası yaklaşımı:

  • Ada çevresinde abluka/kuşatma baskısı
  • Hava ve deniz erişimini kontrol altına alma
  • C2 ve iletişim altyapısını felç etme
  • ABD ve müttefiklerin müdahalesini geciktirecek A2/AD baskısı
    şeklinde özetlenebilir.

Fakat burada Çin’in en büyük riski lojistiktir: “Ada harekâtı” ve deniz kontrolü, teoride kolay görünse de pratikte en zorlu savaş türlerinden biridir. Bu nedenle adalar özeline ABD ile savaşmayı tercih etmeyecektir.

Çin “Pasifik’i dolaşmak” değil, “Pasifik’i kilitlemek” ister

Çin’in Pasifik stratejisi, ABD’nin gücünü doğrudan simetrik bir şekilde kopyalamak yerine, ABD’nin avantajlarını devre dışı bırakmaya odaklanır. Kısacası Çin’in ana mantığı şudur:

“Yaklaşmanı pahalı yaparım. Yaklaşırsan seni kör ederim. Kör kalırsan geç kalırsın.”

Ve Pasifik’te “geç kalmak”, genellikle savaşı kaybetmektir.

ABD pasifik savaşında Çin lehine olan coğrafi avantajı Agile Combat Employment (ACE) doktrini ile dengelemeye çalışmaktadır. Dağıtık yapıda konuşlanan kuvvetlerin sevk ve idaresi sağlanır ise ilk şoku atlatan ABD karşı taarruz geliştirmeye başlayabilir.

bu savaşta kilit yetenek Uzay hakimiyeti olacak. Uzayda rövanşı alan dünyada da avantajlı olacak. Uzay artık silahlı çatışma alanı oldu. Uluslararası hukuk kapsamında uzayın barışcıl kullanımı artık tarih oldu denmesinde bir sakınca kalmadı.

Sosyal Medyalardan Bizi Takip Edebilirsiniz:

Yazarın Diğer Haberleri

Başa dön tuşu
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi sitemiz için devre dışı bırakınız.